4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2012/12789 E. , 2012/17643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 19/03/2009 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına haksız saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine dair verilen kararın Dairemizin 30/03/2011 gün ve 2011/3187 Esas 2011/3444 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı Cumhuriyet Savcılarınca hazırlanan, kamuoyunda Ergenekon ismi ile bilinen davanın 2008/968 nolu iddianamesinde hiç ilgisi bulunmadığı halde ismine yer verilmek yoluyla kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia ederek manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davaya Adalet Bakanlığı dahil edilmiş ve işin esası hakkında yapılan değerlendirme sonucunda, dava dilekçesinde sayfa numaraları belirtilen iddianamenin bir kısmında, davacı hakkındaki ifadelere göre manevi tazminat koşulları oluştuğundan istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin 6110 sayılı yasa, Türkiye Büyük Millet Meclisince 09/02/2011 günü kabul edilmiş, 14/02/2011 günü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yasanın 12. maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 93. maddesinden sonra gelmek üzere 93/A maddesi eklenmiş olup tazminat davaları başlıklı maddede “Hakim ve Savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle ancak devlet aleyhine dava açılabileceği, kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hakim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamayacağı, ….hakim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle devlet aleyhinde açılacak tazminat davaları ile rücu davalarında bu madde hükümleri; bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise ilgisine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmünü getirmiştir. Aynı yasanın 14. maddesi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573. maddesinin birinci -/- -2- 2012/12789-2012/17643 fıkrasının birinci cümlesi “Hakimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir” şeklinde değiştirildikten sonra, Geçici 2. maddesinde - (1) "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlüğe girinceye kadar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573. maddesindeki sebeplere dayanılarak açılacak tazminat ve rücu davalarında; a-Hakimlerin bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davası, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile görülür.”, (2) Hakimler ve Savcılar Kanununa eklenen 93/A maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu kanunla değiştirilen 573. maddesi hükümleri bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte a- görülmekte olan davalar, b- kesinleşmemiş hükümler, c- miktar veya değeri itibariyle temyiz ve karar düzeltme yoluna gidilemediği için kesinleşen hükümler, bakımından da uygulanır ve davaya Devlet aleyhinde devam olunur” hükmünü getirmiştir.
Şu durumda, 2802 sayılı yasaya eklenen 93/A maddesinde açıkça “Hakim ve Savcıların…” ibaresi ile savcılar yasa metninde sayılmış ve yürüttükleri bir soruşturma, kovuşturma ile ilgili yaptıkları işlemlerden dolayı haklarında açılacak davaların devlet aleyhinde açılacağı düzenlendikten sonra bu maddede açık hüküm bulunmayan haller için 1086 sayılı HUMK'un 573. maddesine yollama yapılmış bulunmasına, 1086 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi ile de HUMK 573. maddesi uyarınca devlet aleyhinde açılacak davaların Yargıtay ilgili hukuk dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatı ile bakılacağı ve görülmekte olan davalar için dahi hükmün uygulanacağı düzenlendiğine göre; keza 01/10/2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nın 47. maddesinde de aynı biçimde düzenleme yapılmasına göre davanın görüm ve çözüm yerinin Yargıtay ilgili hukuk dairesi olduğu sonucuna varılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek adli yargı yerinde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile işin esastan incelenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.