Esas No
E. 2024/361
Karar No
K. 2024/441
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/361

KARAR NO: 2024/441

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/12/2023

DOSYA NUMARASI : 2023/304 Esas - 2023/867 Karar

DAVA: Kıymetli Evrak İptali Kararının Kaldırılması

KARAR TARİHİ 07/03/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, Keşidecisi ... olan, 13/10/2022 düzenleme, 30/03/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono, Keşidecisi ... olan, 13/10/2022 düzenleme, 30/04/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono, Keşidecisi ... olan, 13/10/2022 düzenleme, 30/05/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono, Keşidecisi ... olan, 13/10/2022 düzenleme, 30/06/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono bonolarda yetkili hamili olduğunu, ilk sırada yer alan Keşidecisi ... olan, 13/10/2022 düzenleme, 30/03/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bononun vadesinde tahsil edilememesi nedeniyle de bononun keşidecisi ... hakkında Burhaniye İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında ise davalı ... tarafından söz konusu bonoların iptali talebiyle Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/796 E sayılı dosyasıyla kıymetli evrak iptal davası açıldığı ve bu dosyadan bonoların iptaline karar verildiğinin öğrenildiğini, bu nedenle, mahkemenin bononun iptaline karar verirken ibraz süresini beklemesi ve ibraz süresini de vade tarihinden itibaren başlatması gerektiğini, ancak iptaline karar verilen bonoların vade tarihi 30/03/2023, 30/04/2023, 30/05/2023 ve 30/06/2023 tarihi olmasına rağmen, iptal kararı 10/03/2023 tarihinde yani ibraz süresinden önce verilmiş ve kesinleştiğini, Mahkemenin, bonoların ibraz süresini bekleyip davacıya istirdat davası açmak için süre vermek ve bunun sonucuna göre hüküm kurmak yerine bonoların iptaline karar vermesi yerinde olmadığını, kıymetli evrakın iptali kararları maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, bu kararlar bir ilam değil, tespit niteliğini haiz kararlar olduğunu, kıymetli evrakın zilyedi, senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek iptal kararının iptali istemiyle dava açıp zayi nedeniyle verilen iptal kararını her zaman ortadan kaldırabilir ve kıymetli evraka dayalı haklarını her zaman ileri sürebileceğini, dava konusu bonolar da zayi olmayıp davacının elinde olduğunu, bu nedenlerden ötürü Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/796 E, 2023/144 K sayılı dosyasından verilen iptal kararının iptaline karar verilmesini vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın yetki itirazında bulunduğunu, davalı Banka müşterisi ... tarafından tahsil olunmak üzere davalı Banka'ya teslim edilmiş davaya konu bonoların yanı sıra bir kısım çek ve senet, ... kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, söz konusu senetler taşınma işini gerçekleştiren ... kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş ve akabinde davalı Bankaca 31/10/2022 tarihli tutanak tutulduğunu, senet operasyonları merkezi tarafından ... Burhaniye Şubeye tahsil amacıyla gönderilen senetler bütün aramalara rağmen bulunamadığına dair 031/10/ 2022 tarihli tutanak ekte olduğunu, senet iptali amacıyla balıkesir asliye ticaret mahkemesi 2022/796 esas sayılı dosyası nezdinde senet iptal davasının açıldığını, 10/03/2023 tarihinde verilen gerekçeli karar ile senedin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davaya konu senet bedeli senet borçlusu ibrahim küçükelvan tarafından 03/04/2023 tarihinde senet hamili olan ve tahsil için davalı bankaya veren ... 60.000,00 tl olarak ek'te sunduğumuz dekont ile ödendiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davacı istirdat davası açıldığını bilindiği halde huzurdaki davayı ikame edildiğini, davacının huzurdaki dava ile elde edeceği bir hukuki menfaat bulunmadığını, davalının davaya konu bonoyu da aynı şekilde ele geçirmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, tespit edebildiğimiz kadarıyla, davalı ... hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2907 nolu, 2022/6223 nolu, 2023/542 nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64019 no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/118581, 2021/136502 ve 2023/14713 nolu soruşturma dosyaları ile hırsızlık ve sahtecilik suçlarından kaynaklı soruşturmalar devam ettiğini, bahse konu dosyaların Mahkemeniz kanalıyla talep edilerek incelendiği vakit davalının davaya konu bononun yetkili hamili olmadığı anlaşılacağını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/12/2023 tarih ve 2023/304 Esas - 2023/867 Karar sayılı kararı ile; Dava, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/796 E., 2023/144 K.sayılı kararı ile iptaline karar verilen dava konusu keşideci ... tarafından tanzim edilen 13/10/2022 düzenleme tarihli, 30/03/2023 vade tarihli, 30/04/2023 vade tarihli, 30/05/2023 vade tarihli, 30/06/2023 vade tarihli 60.000,00TL bedelli 4 adet bono ile ilgili iptaline ilişkin ilamın ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.Davacı, yetkili meşru hamili olduğu bonoların davalı tarafça zayi nedeniyle bono iptali davasına konu edildiğini, bonoların ibraz süresinden önce iptaline karar verildiğini, 3 aylık sürenin beklenmediğini ve bononun yetkili ve meşru hamili olduğunu, söz konusu bonoların tahsil edilmesi için bonolar hakkında verilmiş iptal kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiş, davalı ise, davanın reddini savunmuştur.

Davalı vekilinin yetki itirazının; mevcut düzenleme kapsamında kesin yetki ve ilk itiraz olan yetki itirazının bulunduğu haller kapsamında yer almadığı anlaşıldığından HMK madde 6 gereği genel yetkili mahkemede dava açıldığından reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.1997 tarihli ilamına, Doktrine ve Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, kıymetli evrakların bu bağlamda çeklerin iptaline ilişkin davalar, hasımsız olarak açılır ve çekişmesiz yargıya dahil dava türlerindendir. Bu nedenle, iptal kararı aleyhine yasa yollarına başvurulsa dahi maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ve dolayısıyla da hasımlı olarak açılacak bir iptal davası sonucunda verilecek kararla değiştirilebilir ya da ortadan kaldırılabilir. Dolayısıyla çekin ziya ve iptali kararları iyiniyetli 3.kişinin alacaklılık sıfatına halel getirmediğinden çekin gerçek hamili olan zilyedi senedin iptali kararının iptalini her zaman talep edilebilir.

TTK 763 maddesine göre elden çıkan bono mahkemeye sunulur ise mahkeme iade davası açması için talep sahibine süre verir. Somut olayda davalı davaya konu bonoların zayi olduğundan bahisle iptali için dava açmış olup mahkemece yapılan ilanlar sonucunda bono ibraz edilmediğinden iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK 761/1 maddesi gereğince bonoyu getirme süresi 3 ay olup söz konusu 3 aylık süre vadesi gelmeyen bonolar hakkında vadenin gelmesinden itibaren 3 aydır. 3 aylık süre beklemeden dava konusu bonoların vade tarihlerinin üzerinden 3 ay olan ilan süresi beklenmeden 10/03/2023 tarihinde bonoların iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İptal kararı verilen bonoların Burhaniye İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile bonoların getirme süresi içerisinde 06/04/2023 tarihinde takibe konulduğu, dava dosyasına sunulan bonoların incelemesinde son hamilin davacı taraf olduğu, bonoların icra takibine konulduğundan kaybolmadığının anlaşıldığı ve davalı tarafın iddialarının açılacak istirdat davasında incelenerek karar verilmesi gerekeceğinden zayi olmadığı ortaya çıkan bonolar ile ilgili verilen iptal kararının kaldırılmasına ve dava esas itibari ile şekli bir dava olup esas amacı terkin sağlamaktan ibaret olduğundan maktu harca tabi olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın KABULÜ ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/796 E., 2023/144 K.sayılı kararı ile iptaline karar verilen dava konusu keşideci ... tarafından tanzim edilen 13/10/2022 düzenleme tarihli, 30/03/2023 vade tarihli, 30/04/2023 vade tarihli, 30/05/2023 vade tarihli, 30/06/2023 vade tarihli 60.000,00TL bedelli 4 adet bono ile ilgili iptaline ilişkin bölümün hükümden kaldırılmasına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Senet borçlusu/ keşideci ... tarafından ... lehine düzenlenen 13/10/2022 tanzim tarihli; - 30/03/2023 vade, 60,000,00-TL (Altmısbin ) meblağlı, - 30/04/2023 vade, 60,000,00-TL (Altmısbin ) meblağlı, - 30/05/2023 vade, 60,000,00-TL (Altmısbin ) meblağlı, - 30/06/2023 vade, 60,000,00-TL (Altmısbin ) meblağlı 4 adet senedin meşru hamil ... tarafından tahsil olunmak üzere müvekkil bankaya teslim edilmiş olduğunu, ilgili senedin ... Kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, akabinde müvekkil bankaca kayıp senet hakkında 31/10/2022 tarihli tutanağın tutulduğunu, kaybolan senet ile ilgili mağduriyet doğmaması için müvekkil kurum tarafından senet iptali amacıyla Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/ 796 Esas sayılı dosyası nezdinde senet iptal davası açılmış olup Senedin Zayi Nedeniyle İptaline karar verildiğini, Senet iptal davasının seyri esnasında davaya konu senet bedelinin, senet borçlusu İbrahim Küçükelvan tarafından 03/04/2023 tarihinde senet hamili olan ve tahsil için müvekkil Bankaya veren ...' a 60.000,00 TL olarak ödenmiş olduğunu, ( dekontun mahkemeye sunulduğunu ) Senet iptal davasına konu senedin davacı tarafından 03/04/2023 tarihinde Burhaniye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuş olduğu ve ödeme emrinin senet borçlusu ... ' a tebliğ edildiği hususunun öğrenilmesi akabinde müvekkil kurum tarafından 17/04/2023 tarihinde Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/276 E. sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, ilgili davada Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Burhaniye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması kararı verildiğini, Davacının, 17/04/2023 tarihinde müvekkil kurum tarafından İstirdat davası açıldığını bildiği halde huzurdaki davayı 16/05/2023 tarihinde ikame ettiğini, davacının huzurdaki dava ile elde edeceği bir hukuki menfaat bulunmadığını, İstirdat davası açılmakla huzurdaki davaya konu senet iptal kararının herhangi bir hükmü kalmadığını, davacının kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğini, Huzurdaki davada mahkeme tarafından verilen "davanın kabulü" kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil kurum tarafından istirdat davası açılmakla senet iptal davasındaki kararın hükümsüz kaldığını, öncelikle bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, senet iptali kararının iptaline ilişkin olan huzurdaki dava konusuz kaldığından karar vermesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın konusuz kalması sebebiyle aleyhe yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı kararın bozulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, Mahkemenin aksi kanaatte olması, yani mezkur senet hakkında davacıya karşı müvekkil Banka tarafından senedin istirdatı yönünde dava açılmış olması sebebiyle huzurdaki davanın açılmasında davacının bir menfaati kalmaması yönündeki beyanlarının mahkemece kabul edilmemesi halinde dahi açmış oldukları istirdat davasının bekletici mesele yapılıp istirdat davasının sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğini, zira istirdat davasının müvekkil banka lehine neticelenmesi durumunda senedi elinde bulunduran işbu davanın davacısının senedin yetkili halimi olmadığının ortaya çıkacağını ve açmış olduğu bu davanın da haklılığının kalmayacağını, kıymetli evrakın iptali kararının iptali davasını açan davacının davaya konu kıymetli evrakın yetkili hamili olup olmadığı hussunda devam etmekte olan bir dava bulunması nedeniyle ekte iletmekte oldukları Yargıtay 11. HD' nin kararına da atfen senet istirdadına ilişkin derdest yargılamanın neticesinin beklenmesi gerektiğini, Ayrıca, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenmiş, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş, müvekkil bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için müvekkil bankaya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca icra takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin aynı kişi olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, birbirleriyle yegane ortak noktası müvekkil bankaya tahsil için verilmiş ve ... kargo tarafından taşıma esnasında kaybedilmiş olması olan ve bunun haricinde birbirleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bahse konu kambiyo senetlerinin aynı kişinin elinde toplanmasının mümkün olmadığı hususunun genel hayat tecrübesiyle sabit olup, bu anlamda davalının kötü niyetli olduğuna şüphe bulunmamakta olduğunu, bu takiplerin dosya numaralarını delil olarak sunduklarını, bankalarına tahsile verilip ... Kargo tarafından taşıma esnasında kaybolan ve bilahare davalılardan ... tarafından icraya konulan kambiyo senetlerine ilişkin takip bilgilerinin dilekçesinde belirtildiği şeklinde olduğunu, Müvekkil bankaya müşterilerce tahsile verilmiş ve ...kargoda taşıma esnasında kaybolan birçok çeki tahsile koyanın davalı ... olup, bu kimsenin kargoda taşıma esnasında çek çalmaktan dolayı tutuklanmış olduğu haberi ve bu kişi hakkında çek çalma (hırsızlık) suçundan başlatılmış olan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2907, 2022/6223 ve 2023/542 nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64019 no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığılığı'nın 2019/118581, 2021/136502 ve 2023/14713 nolu soruşturma dosyaları olduğu da gözetildiğinde aynı suretle kargodayken çalınan davaya konu çekin de söz konusu suça konu olduğu ve dolayısıyla davalının davaya konu senedin yetkili hamili olmadığı hususunu ortaya koymakta olduğunu, Davalı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2023/542 Soruşturma sayılı dosyasında hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğine veya hırsızlık eylemine iştirak ettiğine dair haklarında kamu davası açmak için somut ve yeterli delil elde edilemediğini iddia ederek hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ileri sürmüş ise de aynı soruşturma sayılı dosyada davalı hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Dolandırıcılık" suçlarından tefrik kararı verilmiş olup bu suçlar hakkında ayrı bir soruşturma yürütülmekte olduğunu, Hırsızlık suçu kapsamında Gebze ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapmış oldukları suç duyurusunun yanı sıra, çeklerin ciro silsilesinde yer alan firmaların yetkilileri ve gerçek kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu suç duyurularının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2023/41159 Sor. no ve yine aynı savcılığın 2023/114708 Sor. no'lu dosyaları ile devam etmekte olduğunu, Davalı ... tarafından icra takibine konu edilen birçok çek ve senet için müvekkil kurum tarafından açılan istirdat davalarında müvekkil kurumun haklılığının hüküm altına alındığını, ekte sundukları kesin kararlarda da "... Somut olayda; Alacaklıları tarafından tahsil edilmek üzere tahsil cirosu ile bankaya ibraz edilen çek ve senetlerin ... kargo tarafından taşınması sırasında kaybolması/ çalınması akabinde çek ve senetler icra takibine konu edilmiştir. Banka kayıtları ve teftiş raporuna göre haksız biçimde ele geçirilen çek ve senetlerin organize bir yapı ile tahsil edilmeye çalışıldığı değerlendirilmiştir..." şeklinde yapılan değerlendirme sonucunda müvekkil kurum tarafından ikame edilen istirdat davalarının kabul edildiğini, çek ve senedin davalıdan istirdadı ve davacıya iadesine karar verildiğini beyanla; Açıklanan sebeplerle; Dosyanın duruşmalı olarak incelenmesini, İnceleme neticesinde İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 15/12//2023 tarih ve 2023/304 E- 2023/867 K sayılı kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, Bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise istirdat davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; zayi olması sebebiyle iptaline karar verilen kıymetli evrakın (bono) iptali kararının iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu keşideci İbrahim Küçükelvan tarafından tanzim edilen 13/10/2022 düzenleme tarihli, 30/03/2023 vade tarihli, 30/04/2023 vade tarihli, 30/05/2023 vade tarihli, 30/06/2023 vade tarihli 60.000,00TL bedelli 4 adet bononun zayi olduğu iddiası ile iptali için davalı tarafından Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/796 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda vade tarihinden itibaren bonoların ibrazı için belirlenen süre dolmadan bonoların iptaline karar verildiği, ancak davacı tarafından dava konusu bonolardan birine dayalı olarak 23/03/2023 tarihinde Burhaniye İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında takip başlatıldığı, dava konusu bonoların zayi olmadığı ve yetkili hamili olduğu gerekçesi ile davacı tarafında iş bu davanın açıldığı ve Mahkemece vade tarihlerinden itibaren bononun ibrazı için belirlenen süre dolmadan bonoların iptaline karar verilmesi ve bonoların zayi olmadığının anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili tarafından bonoların icra takibine konulması üzerine istirdat davası açıldığını, iş bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, istirdat davasının sonucunun beklenmesinin gerektiği, ayrıca dava konusu bonolar dışındaki bankaya tahsil edilmiş bonolara dayalı olarak davacı tarafından ayrı ayrı takipler başlatıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu ve hakkında soruşturma başlatıldığını, kendileri tarafından açılan istirdat davalarının kendileri lehine sonuçlandığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu bonoların ibrazı için belirlenen sürenin dolmadan iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve zayi olmadığının ve görünüşteki düzgün ciro silsilesine göre davacının yetkili hamil olduğunun anlaşılması karşısında davacının bonoların iptali kararının kaldırılması için iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, istirdat davasının sonucunun iş bu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, iki davanın konusunun farklı olması sebebiyle istirdat davasının açılması ile iş bu davanın konusuz kalmadığı, davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebeplerinin istirdat davasında ileri sürülüp değerlendirilecek sebepler olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı, davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 07/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.