44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/417
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/11/2020
NUMARASI: 2018/424 E. - 2020/334 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ve dahil olduğu şirketler grubunun Almanya'da 162 yılından beri ucuzluk marketi sektöründe faaliyet gösterdiği dünya çapında 20 ülkede 10.000'den fazla süpermarketi olduğunu, ... unvanını ve markasını taşıyan süpermarketlerinde ... markasıyla piyasaya mallar sürdüğünü, ... markasının TPMK nezdinde tescil ettirildiğini, .. markasının Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2.05.2013 tarihli 2012/141 E 2013/ K sayılı kararı neticesinde tanınmış marka ve 09.12.2014 tarihi itibari ile özel marka statüsü altında korunduğunu, ... markası ile iltibas yaratacak kadar benzer olan davalıya ait ... ibaresinin kullanıldığını tespit ettiklerini, araştırmaları neticesinde TPMK nezdinde davalıya ait ... ibaresinin tescil başvurusunun reddedildiğini buna rağmen davalının; ... markasını kullanmaya deham ettiğini, söz konusu hukuka aykıri fiile son vermesi için Beşiktaş .... Noterliğinden 14.0.2017 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini davalı vekili tarafından Mersin .... Noterliğinden 11.09.2017 tarihli ... yevmiye numaralı cevap ihtarnamesiyle davalının davaya söz konusu olan markayı değiştirmeyi planladığını ancak kısa süre zarfında gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını belirttiklerini, davalıya gönderilen ihtarın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen davalı tarafından markada bir değişiklik yapılmadığını, 24.05.2018 tarihinde tekrar yollanan ihtarname neticesinde davalı markasının ... olarak değiştirileceğini belirttiklerini ve yeni markanın görsellerini paylaştıklarını, fakat ... ibaresinin kullanımın Mersin'in pek çok ilçesinde devam ettiğinin anlaşıldığını ve tecavüzün durdurulması ve haksız rekabetin önlenmesi için dava açıldığını, müvekkilinin esas faaliyet alanının süpermarket hizmeti olduğu ve davalının ... markasının da aynı hizmetin görülmesi için kullandığını, söz konusu markasal kullanımın ... markasının tanınmışlığından yararlanmak üzere kullanıldığını, haksız rekabetin ... süpermarket zincirinin Türkiye'de faaliyette bulunmaması nedeniyle mümkün olmayacağı düşünülse dahi aynı faaliyet konusu çerçevesinde hizmet vermekte olan 3. kişiler yönünden uzun yıllardır kaliteli hizmet temin etmek amacıyla sarf ettiği emeğinin kötü niyetli ve haksız olarak ortak olunmayla çalışılması yönünde haksız rekabet sonucunu doğurduğunu, davalı şirketin eylemleri nedeniyle müvekkilinin ve markasının zarar gördüğünü beyan ederek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 5.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olacak açıldığını, müvekkilinin Mersinde uzun yıllardır market sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının Türkiye sınırlarında faaliyet göstermediğini, halk tarafından tanınmadığını, faaliyet gösterdiği ülkelerdeki insanlarımız tarafından bilinmediğini, bundan dolayı haksız rekabet ya da tanını aşlığından faydalanmak gibi bir durum olmadığını, ... isminin müvekkili için özel bir anlam ifade ettiğini, yazı stili, punto, renk seçimi ve işaret konusunda davacıdan gelen ihtarnameye verdikleri cevapta iyi niyet ilkesi gereği ... ismini değiştireceklerini, belirttiklerini, birkaç aylık bu sürenin makul olduğunu değişim çalışmalarına başladıklarını, ... olarak görselleri ve tescil belgesini yolladıklarını ve uzun zamandır ... isminin müvekkili tarafından kullanılmadığını ... markasını kullandıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre; davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Davalının kullanımı tescilden farklı bir kullanım olduğundan somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiz oranı ile davalıdan tahsiline,Davalının ... ibaresini tanıtım mataryallerinde işyerinin unvanında kulllanmasının önlenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususları tekrar ederek, eldeki davanın konusunun markanın hükümsüzlüğü değil, marka hakkına tecavüz olduğunu, davaya konu müvekkiline ait markanın, hukuken korunan ve resmi makamlarca tescil edilmiş bir marka olduğunu, davaya konu meselenin, müvekkiline resmen tescilli olan markanın kullanılmasından ibaret olduğunu, dolayısıyla herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını, davanın konusuz olduğunu,Davalının davacı tarafından kendisine dava açılmadan uzun zaman önce markayı kullanılmaya başladığını, Davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile manevi tazminata ilişkindir. Davacı ... adına ... ibareli markanın ... no ile 3,16,35. Sınıf için 26.2.2002 tarihinde tescil edildiği, daha sonra farklı sınıflarda dahil edilerek seri markalar oluşturulduğu, davacının sunduğu deliller kapsamında davacı markasının tanınmış marka olduğu markanın seri marka şeklinde değişik sınıflarda ... ...,..., ...,...no ile tescilli olduğu anlaşılmıştır.( ... sayılı ... ibareli markanın 3, 16 ve 35. Sınıflarda 26/06/2002 tarihinden, ... sayılı aynı ibareli markanın 35. Sınıf dahil 11 ayrı sınıfta 12/05/2006 tarihinden, ... sayılı aynı ibareli markanın 35. Sınıf dahil 6 ayrı sınıfta 25/12/2008 tarihinden, ... sayılı aynı ibareli markanın 24 ve 25. sınıflarda 24/08/2010 tarihinden itibaren 10'ar yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, davalı markasından sonraki tarihlerde de aynı ibareli ve birçok sınıfta davacı markasının tescil edilmiş olduğu, ... ibareli markanın özel/02483 başvuru numarası ile tanınmış marka olarak TPE nezdinde tescilli olduğu sunulu delillerden anlaşılmıştır) Davalının ise ... nolu ... markasının 35.sınıf için 03.07.2009 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı yanca İstanbul 4 FSHHM'nin 2006/466 Esas-2007-74 karar sayılı ilamı sunulmuş, 16/03/2007 tarihli ilamda, davacıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu belirlenmiş, ... markasının mağazacılık sektöründe tanınmış marka olduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; davalının ... ibareli kullanımlarının davacının ... ibareli tanınmış markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı yan her ne kadar ... nolu ... markasının adına tescilli olduğunu, kullanımlarının tescile dayalı olması nedeniyle hukuka uygun olduğunu iddia etmiş ise de; 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesine göre, marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinden, aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Toplanan delillere göre; ... ibaresinin Almanya'daki marketler zincirinin tanınmış marka niteliğini aldığı, oluşturma aşamasında şirketin kurucularının ... olan soyadının ilk iki harfi ile indirim anlamına gelen Discount kelimesinin ilk iki harfinin bir araya gelmesi ile oluşturulan fantezi bir ibare olduğu, ... yada ... ibarelerinin davalı yanca kullanımının marka hakkını ihlal ve haksız rekabete neden olacak bir kullanım olduğu, davacı yanca sunulu görsellerde davalının ... ibaresini öne çıkararak kullandığı tabelalarda bu ibarenin yer aldığı, davalının tescilli markasını davacı markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, faturalarda dahi ... ibaresinin öne çıkarıldığı, bu kullanımın dahi davacının tanınmış ... markasına tecavüz oluşturduğu, bu eylem nedeniyle davalıya ihtar gönderildiği, davalının ise ihlali hemen kaldıramayacağını bildirdiği, dolayısıyla davalının sonradan kullanımını değiştirmesinin ihlalin varlığını ortadan kaldırmadığı anlaşılmakla, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın eylemi, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak kabul edildiğinden ve davalı taraf bu eyleminde kusurlu olduğundan 6102 sayılı TTK' nın 56. maddesi ile 556 sayılı KHK' nın 9, 61 ve 62/1-b ve 6769 sayılı SMK’nun 29, 149.maddeleri gereğince manevi tazminat talebi yerinde görülerek, fiilin işlenme tarzı, hükmedilecek tazminatın marka sahibinin manevi tatmin duygusunu giderecek düzeyle olması kriteri, hak ve nesafet ölçüleri gözetilmiş ve ihlalin boyutu ile gerçekleşme biçimi, kapsadığı coğrafi alan ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal konumları da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin 5.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, aksi yöndeki istinaf nedenlerine itibar edilmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.