Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2014/630
Karar No
K. 2014/630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/630 Esas - 2019/1030

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2014/630 Esas -GÖREVSİZLİK-
KARAR NO: 2019/1030
DAVACI: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ....L - Odunluk Mah. Akademi Cad. Zeno Center B Blok K:1 D:3 Nilüfer/ BURSA
DAVALI: ... - .... Soğanlı Mah. 12.Aslan Sk. No:6 İç Kapı No:2 Osmangazi/ BURSA
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 04/10/2019

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 07/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı sigorta şirketine sigortalı ve davalı adına kayıtlı aracın alkollü sürücü Cem Kasap idaresindeyken kusurlu biçimde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebiyle başka bir araç içinde bulunan Beyzanur DOĞRU'nun vefat ettiğini, ölenin hak sahiplerine destekten yoksunluk tazminatı ödendiğini, sigorta sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle sigortalıya rücu haklarının doğduğunu ileri sürerek 25.889,40TL nin ödeme tarihi olan 02/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmektedir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı davanın reddini savunduklarını, alkol alımının kazadan çok önce olduğunu, kazanın alkolden kaynaklanmadığını, kaza yerine yakın Petrol istasyonunun yıkama bölümünden sızan suların yolu kayganlaştırdığı gibi araçlarında kontrolsüzce yola çıktığını, kazanın bu sebeplerle olduğunu , maktulun emniyet kemeri takmaması sebebiyle kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davalının sigortalısı olan davalının araç işleteni olarak 3.kişiye verdiği zararın; aracı kullanan sürücünün alkollü olması sebebiyle rücuen davalıdan tahsiline ilişkindir.

Bu konuda, Yargıtay 17.H.D.'nin 15/12/2015 tarih ve 2015/16110 - 2015/14149 E/K sayılı kararı ile Yargıtay 20. H.D.'nin 25/01/2016 tarih, 2015/15280 - 2016/835 E/K sayılı içtihatları gereğince; ''....Davacı sigorta şirketine davalıya ait aracın Trafik - ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalının sevk ve idaresinde iken gerçekleşen kaza ile 3.kişiye davacının ödeme yaptığı, davalının kaza anında ehliyetsiz olması nedeniyle davacının poliçenin akidi olan davalıya rücu hakkı bulunduğu ileri sürülerek; yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edildiğine göre, 6502 Sayılı Tüketici Kanunun 3/L maddesi uyarınca; davada, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi yerinde olduğundan; tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına....'' karar verilmiş olduğundan; uyuşmazlık, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile akidi sigortalı kişi arasında bulunduğundan; bu nedenle davada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan; Mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.

Aynı konuda Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 25/01/2016 tarihli kararında "...somut olayda davacı vekili Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında trafik kazasında yaralanan üçüncü kişi için ödenen bedelin aracın sürücü ehliyeti olmayan kişiye kullandırıldığı iddiası ile sigortalıdan rücuen tahsilini talep etmiş olup, dava 28/11/2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Kanunun 3/L bendi gereğince davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu..." belirtildiğinden, anılan yargıtay içtihatları gereğince davada Bursa Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesi;

TTK'nın 16/2. maddesinde "kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları" düzenlemesi benimsenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.

Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısı davalı ... olup, araç Şahin marka kullanım şekli özel-hususi araçtır.Ticari nitelikte araç değildir.Davacının da halefiyete dayalı olarak dava açtığı gözönüne alındığında eylem her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmayıp, uyuşmazlık, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile akidi sigortalı kişi arasında bulunmaktadır. Bu durum karşısında davanın ticari nitelikte olmadığı gözetilerek; Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

3.Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4.HMK 331/2.madde gereğince; yargılama gideri harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/10/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.