45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/271
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş arasında bir yıllık dönemi kapsayan Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi akdedildiğini, müvekkili tarafından sigortalı dava dışı şirket adresinde bulunan karton kesim makinesinin arızalandığını ve oluşan zararın sigorta tarafından tutanak altına alındığını, hasar miktarının ve nedeninin tespiti için yapılan ekspertiz raporunda söz konusu makinede meydana gelen hasarın şehir şebekesinde yaşanan ani voltaj dalgalanması sonucunda oluştuğunun saptandığını, sigortalı makinedeki hasar miktarı olan 9.977,85 TL'nin sigortalıya ödendiğini,
TTK 1472 md.gereği sigortalısının haklarına halef olan müvekkili tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine borçlu davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından talep edilen tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının doğrudan uğradığı bir zarar bulunmadığından pasif husumet itirazda bulunduklarını, davanın öncelikle zamanaşımı ve pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından hasarın meydana geldiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde müvekkiline usulüne uygun şekilde herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, hasarın müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, belirtilen tarihlerde bölgede yapılan incelemede davacının makinenin hasarlanma sebebi olarak iddia ettiği bir arıza veya voltaj dalgalanması problemi görülmediğini ve buna ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını, müvekkilinin iddia edilen zararla ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir zarar varsa bu husus ana taşınmaz ve daire içi elektrik tesisatı ve gerekli koruma önlemlerinin alınmamasıyla birlikte kartın, malzeme, işçilik montaj vs.ile ilgili olduğunu, malı üreten firmanın hatasından kaynaklanan ayıplı bir mal olma ihtimalinin de gözönünde tutulması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda "Davalının tazminatla yükümlü tutulabilmesi için kusurunun mutlak surette ortaya konulmuş olması şart olup bu anlamda davalının kusurlu olabileceği, bunun ihtimallerden biri olması tazmini sorumluluk için yeterli olmayıp, ihtimale binaen tazminat verilemeyeceği" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda; hasarın neden kaynaklandığı tespit edilmediğini, tamamen varsayımlardan hareketle ödenmiş tazminatın davalıdan rucu edilemeyeceği şeklinde hakim tarafından verilmesi gereken hüküm bilirkişilerce verildiğini, dosyaya sunulan servis raporu ile ekspertiz raporunda olayın oluş şekli saptanmasına rağmen sadece davalı yanın sunduğu ve o bölgede gerileme bağlı bir olumsuzluk olmadığını gösteren sistem takip formuna göre değerlendirme yapılması haksız ve hukuka aykırı bir sonuç ortaya çıkardığını, dosyada arızanın kullanım hatası ya da imalat hatasından kaynaklandığına dair bir veri de olmamasına karşın, sadece elektrik enerjisinden kaynaklandığını gösterir somut bir delilin olmadığından hareketle ve sadece mahkemece değerlendirebilecek bir konuda yapılan rucu edilemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, arızanın sebebinin cihaz üzerinde incelemelerle ortaya konulması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortalanan iş yerindeki makinenin arızalanması nedeniyle ödenen hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... A,Ş arasında 30/06/2016-2017 tarihlerini kapsar şekilde Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 15/07/2016 tarihinde sigortalı işyerinde bulunan karton kesim makinesinin arızalanması nedeniyle tespit edilen 9.977,85 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, meydana gelen zarardan davalı ... sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedelinin rücuen tazmini amacıyla 09/11/2017 tarihinde davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasıyla 9.977,85 TL asıl alacak, 233,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.211,37 TL tutarında takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, esasa geçilmeden önce davalının zamanaşamı defi hakkında karar verilmemiş ise de 6098 sayılı TBK'nın 73/1.maddesinde "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükümlerine yer verilmiş olmakla somut olayda iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmüştür. Somut olayda; dosyaya ibraz edilen 15/07/2016 tutanak içeriğine göre; 15/07/2016 tarihinde karton kesim makinesinin çalışmadığı tespit edildiği, yetkili servise haber verildiği, yetkili servisin arıza raporuna göre, makinenin kontrol kartında elektriksel sebeplerden dolayı arızalandığı tespit edildiği, kartın yenisi ile değiştirilerek makineni çalışır hale getirildiği görülmüştür. 17/10/2016 tarihli ekspertiz raporunda; servis raporu ve hasar fotoğrafların incelenmesi neticesinde 15/07/2016 tarihinde şehir şebekesinde yaşanan ani voltaj dalgalanması sonucu söz konusu kesim makinesinde hasar meydana gelmiş olabileceği ifade edilmiştir. Olayın teknik boyutu bulunması nedeniyle arızanın şebekedeki voltaj yükselme/düşüş /dalgalanması gibi sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti açısından hasar dosyası kapsamında yapılan incelemeler ve tespitler ışığında elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan rapora göre " Dosya içeriğindeki belgelere göre incelenen cihazın kart arızasının onarılmayacak şekilde arızalanması sonucunda değiştirildiği anlaşıldığı, bu kartın arızalanması birçok sebebe dayanabileceği, birincisi davacı şirketinde beyan ettiği gibi elektrik dalgalanması veya yüksek gerilim maruz kalması, ikincisi kullanıcı hatasından bu durumla karşılaşılabileceği ve üçüncü durum ise cihazın imalatından kaynaklanması olabileceği, bu üç durumda arıza anında veya cihaz üzerindeki incelemelerle ortaya konulması gerektiği, ... Ticaret ve Sanayi A.Ş teknisyeni " Makine üzerinde yapılan kontrolde Sp 200 kontrol kartının elektriksel sebeplerden dolayı arızalandığı tespit edildiği" şeklinde bir rapor düzenlemiş olduğu, aynı raporda elektrik voltajının 222,1 V olduğu vurgulandığı, yani cihaza gelen elektrik normal şartlarda 220 V olması gerekirken 222,1 V olmuş bu iki değer arasındaki fark 2,1 V olup bu değere göre gerilim dalgalanması sonucuna varılamayacağı, çünkü bu gerilim farkı limit değerler arasında olduğu, teknisyenin elektrik dalgalanmasının nasıl tespit ettiği de belirtilmediği, 2,1 V farkına göre yorum yapmışsa bu düşünce doğru olmadığı, şayet gerilim dalgalanması var ise de Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmenliği (Resmi Gazete Tarihi: 21.12.2012 Resmi Gazete Sayısı:
28504.Altıncı Bölüm de Kullanıcı Zararlarının Tazmini Kalite göstergelerinin gelir tavanına etkisinin belirlenmesi başlığı altındaki 26. Maddesinde, kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceği, zararın tazmin edilebilmesi için hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım şebekesinde meydana gelen kesinti, arıza, dalgalanma gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak/yaptırılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerekli olup dağıtım şirketi zararın tazminine iliskin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde; inceleme ve değerlendirme neticesinde başvurunun haklı bulunup bulunmadığını, haklı bulunmuş ise zararın tazmin edilmesine ilişkin olarak yapılacak işlemleri kullanıcıya bildirileceği, başvurunun haklı bulunmadığı durumlarda kullanıcıya yapılan bildirimde dayanakları ile birlikte gerekçelere yer verileceği düzenlendiği, buna göre kuruma arızanın oluşundan itibaren 10 gün içinde müracaat edilerek, buna göre arızanın sebebinin araştırmasını istenebileceği ancak dosyada bu konuda bir müracaat olmadığı görüldüğü, ayrıca davalı kurumun o bölgede gerilime bağlı bir olumsuzluk olmadığını gösteren ... A.Ş. nin sistem takip formundan anlaşıldığına göre arızaya neden olacak bir olayın yaşanmadığı beyan edildiği, bu beyanın aksi bir rapor görülmediği, Bu nedenlerle arızanın elektrik idaresinden kaynaklandığını destekleyen Teknisyen raporundan başka somut bir delil ortaya konmadığı, teknisyen de raporunda arızanın oluş şeklini nasıl olduğunu gösterir bir kanıta ortaya koymamış olduğu dosya içerisinden anlaşıldığı, sonuç olarak kartın yanmış olması elektrik dalgalanmasından olduğu sonucu çıkarılamayacağı çünkü bu kartlar tamamen elektronik olup üzerinde mikroişlemciler mevcut olduğu, arıza yukarda beyan edildiği gibi üç olasılıktan biri veya aynı anda iki olasılığın olması sonucu gerçekleşebileceği, dosya içerisindeki kartla ilgili belgelerde bu durum tam tespit edilemediği, bu durumda makinanın arızanın kartının ikinci veya üçüncü ihtimalden kaynaklı olma olasılığı söz konusu olduğu, bu nedenle makine ana kartının arızasının neyin sebep olduğunu dosya içeriğindeki belgelerden yararlanarak söylemek mümkün olmadığı " görüş ve kanaat bildirilmiştir. Somut olayda; sigortalanan makinenin kartının, elektriksel dalgalanmadan kaynaklı arızalandığından bahisle tutulan servis raporuna istinaden davalı ...'ın sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi teknisyen raporundaki, arızanın oluş şekli ile neyden kaynaklandığına ilişkin tespitin somut verileri dayanmadığı gibi bu hususta makine üzerinde inceleme yaptırılarak alınmış bir tespit raporu bulunmadığı, öte yandan arızaya sebebiyet verecek şekilde elektriksel dalgalanma yaşandığına ilişkin dosyaya sunulan bir delil bulunmadığı, söz konusu arızanın, kullanıcı hatası yada imalat hatasından da kaynaklanabileceği gözetilerek söz konusu arızanın, şüpheye yer vermeyecek şekilde şehir şebekesindeki ani voltaj dalgalanması nedeniyle meydana geldiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024