Esas No
E. 2021/13498
Karar No
K. 2023/11194
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/13498 E.  ,  2023/11194 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/780 E., 2019/556 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/780 Esas, 2019/556 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.10.2020 tarihli ve 94660652-105-39-15199-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2020 tarihli ve KYB-2020/96429 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2020 tarihli ve KYB-2020/96429 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ ... sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanarak 10 ... hapis cezasına hükmedilmesini takiben, anılan Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince paraya çevirme işlemi yapılarak günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanmak suretiyle 6.000,00 TL adlî para cezası yerine, hesap hatası yapılmak suretiyle 3.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek eksik ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Hükümlü hakkında izin tecavüzü suçundan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenmiş ise de; (05.11.2018 tarihli ve 2018/3636 soruşturma numaralı) izin tecavüzü, firar, yoklama kaçağı ve bakaya suçlarında; temadinin başlangıç ve bitiş tarihinin her türlü kuşkudan uzak olarak belirlenmesi maddi vakanın tespit edilmesi, 1632 sayılı Kanun'un ilgili maddesinin zaman bakımından uygulanması, genel af, zamanaşımı, tekerrür müesseseleri aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin uygulanabilmesi ve lehe kanun değerlendirmesi gibi maddi ceza hukuku, yetkili mahkemenin belirlenmesi gibi ceza muhakemesi hukuku sorunları bakımından önem arz etmektedir. Mütemadi suçlarda suçun başlangıç ve bitme tarihlerinin hatalı tespit edilmesi, başlangıç ve bitme tarihlerinin bizzat maddi vakayı teşkil etmesi nedeniyle hükmü etkilemekte olup, sonuç cezada değişiklik olup olmayacağı hususunun bu değerlendirmede dikkate alınması mümkün değildir.

Ayrıca, mütemadi suçlarda kesintinin gerçekleştiğinin tespit edilmesi için hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlenmesi önemli bir kriter olmakla birlikte, adı geçen suçlarda fail kıtasına katılmadan, askerî birlik veya kuruma ya da resmî makamlara başvurmadan, yetkili makamlarca yakalanmadan veya failin ... kişi statüsü sona ermeden, başka bir anlatımla, fiili kesinti gerçekleşmeden iddianame düzenlenmesi bir yarar sağlamayacağı gibi çeşitli sorunlara neden olabilecektir. Örneğin, tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suç niteliğindeki İzin Tecavüzü suçundan dolayı fail hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecek, tipe uygun tek bir fiil bulunmasına rağmen failin birden fazla kez cezalandırılması söz konusu olacaktır. Dolayısıyla temadinin sona erdiğinin kabul edilmesi için fiili ve hukuki kesintinin birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek fiille ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi ayrık hükümler bulunmakla birlikte, kural olarak,

Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan bu düzenlemeler gereğince iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla, davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Yukarıda anlatıldığı şekilde düzenlenmeye bir iddianame, 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü maddelerine aykırı şekilde düzenlenmiş bir iddianame olacak ve bu aykırılık, aynı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre iddianamenin iadesi sebebi teşkil edecektir.

Yapılan açıklamalar ışığında; Kanun yararına bozma istemine konu karara ilişkin yapılan incelemede; Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05.11.2018 tarihli ve 2018/3636 soruşturma numaralı iddianamede şüphelinin 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince cezalandırılması istenilmiş ise de; sanığa atılı konusu suç oluşturan eylemin başlangıç ve bitiş tarihlerinin ortaya konulmadığı, Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bu haliyle iddianamenin kabul edilerek yapmış olduğu yargılama sonucunda sanığa ek savunma verilmeksizin 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarında firar suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2.(1) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.