8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5127
- Karar No
- 2024/1417
- Karar Tarihi
- 19.02.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Ceza Dairesi 2023/5127 E. , 2024/1417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.07.2011 tarihli iddianamesiyle sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 tarihli kararıyla sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar 07.03.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 03.03.2013 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hükümlerin açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ilamıyla hükümlerin gerekçesiz olarak açıklandığından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararıyla sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın arkadaşlarıyla alkol aldığı sırada gürültü yapmaları nedeniyle yan masadan Hüseyin Palabıyık isimli kişinin uyarması üzerine yanında bulunan ruhsatsız tabanca ile havaya ateş etmek suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2.30.04.2011 tarihli olay ve ihbar tutanağı dosya içerisindedir.
3.30.04.2011 tarihli muhafaza ve yakalama tutanağında, silahla ateş eden ... isimli şahsın saat 09:00 civarında kendiliğinden emniyet müdürlüğüne gelerek VZOR-70 CAL-7,65 made - in ... marka 7,65 silahı, 1 adet şarjörü ve 3 adet M.K.E ye ait dolu fişeği polis memurlarına teslim ettiği belirtilmiştir.
4.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 18.05.2011 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu silah 6136 sayılı Kanun kapsamındadır; ancak, vahim niteliği haiz değildir.
5.Müşteki ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; "susmaları yönünde ve yaptıklarının ayıp olduğu yönünde ikazda bulundum, sonrasında sanık silahına davrandı ve araya .... girdi, silah patladı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Sanık kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde soruşturma aşamasındaki beyanlarını tekrar etmiş; soruşturma aşamasındaki beyanında ise "alkollü idim, Hüseyin isimli kişi bana küfür etti, elini masaya götürdü, ne olduğunu anlamadım ve silahla ateş ettim" şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE
1.Sanığın hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Atılı suçlar nedeni ile hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin açıklanması geri bırakılan ancak tabi olduğu beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle hükümlerin açıklanmasına sebebiyet veren sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında da belirtildiği üzere, yeniden lehe hükümlerden yararlandırılmamasında ve hükümlerin aynen açıklanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
A. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın, alkol aldığı sırada arkadaşlarıyla gürültü yapması nedeniyle müştekinin uyarması üzerine sinirlenerek ruhsatsız tabancayla ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırıdır.
B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Suçun 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği gözetilerek lehe yasa değerlendirmesiyle yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanuna 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ''...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...'' ibaresinin ''... Seri muhakeme usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı kısmın (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden 326 ncı maddesinin son hükmü gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.