8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/4030 E. , 2024/1795 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.09.2021 tarihli iddianamesiyle parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca dava açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/551 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
3.Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/956 Esas, 2023/1498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; paraları tedavüle sokma kastı olmadan yanında tuttuğu, suçun unsurlarının oluşmadığı ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Dava konusu olay, sanığa ait işyerinde İstanbul Anadolu İcra Dairesince yapılan haciz işlemi sırasında iş yeri kasasında defter içerisinde iki adet 50,00 TL, 8 adet 100,00 TL olmak üzere toplamda 10 adet 900,00 TL nominal değerli sahte banknotları muhafaza ettiği iddiasına ilişkindir.
2.15.06.2011 tarihli haciz tutanağı ile sanığın iş yeri kasasında defter içerisinde suça konu iki adet 50,00 TL, 8 adet 100,00 TL nominal değerde olmak üzere toplamda 10 adet 900,00 TL'lik sahte olduğu anlaşılan banknotun ele geçirildiği belirlenmiştir.
3.... İstanbul Şubesince düzenlenen 25.06.2021 tarihli rapor ile suça konu banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, "sanığın 15/06/2021 tarihinde yapılan ve haciz tutanağında tespit edilen 900 TL (8 adet 100 TL, 2 adet 50 TL) parayı 1,5 yıl önce müşterilerinden aldığı, kasasında yaptığı incelemede sahte olduğunu anladığı ve bu suretle söz konusu paraları kasasının dışında çekmecede bir defterde tuttuğu, bu suretle sahte olduğunu öğrendiği parayı saklamaktan ibaret eyleminin TCK.'nun 197/1 maddesindeki kanunen tedavülde bulunan parayı sahte olarak ürettiği, ülkeye soktuğu, naklettiği, muhafaza ettiği veya tedavüle koyduğu yolunda dosya kapsamı itibariyle mahkumiyetine yeterli ve her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olup, yine sanığın söz konusu paranın bilerek kabul etmediği ve tedavüle koymadığı hususları gözetildiğinde sanığın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17/06/2020 tarih, 2018/4457 Esas 2020/13569 Karar sayılı ilamında Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29/04/2015 tarihli ilamında şekilde 'parayı evinde tuttuğuna ilişkin ve parayı alırken sahte olduğunu bilmediği, sahte olduğunu daha sonra anladığı yönünde' verilen beraat kararını onadığı hususları gözetilerek " gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesince, Cumhuriyet savcısı tarafından "...somut olayda sanığın sahte olduğunu bildiği paraları muhafaza ettiği, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken.." yönündeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Olay günü sanığa ait işyerinde yapılan haciz işlemi sırasında işyeri kasasında suça konu 8 adet 100 TL, 2 adet 50 TL olmak üzere toplam 900 TL paranın ele geçirildiği, aldırılan ... raporunda suça konu paraların sahte olduğu, aldatma (iğfal, sürüm) kabiliyetinin bulunduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğu ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı mütalaa edildiği, sanığın savunmasında suça konu paraların sahte olduğunu bildiğini ancak kullanılmamak üzere sakladığını belirttiği anlaşılan olayda, sanığın atılı parada sahtecilik suçunun subut bulduğu, delillerin yeter nitelikte olduğu yerine hatalı olarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği yerel mahkeme kararı kaldırılarak sanığın parada sahtecilik dolayı TCK'nın 197/1 maddesi uyarınca mahkumiyeti yoluna gidildiği" belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın aşamalardaki savunmaları 15.06.2011 tarihli haciz tutanağı, ... raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın kasasındaki defter içerisinde ele geçirilen sahte baknotların tedavüle konulmak amacı ile bulundurulduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/956 Esas, 2023/1498 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.