12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ATM ... sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzisi yapılan dava mahkememizin Yukarıdaki esas numarasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 28/06/2012 tarihinde 6.500,00 TL bedelli ticari kredi kullandığını, davalı bankanın diğer bankalar gibi %0.2 BSMV dahil 136,50 TL dosya masrafı alması gerekirken 210,00 TL dosya masrafı aldığını, fazla alınan 73,50 TL nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin 27/08/2012 tarihinde 8.500,00 TL ticari kredi kullandığını, davalı bankanın diğer bankalar gibi %0.2 BSMV dahil 178,50 TL dosya masrafı alması gerekirken 267,75 TL dosya masrafı aldığını, fazla alınan 89,25 TL nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin15/01/2013 tarihinde 15.000,00 TL ticari kredi kullandığını, davalı bankanın diğer bankalar gibi %0.2 BSMV dahil 315,00 TL dosya masrafı alması gerekirken 525,00 TL dosya masrafı aldığını, fazla alınan 210,00 TL nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin 25/04/2014 tarihinde 20.500,00 TL ticari kredi kullandığını, davalı bankanın diğer bankalar gibi %0.2 BSMV dahil 430,50 TL dosya masrafı alması gerekirken 525,00 TL dosya masrafı aldığını, fazla alınan 95,00 TL nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin 25/01/2017 tarihinde 19.500,00 TL ticari kredi kullandığını, davalı bankanın diğer bankalar gibi %0.2 BSMV dahil 409,50 TL dosya masrafı alması gerekirken 525,00 TL dosya masrafı aldığını, fazla alınan 115,50 TL nin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin hesabından 15/01/2013 tarihinde 95,00 TL erken kapama komisyonu adı altında kesinti yapıldığını, ancak müvekkilinin kredisini kapatmadığını, yeni kredi kullanarak eski kredisini güncellediğini, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından, müvekkilinin herhangi bir talebi olmadan tek taraflı 17/05/2017 tarihinde 539,00 TL kobi paket ücreti adı altında kesinti yaptığını, sözleşmeye aykırı bu kesintinin iadesini gerektiğini, müvekkilinin 25/01/2017 tarihinde davalı bankadan kullanmış olduğu 19.500,00 TL bedelli krediye istinaden, 1 yıllık Hayat Sigortası Bedeli olan 188,59 TL nin peşin olarak tahsil edildiğini, ancak müvekkilinin 25/04/2017 tarihinde kredisini erken kapattığını, sigorta bedelinin aylık 15,71 TL olduğunu, müvekkilinin 3 aylık sigorta bedeli olan 47,14 TL sigorta primini alması gerektiğini, ancak davalı bankanın sigorta bedeli ile ilgili olarak herhangi bir iade yapmadığını beyan ederek 500,00 TL ' nin davalı bankadan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili 31/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
HMK 116. Maddesi gereğince yetki itirazlarının bulunduğunu, iş bu davaya ... mahkemelerinin bakma yetkisinin olmadığını, İstanbul Çağlayan Mahkemeleri' nin yetkili olduğunu, davacı ile davalı banka arasında Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi ve Cari Hesap Kredisi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında ticari kredileri kullandığını, davacının iş bu sözleşmelerde ücret alınacağına ait hükümleri çekincesiz imzaladığını,masraf kesintisine ve erken kapama ücretine açıkça muvafakat ettiği ,yapılan kesintilerin bilgisi dahilinde olduğu, davacının ücret iadesi talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davacının talebi doğrultusunda sigorta yapıldığı ve sigorta primi tahsil edildiği yapılan tahsilatların makul olduğu , dolayısıyla davacıya iadesinin gerekmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRMELER: Dava, davacının davalı bankadan kullandığı kredilerden dolayı haksız alındığını belirttiği kobi paket ücreti,dosya masrafı ve erken kapama komisyon ücretlerinin iadesi istemine ilişkindir. 2012,2013,2014,2017 yıllarında ticari kredilerde alınan kobi paket ücreti, dosya masrafı ve komisyonunun hangi oran ve miktarda alındığının tespiti için bankalara müzekkere yazılmış, cevabi müzekkereler dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce dava konusu kredi sözleşmeleri dosyaya celp edilmiş ve tüm bankalara emsal uygulamalara ilişkin müzekkereler yazılmış, cevapları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememiz resen seçilecek bilirkişiye dosya verilerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin rapor tanzimi talep edilmiş bilirkişi raporunda "Diğer taraftan 25.01.2017 tarih ve 250.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmeden önce davacı şirkete teslim edilen Genel Kredi Sözleşmenin son sayfasında çok açık bir şekilde, Sözleşme hükümlerini tek tek okuduğumu, anladığımı, anılan hükümlerin istek e arzularıma uygun olduğunu ve sonuçlarına vakıf olduğumu beyan eder, denilerek şirket menfaatine aykırı olabilecek düzenlemeler olduğu hususunda davacı şirketin uyarıldığı görülmektedir. Gerek konuyla ilgili yasal düzenlemeler ve gerekse Yargıtay kararları dikkate alındığında, ticari nitelikli işlemlerde banka tarafından ücret, masraf ve komisyon alınabilmesi için; Taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu ücret, masraf ve komisyonların alınabileceğine ilişkin hüküm bulunması, İşlem bazında, sözleşme taraflarının kararlaştırılacak komisyon ve ücretlerin miktar ve oranlarının azami ve asgari hadlerinin açıkça belirlenmesi gerektiği, Eğer bu belirleme yapılmamışsa, alınan komisyonların 5411 sayılı Kanunun 144. Maddesi kapsamında TCMB Tebliğine uygun olarak Merkez Bankasına bildirimi yapılan masraf-komisyon listelerine uygunluk taşıması gerektiği, Kanaatine varılmaktadır. Bilirkişiliğimizce yapılan incelemede; 25.01.2017 tarih ve 250.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin 25.01.2017 tarihi öncesi yapılan masraf tahsilatlarına ilişkin düzenlemeleri kapsamadığı, bu açıdan dava dosyasına 28.06.2012 tarihi öncesi akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin sunulması gereki Davalı banka tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirimi yapılan ücret, Masraf komisyonlara ilişkin tablonun dava dosyasına sunulmamış olduğu, alınan ücret, masraf ve komisyonların TCMB'ye bildirimi yapılan limitler dâhilinde tahsil edilip edilmediğinin tespit edilemediği, Dava dosyasına ibraz edilen Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ile Genel Kredi Sözleşmesinde alınan ücret ve masrafların karşılaştırılmasına ilişkin tablo bulunamaması dolayısı ile alınacak masraflar hakkında davalı tarafının bilgilendirilmemiş olduğu, Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen tespitlerimiz ve gerek taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde yer alan düzenlemeler ve yasa hükümleri dikkate alındığında;
Davacı tarafından yukarıda yer alan Erken Ödeme Masrafı (964), Kredi Tahsis Ücreti ve Dosya Masrafı masraf kalemlerinin ferileri ile birlikte iadesinin talep edilebileceği, Ancak; 25.01.2017 tarihinde “... A.Ş. ... Emeklilik Hay...” açıklaması ile tahsil edilen 188,59 TL lik tutarlı sigorta poliçe başvuru formunun altında davacının ıslak imzasının olması dolayısı ile davalı banka tarafından davacıya bilgilendirme yapıldığı, sigorta teminatlarının ne olduğu vb gibi hususların davacıya bildirildiği, dolayısı ile sigorta düzenlşemesinin yasaya ve mevzuata uygun olduğu, poliçenin D. Kesintiler bölümünde “Poliçenin bitiş tarihinden önce sona erdirilmesi halinde fesih/iptal kesintisi yapılmamaktadır.” Hükmü gereğince prim iadesinin yapılamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan davacının kredilerin kullandırıldığı tarihlerde bankanın kendisinden tahsil ettiği ücret, masraf ve komisyonlara itirazda bulunmayarak krediyi kullandığı, herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmediği, bu itibarla başlangıçta itirazda bulunmadan krediyi kullanmış olan davacı yanın bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonların iadesini talep etmesinin “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını eda ederken dürüstlük kuralına uygun davranmalı” ilkesine uygun düşmemesi, dolaysısıyla da davacı yanın ileri sürdüğü TBK 20 ve devamında düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin düzenleyenin karşı tarafı olan tacir ve tacirin taraf olduğu ticari ilişkilerde uygulanamayacağı konusunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflarca rapora karşı yapılan itiraz ve beyanlar neticesinde dosya ek rapor tanzimi için bilirkişiye gönderilmiş ek raporda "Davacı tarafından yukarıda yer alan Erken Ödeme Masrafı (964), Kredi Tahsis Ücreti ve Dosya Masrafı masraf kalemlerinin ferileri ile birlikte iadesinin talep edilebileceği, Ancak; 25.01.2017 tarihinde “... A.Ş. ... Emeklilik Hay...” açıklaması ile tahsil edilen 188,59 TL lik tutarlı sigorta poliçe başvuru formunun altında davacının ıslak imzasının olması dolayısı ile davalı banka tarafından davacıya bilgilendirme yapıldığı, sigorta teminatlarının ne olduğu vb gibi hususların davacıya bildirildiği, dolayısı ile sigorta düzenlşemesinin yasaya ve mevzuata uygun olduğu, poliçenin D. Kesintiler bölümünde “Poliçenin bitiş tarihinden önce sona erdirilmesi halinde fesih/iptal kesintisi yapılmamaktadır.” Hükmü gereğince prim iadesinin yapılamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan davacının kredilerin kullandırıldığı tarihlerde bankanın kendisinden tahsil ettiği ücret, masraf ve komisyonlara itirazda bulunmayarak krediyi kullandığı, herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmediği, bu itibarla başlangıçta itirazda bulunmadan krediyi kullanmış olan davacı yanın bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonların iadesini talep etmesinin “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını eda ederken dürüstlük kuralına uygun davranmalı” ilkesine uygun düşmemesi, dolaysısıyla da davacı yanın ileri sürdüğü TBK 20 ve devamında düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin düzenleyenin karşı tarafi olan tacir ve tacirin taraf olduğu ticari ilişkilerde uygulanamayacağı konusunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ek raporunu sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, toplanan içerikler, alınan bilirkişi kök ve ek raporu gözetilerek sigorta poliçe başvuru formunun altında davacının ıslak imzasının olması dolayısı ile davalı banka tarafından davacıya bilgilendirme yapıldığı, sigorta teminatlarının ne olduğu vb gibi hususların davacıya bildirildiği, dolayısı ile sigorta düzenlşemesinin yasaya ve mevzuata uygun olduğu, poliçenin D. Kesintiler bölümünde “Poliçenin bitiş tarihinden önce sona erdirilmesi halinde fesih/iptal kesintisi yapılmamaktadır.” Hükmü gereğince prim iadesinin yapılamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan davacının kredilerin kullandırıldığı tarihlerde bankanın kendisinden tahsil ettiği ücret, masraf ve komisyonlara itirazda bulunmayarak krediyi kullandığı, herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmediği, bu itibarla başlangıçta itirazda bulunmadan krediyi kullanmış olan davacı yanın bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonların iadesini talep etmesinin “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını eda ederken dürüstlük kuralına uygun davranmalı” ilkesine uygun düşmemesi, dolaysısıyla da davacı yanın ileri sürdüğü TBK 20 ve devamında düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin düzenleyenin karşı tarafi olan tacir ve tacirin taraf olduğu ticari ilişkilerde uygulanamayacağı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davacının davasının reddine
2.Alınması gerekli harç 427,60 TL olup, peşin alınan 44,40 TL den mahsubu ile eksik alınan383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı KESİN olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı 07/03/2024 Katip ... Hakim ...