8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/11491 E. , 2024/1520 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2017 tarihli ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sanığa tebliğ edilirken 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veye tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır." şeklindeki düzenlemeye aykırı tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında sanığa ek karar tebliğ işlemlerinin usulsüz olması sebebiyle ek karara ilişkin temyizinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2012 ve 18.11.2013 tarihli iddianameleri ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2017 tarihli ek kararı ile sanık ...'un temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin süresinde olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'nin temyiz isteği ; atılı suçu işlemediğine , kararın haksız olduğu gibi sebeplere ilişkindir. Sanık ...'in temyiz isteği; muhtara yapılan tebliğin, muhtarla arasında husumet olduğundan tebliğ edilmediğine tebliğin usulsüz olduğuna, temyiz hakkının verilmesi gerektiği gibi sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, Sanık ...'un 17.11.2012 günü suçtan zarar gören ...'a satın aldığı şemsiye karşılığı verdiği sahte 50,00 TL para verdiği, aynı gün sanığın eşi ... ve kızı ....in de suçtan zarar görenden şemsiye alarak sahte 50,00 TL para verdikleri, soruşturma kapsamında 23.11.2012 tarihinde sanık ...'un ikametine kolluk görevliler girdikleri esnada araştırma ve yakalama tutanağına göre ikametin arka duvar kısmından atlayan bir şahıs görüldüğü, şahsın sahte 20 adet 50,00 TL parayı tutuşturarak ateşe verdiği ve kaçmaya devam ettiği sanık ...'ye kaçan şahıs sorulduğunda kaçan şahsın diğer sanık ... olduğu beyan ettiği bu suretle sanıklarım atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir
2.Türkiye Cumhuriyet ... Sahte Banknot/Efektif/Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile ele geçirilen banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden Sanığın 21.03.2022 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme isteğinin 5237 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen yasal şartları taşımadığı ve eski hale getirme talepli temyiz isteğinin yerinde olmadığı anlaşılmakla;
Sanığın yokluğunda verilip 15.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, 10.01.2017 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
1.Sanık savunması, suçtan zarar görenin beyanı, araştırma ve yakalama tutanağı içeriği, ...'nın raporu ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların aynı kast ile fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işlediklerine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, anlaşılmakla sankların temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2017 tarihli, 2012/441 Esas ve 2016/88 Karar sayılı ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,03.03.2016 tarihli, 2012/441 Esas ve 2016/88 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.