Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/827
Karar No
K. 2022/259
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/827
KARAR NO: 2022/259
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 11/11/2019
KARAR TARİHİ: 04/03/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından ilk önce Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya iddia edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, takibe itiraz üzerine davalı tarafından Adana 8. Asliye Hukuk mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davasının açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, asliye hukuk mahkemesinde itirazın iptali devam ederken davalının Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak gösterdiği belgelerle ikinci olarak Adana 3. İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyasıyla haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, ilk icra takibine itiraz eden müvekkilinin ikinci takibe nasıl olsa ilk takibe itiraz ettiği düşüncesiyle süresinde itiraz etmediğini, haciz işlemiyle karşı karşıya kalmasından sonra bu davayı açtıklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkili hakkında ilamsız icra yoluyla Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, yapılan takibin usule aykırı olduğunu, itiraz üzerine bu dosya ile açılan itirazın iptali davasında delil olarak dayanılan ürünlere ait teslim tesellüm fişlerindeki imzaların bir çoğunun müvekkiline ait olmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas ve Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyada takibe dayanak faturaların aynı olduğu Adana İcra 8. Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı takipten sonra açılan Adana İcra 3. Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takibin mükerrer takip olması nedeni ile borcu bulunmadığına ilişkin açılan menfi tespit davası talebine ilişkindir.

Davacı tarafça, davanın ticari olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.

TTK'nun 4. Maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması gerekmektedir.

Somut olayda, davacı tarafından davalıya ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar için icra takibi başlatıldığı, aynı faturalar için mükerrer başka bir takip nedeniyle menfi tespit talebinde bulunulduğu, her ne kadar davalı şirket tacir ise de, davacının bağlı bulunduğu Altunhisar Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, ...'nın 1996 yılında mükellefiyet kaydını terk ettiği, 2017-2018 yılları arasında faal bir mükellefiyet kaydının veya şirket ortaklık yada yöneticilik bilgisinin bulunmadığı yönünde cevap verildiği, yine Ticaret ve Sanayi Odası tarafından verilen cevapta davacının herhangi bir kaydının bulunmadığı, yine Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen cevapta ...'nın esnaf kaydına rastlanmadığının bildirildiği, dolayısıyla davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Adana Asliye Hukuk 8. Mahkemesinde taraflar arasında açılan bir dava bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD 2016/11322 E.2018/2585 K.

17.HD. 2014/24509 E. 2017/5341 K).

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

2.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.Mahkememizin görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra istem halinde dosyanın HSYK tarafından bu davalara bakmakla görevlendirilen Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

4.Taraflarca bu başvurunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

5.Dosyanın gönderilmesi halinde harç ve masrafların görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

6.Dosyanın gönderilmesinin istenmemiş olması ve talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,

7.HMK 333 gereğince artan gider avansının hükmün kesinleşmesine müeakip davacıya resen iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.. 04/03/2022 Katip ... Hakim ... e- imzalıdır e- imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog