Esas No
E. 2023/4588
Karar No
K. 2024/765
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2023/4588 E.  ,  2024/765 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/376 E., 2023/253 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2014 tarihli iddianamesi ile temyizin kapsamına göre sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.

2.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ilamı ile, ''Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanlarında sanığın tarla komşusu olduğunu, aralarında geçmişten gelen husumet bulunduğunu, olay günü valilik binasından çıktığı sırada sinkaflı küfürler ederek saçlarından tutarak zorla aracına bindirdiğini, araç içerisinde tahta sopa ile yüzüne vurduğunu ve bu hususun adli rapor ile sabit olduğunun anlaşılması karşısında atılı suçlardan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi'' gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

3.Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii temyiz isteminde; hakaret suçundan düşme değil beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, aralarında borç ilişkisi bulunduğuna, mağdur hakkında alınan adli rapora göre karar verildiğine ve sübuta dair temyiz nedenlerini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın tarla komşusu olduğunu, aralarında geçmişten gelen husumet bulunduğunu, olay günü valilik binasından çıktığı sırada sinkaflı küfürler ederek saçlarından tutarak zorla aracına bindirdiği, araç içerisinde tahta sopa ile yüzüne vurduğunu ve bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Katılan ... hakkında alınan adli raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

3.Katılan mağdure ''Olay günü Şanlıurfa'ya iş için gelmiştim, Vali Konağı'nın karşısında sanık aracını durdurdu kendisi ile önceye dayalı husumetim var her zaman bizi tehdit ediyor, ben Valilikte işim olduğu için yukarıya çıktım, arkamdan küfrettiğini duydum, sinkaflı şekilde bana ve aileme küfrediyordu, aşağı indiğimde onu görmedim, sonrasında birisi saçımdan tuttu, arabanın içine iteledi, tahta sopa ile gözüme vurdu ben bayılmışım, hastanede uyandım, şikayetçiyim, olay ensasında etrafta kimse yoktu." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Sanık " Olay tarihinde Şanlıurfa Valiliği önünde 63 .. ... plakalı aracım ile seyir halinde iken arap kıyafetli, gözünü tutan bir bayan şahıs gördüm, yardımcı olmak amacıyla bayanın yanına gittim, şahsı Akçakale'de tarla komşum ve köylümüz olması sebebiyle tanıdım, o sırada şahsın yüzünün kanadığını görünce yardım etmek amacıyla aracıma alarak hastaneye götürmek istedim, beni hastaneye götür dedi, araca kendisi bindi kesinlikle zorla bindirmedim, suçlamayı kabul etmiyorum'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Adil yargılamanın zımni gerekleri “hakkaniyete uygun yargılama” kavramından hareket ederek saptanmıştır. Bu gereklerden en önemlisi 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 'nın (2709 sayılı Yasa) 36 ncı maddesinde de açıkça ifade edilmiş olan “savunma hakkı”dır. Ceza yargılamasındaki savunma haklarının güvence altına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. Bu sebeple hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi için, yargılamanın yürütülmesi sırasında alınan önlemlerin, savunma hakkının yeterince ve tam olarak kullanılması ile uyumlu olması ve bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde yorumlanması gerekmektedir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın bozma ilamından sonra vekaletnameli vekil tayin ettiği, 22.06.2023 tarihli celsede, sanık ve müdafiinin bozma ilamına karşı beyanlarının alındığı ve aynı tarihli celsede sanık ve müdafiinin mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre talep etmesi üzerine Mahkemenin sanık ve müdafiine mütalaya karşı beyanda bulunmaları için süre verdiği ancak sanık müdafiinin 10.07.2023 tarihind mazeret dilekçesi sunarak ''Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/252 esas sayılı dosya ile ilgili duruşması olduğunu bu nedenle duruşmaya katılamayacağını'' belirttiği anlaşılmakla, Mahkemenin yargılamayı geciktirdiğinden bahisle sanık müdafiinin mazeret talebinin reddine karar vermesi, savunma hakkının ihlali niteliğinde olup hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.