2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2018/1635
- Karar No
- 2018/1635
- Karar Tarihi
- 19.09.2019
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/1635 Esas - 2019/1263
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkiline ait ... plakalı araca ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128.maddesi gereği özel izin ile günndüz eskort eşliğinde seyahat etmesi gerekirken; izinsiz ve eskortsz, özel işaretsiz tarım yüklü araç ile seyir halinde giderken kazaya sebep olduğunu, bu sebeple bütün kusurun davalı tarafa ait olduğunu, kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, ancak tuulan tutanakta müvekkiline ai araca dair verilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde bütün kusrun davalıda olduğunu, kaldı ki karşı tarafın izinsiz bir şekilde trafiğe çıkmaması gerektiği halde karayolunda seyir halinde olduğunu ve kazanın budenleağır xşekilde meyadana gelmesine sebep verdiğini, davalı yanın izinsiz şekilde karayolunda seyir halinde olması bir yana kaza sırasında da dikkatsiz ve özensiz şekilde seyir halinde olarak azaya sebep olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait araca kusur izafesinin doğru olmadığını,
Mahkememizce yapılacak değerlendirme sonucu tüm kusurun davalı tarafta olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini beyanla, davacıya ait aracın kaza nedeniyle yaşadığı değer kaybı yönünden şimdilik 1.000,00 TL'lık tazminatın davalı ... yönünden aza tarihinden, davalı sigorta yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ait aracın kaza sonrasında gerçekleştirilen tamir ve bakımı için geçen 79 günlük sürede çalışamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nın davalılardan ...'dan kaza tarihniden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin yaşadığı değer kaybı ve kazanç kaybı alacaklarının emanit altına alınması, davalının mal kaçırma kastının mevcut olması ve ileride telafisi güç zararlar meydana gelmemesi adına davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin 18/01/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle:davacının meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı aracın değer kaybı ve araç hasarı talebinde bulunarak şirkete başvuruda bulunduğunu, yapılan başvuru sonucunda müvekkili şirketin hasar dosyası açılarak gerekli incelemeleri yaptığını, davacının faiz ve yargılama gideri taleplerinin fahiş olduğunu, mahrumileyit zararının teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, başvurunun reddi taleplerinin asıl olmakla, değer kaybı taleplerinin genel şartlarda açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini beyanla, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakla haksız ve mesnetsiz talebin reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine, işbu taleplerinin reddi halinde dosyanın gerekli incelemeler yapılmak üzee uzman bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davanın dayanağının BK olduğunu, bu sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya yetki yönünden de itiraz ettiklerini, davanın olayla hiçbir alakası olmayan Bursa'da açıldığını, yetkili mahkemenin yerleşim yeri olan Keşan Mahkemeleri olduğunu beyanla, davacının tüm talepleriyle birlikte davanın reddine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava ve cevap dilekçeleri, kaza sonrası fotoğraflar, bilirkişi incelemesi, araç özet bilgi formu, örnek yargıtay ilamı, sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, adli vaka raporu, sürücü belgesi fotokopisi, dekont.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, trafik kazasından kaynaklanan davacıya ait araçta değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davayı ... plakalı aracın işleteni ... ve ... Sigorta A.Ş' ye açmış olup davalı ... hakkındaki dava ön inceleme duruşmasında tefrik kararı verilmiş, ... Sigorta A.Ş yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dava dilekçesi davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 24/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin HMK.nun 127.maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içerisinde 07/01/2019 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 5 ila 19. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir(m.6). HMK’da davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, özel yetki kuralları ile başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır.. Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir.
Kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (m.6) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davalıların birden fazla olması halinde yetki ise 6100 Sayılı HMK’nın 7. maddesinde düzenlenmiş olup, madde metni; “(1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir” şeklindedir. Uyuşmazlığa konu eldeki davanın haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle HMK 16. maddesinin de açıklanması ve HMK 7. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nın “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16. maddesi; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir” düzenlemesini içermektedir.
Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vukuu bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Anılan bu düzenlemeler ve HGK'nun 25.12.2002 tarih ve 2002/11-1105 karar sayılı ilamı ile "birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakkına sahip olacağını" belirtmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: -Dava konusu trafik kazası Gönen/Balıkesir İlinde gerçekleşmiştir. -Davacının adresi Dursunbey/Balıkesirdir. -Davalı ... Sigorta A.Ş' nin merkez adresi İstanbuldur. -Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş şirkette ZMMS ile sigortalı olduğu, poliçenin İstanbul' da düzenlendiği anlaşılmaktadır. -Davalı sigorta şirketin bölge müdürlüğünün olup olmadığı hususunda davalı sigorta şirketinin genel müdürlüğü ve Türkiye Sigortalar Birliğine ayrı ayrı müzekkereler yazılmış müşterek cevaplarında, Bursa İlinde temsilciliklerinin olduğu, Bölge Müdürlüklerinin ayrı sicil kayıtları olmadığını, genel müdürlüğünün İstanbul İlinde olduğu bilgisi verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda,01/09/2018 tarihinde Balıkesir İlinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve iş gücü kaybına yönelik maddi tazminat davasında, genel yetki kuralı ve özel yetki kuralları gereği yetkili mahkemenin Bursa Mahkemesi olmadığı gibi güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1092 Esas, 2018/463 Karar sayılı içtihadında özetle; ''...2918 sayılı KTK ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.'' Nitekim Anayasanın 142. maddesinde ''Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir'' hükmü gereği ve Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 2019/1196 Esas ve 2019/909 Karar sayılı Kararı gereği, bizatihi bölge müdürlüğünün Bursa olmasının, Bursa Mahkemelerini yetkili olduğunun kabul edilemeyeceğinden mahkememizin yetkisizliğine, davalı vekilinin müvekkilinin şirket merkezinin Kadıköy / İstanbul'da olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu savunmuş, genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahının (şirket Merkezi) bulunduğu yerin Kadıköy / İstanbul olması nedeniyle usulune uygun yapılan yetki ilk itirazının kabulu ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davalı ... Sigorta AŞ'nin yetki ilk itirazının KABULÜ ile, Mahkememizin yetkisizliğine, İSTANBUL Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna,
2.HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın İSTANBUL Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2019 Katip .... Hakim ...
(e-imzalıdır)
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
(e-imzalıdır)