10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/11031 E. , 2023/11431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.09.1997-23.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını, bu dönem içinde 1212 gün eksik prim yatırıldığını, Kurum kayıtları incelendiğinde de işverenin sigorta primlerini eksik yatırdığını, sigorta başlangıç tarihini işe başladığı 10.09.1997 ve işyerinin devredildiği 23.02.2011 tarihine kadar olan sürenin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğramış bulunduğunu, davacının işyerindeki çalışmasının kesintili olduğunu ve çalıştığı sürelere ilişkin bildirimlerin yapılmış bulunduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davacının iddiasını resmi belge ve kayıtlar ile ispatlamak zorunda olduğunu ve beş yılı geçen çalışmalarının zamanaşımına uğramış bulunduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2017 tarihli ve 2014/110 E. 2017/24 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/733 Esas, 2017/1060 Karar sayılı kararıyla; tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davacının tespiti gerekir hizmet süresi olmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde ve kabul edilebilir olmadığı belirtilerek istinaf başvuru sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 05.12.2018 tarihli ve 2017/5675 E. 2018/10221 K. sayılı kararı ile davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, hangi tarihlerde hangi işlerde çalıştığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu davalı işyerinde hangi tarihlerde hangi işlerde çalıştığı, çalışma şekli, bildirim yapılmayan dönemlerde ücretini kimden ve ne şekilde aldığı hususlarında beyanının alınması, eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusunun somutlaştırılması, davacının beyanında belirttiği kişilerin davada tanık olarak dinlenilmesi, davacının çalıştığı yer il merkezinde bulunan öğretmenevi olması nedeniyle ve davacının 2004 yılından önceki çalışmasında genellikle kış aylarında bildirim yapılmamış olması nedeniyle iş yerinin faaliyet durumu ve kapasitesinin araştırılması, kış sezonunda yoğunluğun azalıp azalmadığının ve buna göre de daha az çalışana ihtiyaç olup olmadığının tespit edilmesi, re'sen araştırma ilkesi gereğince bordroda yer alan çalışanlardan ve komşu iş yeri sahibi veya bordroya geçmiş komşu iş yeri çalışanları arasından re'sen tespit edilecek kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamında dinlenen davalıya karşı davası olan ve dava açmayan davacı tanık beyanlarına ve bordro tanıklarından birisinin beyanına göre davacının 1997-2011 yılları arasında davalı işveren nezdinde aralıksız çalıştığının beyan edildiği ve öğretmenevinde çalışan işçilerin dönemlik değil sürekli işçiler olduğu ancak birçok işçinin sigortalı çalışmasının eksik gösterildiği, 2004 yılında sendikalaşma ile birlikte sigorta kayıtlarının düzgün tutulmaya başlanıldığının ifade edildiği, re'sen seçilen tanıkların ve diğer bordro tanık beyanında ise işçilerin Kuruma bildirimlerinin genelde düzgün yapıldığının tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Kurumda; 01.12.1997-31.01.1998 tarihleri arasında 60 gün, 29.12.1998-30.04.1999 tarihleri arasında 123 gün, 01.01.2000-31.01.2000 tarihleri arasında 30 gün, 01.01.2001-31.01.2001 tarihleri arasında 30 gün, 01.12.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 30 gün, 01.01.2002-01.04.2002 tarihleri arasında 91 gün, 01.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 30 gün, 01.01.2003-30.04.2003 tarihleri arasında 120 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili, çalışmanın ispatlanamadığını, davalı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 10.09.1997-23.02.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un geçici 86 ncı maddesidir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.