10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2014/9687 E. , 2015/9221 K.ŞÜPHELININ BEYANI ALINMAKSIZIN VE SORUŞTURMA KAPSAMINA GÖRE LEHE DELILLER TOPLANMAMASI HUSUSU IDDANAMENIN IADESI GEREKÇESI YAPILAMAZ ŞEKLINDE BOZMA.
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 170
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.Adalet Bakanlığı'nın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheliler Ö. D., E.D. ve O. K.hakkındaki iddianamenin iadesi kararına itiraz üzerine Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen itirazın reddine ilişkin 20.06.2014 tarihli ve 2014/527 değişik iş sayılı kararın kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca dava dosyasının 05.09.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
a)Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheliler Ö. D., E. D. ve O. K. hakkında 30.05.2014 tarihinde 2014/12267 soruşturma, 2014/22880 esas ve 2014/2068 iddianame sayı ile iddianame düzenlendiği,
b)Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 09.06.2014 tarihinde 2014/135 iddianame değerlendirme sayı ile ; "1- Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile gönderilen ve dosya içinde bulunan şüpheli E. D. hakkındaki "piyasaya sahte para sürmek" suçu hakkındaki soruşturmanın iş bu dosyadan tefrikine karar verilmediği gibi bu suç hakkında kamu davası açılmadığı yada ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmediği, böylece takipsiz bırakıldığı, 2- O. K.'in ifadesinin alınmadığı, evinde yada işyerinde herhangi bir arama yapılmadığı, şüpheli O. ile ilgili iletişimin tespiti işlemi bulunmadığı bu şüpheli hakkında şüpheli Ö.'nin (diğer şüpheli E. ile çelişen) beyanları uyarınca kamu davası açıldığı ancak şüpheli Ö.'nin beyanlarında ismi geçen ve avukat olduğu iddia edilen şahsın kimliğinin , böyle bir şahsın Ö.'nin iddia ettiği şekilde karakola gelip Ö. ile görüşüp görüşmediğinin araştırılmadığı, varsa bu kişinin beyanlarının alınmadığı, bu şekilde sanık O. yönünden suçun subutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut delillerin toplanmadığı, yine şüpheli ifadesinin alınmaması iddianamenin iade nedeni değil ise de;
CMK'nun 170. maddesi gereği İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlarda ileri sürüleceğinden, şüpheli Ö.'nin beyanları karşısında şüpheli O.'ın ifadesinin alınıp savunmasına göre gerekirse lehe delillerin de toplanması gerektiği” gerekçesiyle, iddianamenin iadesine karar verildiği,
c)Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 20.06.2014 tarihinde 2014/527 değişik iş sayı ile "Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” belirtilerek, itirazın reddine karar verildiği Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheli E. D. hakkındaki piyasaya sahte para sürmek suçu hakkında herhangi bir karar verilmeyerek suçun takipsiz bırakıldığı ve şüpheli O. K. ile ilgili iletişimin tespiti işleminin bulunmadığı, ifadesinin alınmadığı, evinde ya da işyerinde arama yapılmadığı, şüpheli Ö. D.'in beyanları karşısında beyanına başvurulmadan lehine delillerin toplanmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verileceği, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda yeterli delil bulunmadığının anlaşılması halinde ancak beraat kararı verilmesinin mümkün bulunduğu, keza anılan mahkemece iddianamenin iadesine neden olarak gösterilen hususların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde belirtilen iade sebepleri arasında sayılmadığı, ayrıca şüpheli E. D. hakkında piyasaya sahte para sürmek suçundan soruşturmanın yapıldığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/04/2014 tarihinde şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan; Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2014 tarihli ve 2014/527 değişik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.