13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin 22.04.2022 dava dilekçesinde; Davacı Şirketin ... A.Ş. ("..."), 50 yıldan daha uzun bir geçmişe sahip ve enerji sektörüne odaklanmış ... Holding'in Türkiye pazarında bir iştiraki olup hem internet ortamında hem de Türkiye’de yaklaşık 60 farklı noktada bulunan ekspertiz merkezleri ile oldukça iyi tanınan ve tüketiciler tarafından tercih edilen bir marka olduğu, Müvekkil Şirketin, İstanbul'da kurulduğu Ocak 2019 tarihinden bugüne otomotiv sektöründe ve özellikle ikinci el araba satışı alanında ülkemizin önde gelen markalarından biri haline gelmiş ve müşterilerine sunduğu şeffaf, hızlı, modern ve kolay çözümlerle fark yaratmayı amaçlayarak, büyümesine hızlı ve emin adımlarla devam eden öncü bir e-ticaret şirketi olduğu, Müvekkil Şirket’in sunduğu hizmetin kalitesi, başarısı ve bilinirliğinde başarılı şirket yönetimi, araştırma ve geliştirme çalışmaları Müvekkil Şirket’in özel olarak seçtiği, eğittiği ve gelişmesine imkân tanıdığı çalışanlarının önemli rolü bulunduğu, Müvekkili Sirketin her bir çalışanının gelişimi için büyük bir çaba ve kaynak harcadığı, Şöyle ki, Müvekkil Şirket çalışanlarına her türlü eğitimi, uluslararası bilgi ve deneyim paylaşım fırsatını, alanının en iyisi profesyonellerin deneyimlerinden yararlanma fırsatını, grup şirketlerin know-how’larını ve raporlarını inceleme imkanını sağladığı, Davalı ... ..., imzalamış olduğu iş sözleşmesi ile 02.05.2018 - 15.10.2021 tarihleri arasında ilk olarak Operasyon Planlama Uzmanı olarak göreve başladığı, akabinde işten ayrıldığı tarihe kadar Perakende Operasyon Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı, Davalı ayrıca işe başlama tarihinde Müvekkil Şirket'in "Gizlilik ve Mahremiyet" adlı politikası dahil tüm politikalarını da okuyup, onayladığı, Davalı, 02 Kasım 2021 tarihi itibariyle el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesi ile kendi isteği ile işyerinden ayrıldığı ve 25.11.2021 tarihinden itibaren Müvekkil Şirket'in doğrudan rakibi olan ve e-ticaret alanında faaliyet gösterip ikinci el araç alım satımı yapan ... ... Şirketi'nde ("Rakip Şirket") ''Araç Operasyonları ve Lojistik Müdürü'' olarak çalışmaya başladığı, Davalı'nın İş Sözleşmesi uyarınca Davalı'nın iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 3 (üç) ay boyunca İstanbul, Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun, Adana, Antalya ve Gaziantep illerinde yer alan ve Müvekkil Şirketi'nin işleri ile doğrudan rekabet halinde olan herhangi bir faaliyette bulunan şirketlerde çalışmama yükümlülüğü altında olup Davalı'nın işbu rekabet etmeme maddesine aykırı davrandığı tartışmasız olduğu, Müvekkil Şirket’in mevcut işi ile gelecek stratejileri hakkında kapsamlı bilgiye sahip olan birkaç kişiden biri olan Davalı’nın rakip şirkette benzer bir pozisyona geçerek rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, Davalının bu fiili açık bir şekilde; İş Kanunu’na ve istihdamı sonlandıktan sonraki 3 ay boyunca Davalı’nın rekabet eden faaliyetlerde bulunmasını ve Müvekkil Şirket’in çalışanlarını istihdam etmesini kısıtlayan İş Sözleşmesi’ne aykırılık teşkil etmekte olduğu, Davalı, İş Sözleşmesi gereği rekabet etmeme ve ayartmama yasağına aykırı davranmış, sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmiş ve dolayısıyla İş Sözleşmesi'nde yer alan taahhütlerini ihlal ettiği, Müvekkil Şirket'in bu hususa ilişkin her türlü hakkı saklı olduğu, Davalı ile Müvekkili Şirket arasında akdedilen İş Sözlesmesi’nin “Rekabet Etmeme ve Ayartmama Yükümlülükleri” başlıklı 14. maddesinde Davalı’nın rekabet teşkil edici faaliyetlerde bulunmama yükümlülüğü aşağıdaki şekilde düzenlendiği, İş Sözleşmesi'nde yer alan rekabet yasağı maddesinin TBK madde 444 uyarınca gerekli şartları taşıdığı ve bu kapsamda hükmün geçerli olduğu, somut olay açısından da Müvekkili Şirket nezdinde en son perakende operasyon müdür yardımcısı olarak görev yapan davalının, müvekkilinin rakibi konumunda bulunan Rakip Şirket'te araç alım ve satım işlemlerinde benzer pozisyonda göreve başlaması, davacı müvekkili açısından bu işlemden zarar görme ihtimali olan bir davranış olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira ikinci el araç alım ve satım işlemlerinde müvekkilinin karlılığını, maliyet hesaplamalarını ve buna bağlı satın alma fiyat politikalarını doğrudan etkileyen en önemli hususlardan birisi fiyatlandırma işlemi olduğu, davalının müvekkili şirket bünyesinde en son perakende operasyon müdür yardımcısı olarak çalışması sebebiyle iş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırı şekilde rakip firmada çok kısa bir süre sonra işe başlaması, rekabet yasağının açık ihlali olup, bu noktada davalının Müvekkili Şirket'i zarara uğrattığı, Davalı, müvekkili şirket bünyesinde en son Perakende Operasyon Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı, müvekkil Şirket'in üst düzey yöneticilerinden biri olarak Müvekkil Şirket'te hizmet verdiği süreçte Müvekkil Şirket’in işleri, faaliyetleri, ürünleri, stratejileri, know-how’ları, teknik ve yöntemleri, müşterileri, tedarikçileri ve çalışanları hakkında tüm verilere erişim yetkisine sahip olduğu,
Bu kapsamda Davalı'nın bulunduğu pozisyon itibariyle Müvekkili Şirket'te elde ettiği kazanımları, Müvekkili Şirket'in rakibi konumunda bulunan Rakip Şirket'te kullanması ve/veya kullanma ihtimalinin ortaya çıkması, müvekkili Şirketi maddi zarara uğratma ihtimalini gündeme getirdiği, davalının doğrudan bu işlemleri organize ederek fiyatlandırma politikalarını belirlediğinden, rakip şirkette çalışmaya başlayarak Müvekkili Şirketi maddi zarara uğrattığı, davalının dünya çapındaki çalışanlarla birlikte çalışarak Müvekkil Şirket ve grup şirket çalışanları ile mevcut ve gelecek plan ve stratejileri hakkında bilgi değişimi ve teknik bilgi alışverişinde bulunduğu, davalı ... Seçginin şirketten ayrıldıktan sonra Rakip şirket ... ... Şirketi bünyesinde çalışmaya başladığı, Davalı, müvekkil şirketteki işinden ayrıldıktan sonra ... (T.C. ...), ... (T.C. ...) ve ... (T.C. ...) ile birlikte Rakip Şirket'te göreve başladığı, Davalı ... ... adı geçen çalışanlarla rakip şirket bünyesinde çalışmaya başlamakla yetinmemiş halihazırda müvekkili şirket bünyesinde çalışan diğer çalışanları arayarak iş sözleşmesi kapsamındaki ayartmama yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiği, Diğer yandan davalı ... ..., müvekkil şirket bünyesinden istifa yoluyla ayrılmasına rağmen, müvekkil şirketten haklı nedenle istifa ettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve bir takım işçilik alacakları yönünden .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirket aleyhine işçilik alacakları davası ikame ettiği, Müvekkil Şirketinin Davalı'nın ticari sır niteliğinde müşteri bilgilerinin bir kısmı kaybetmiş ve bu nedenle de büyük maddi zarara uğramakla kalmamış, bir de elde edebileceği muhtemel gelirlerden de mahrum kaldığı, davalının Sirket’in üst düzey yöneticilerinden biri olarak iş akdinin sona ermesinden sonraki 3 ay süresince rekabet etmeme yükümlülüğü üstlendiği, ancak, Davalı bu açık yükümlülüğü ihlal ederek, Rakip Şirket için çalıştığı, bu nedenlerle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; Davalı'nın çalışmakta olduğu ... ... Şirketi SGK kayıtlarının celbine, .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının celbi ile, işbu dava dosyasına alınmasına, Haklı davanın kabulüne, Davalı'nın rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırılık teşkil eden eylemlerin tespiti ile Davacı'nın bu nedenle uğradığı zarar miktarının tespiti, yargılamanın devamı sırasında, zararın belirlediği veya belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda HMK md. 109 uyarınca arttırılmak üzere şimdilik 50.000 TL tutarındaki maddi zararın yasal faizi ile birlikte Davalı'dan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı'ya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.
CEVAP
Davalı vekilinin sunduğu 03.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, müvekkilin iş akdini sonlandırılması sonucu iş sözleşmesinde yazılı olan rekabet yasağını ihlal ederek rakip firmada çalışmaya başladığını ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek zararının tespitini ve HMK Md. 107' göre şimdilik 50.000 TL tutarında belirsiz maddi zararının yasal faiziyle müvekkilden tahsilini talep ettiği, davacının herhangi bir maddi zararı olduğunu kabul etmesek de bir an için zarara uğradığı kabul edilirse dahi bu zararı belirsiz alacak davası olarak talep etmesi usul gereği mümkün olmadığı, davacı taraf dilekçesinde "...müşteri bilgilerinin bir kısmı kaybetmiş ve bu nedenle de büyük maddi zarara uğramakla kalmamış, bir de elde edebileceği muhtemel gelirlerden de mahrum kalmıştır." ifadesiyle zarara uğradığını iddia ettiği, burada izah ettiği zararlar gerçekleşmişse bunları kendi uhdesinde olan ticari defter ve kayıtlarıyla kolayca hesaplayabilmesi gerektiği, davacı, kendi hesaplayabileceği ve belirleyebileceği bir alacağı belirsiz alacak davası olarak ikame edemeyeceği, bu nedenle alacağın belirsiz alacak olarak açılmasına itiraz ettikleri, Öncelikle müvekkilinin, davacı yanında 02.05.2019 - 15.10.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davacı tarafından işe başlangıç yılı sehven "2018" olarak gösterildiği, Davacı işveren, taraflar arasında imzalanmış olan İş Sözleşmesi madde 14'de yazılı rekabet yasağı ve ayartmama hükümlerini dava dosyasına dayanak olarak gösterdiği, bu sözleşmenin eşit veya birbirine yakın iki konumda olan taraflarca imzalanmamış olduğu, Tek taraflı olarak önceden işveren tarafından hazırlanmış olan bu sözleşme, düzenleyen tarafça müzakereye, pazarlığa ve tartışmaya açılmadan, konuşulmadan işçi tarafa imzalatılmış olup TBK Md.20/1'de zikredilen genel işlem koşulu niteliğinde olan bir sözleşme olduğu, müvekkilinin davacı şirketten önce de otomotiv alım-satım-kiralama işinde çalıştığı, Davacı yanından önce 2 yıl ... (... A.Ş.) adlı şirkette ve gene 2 yıl ... (...A.Ş. ) adlı şirkette davacı yanında çalıştığı görevlere benzer görevlerde operasyon bölümlerinde çalıştığı, ikinci el araç alım satım işi özel uzmanlık ve ihtisas gerektirmeyen yeterli sermayesi olan herkesçe yapılabilecek nitelikte bir iş olduğu, sürekli aynı veya belirli bir müşteri çevresiyle yapılan bir iş niteliğinde olmadığı, yapılan işte belirli bir müşteri portföyü olmadığı gibi üretim veya ticari sır niteliğinde bir bilgi ve tecrübe aktarımı veya müvekkiline davacı işveren tarafça verilen veya sağlanan eğitimler, kurslar olmadığı, Kaldı ki müvekkilinin şirkette operasyon bölümünde çalıştığı, satın alınan araçların taşınması, park yeri olan araç depo alanına bırakılması gibi ve ofiste çalışanlara dair iç ilişkinin takibi niteliğindeki işlerin olduğu bölümde çalıştığı, Davacı yanında çalışmanın müvekkile katmış olduğu teknik bir bilgi, strateji, know-how, yöntem, müşteri portföy bilgisi vb şeyler söz konusu olmadığı, Bilakis müvekkilinin işe alınan ilk personellerden olduğu için o dönem çalıştığı iş arkadaşları geçmiş işlerinden edinmiş oldukları bilgi ve tecrübeleriyle davacı şirketin mevcut sisteminin ve düzeninin temelini inşa ettiği, sadece bilgi ve tecrübelerini katmayıp personel eksikliğinden dolayı çok fazla mesailere kalarak fazlasıyla emek de kattığı, müvekkilinin işe başladığı dönemde davacı şirketin ülkemizde henüz faaliyet ve operasyon geçmişinin neredeyse olmadığı, Müvekkilinin davacı yanında çalıştığı süre de (ortalama 2 yıl 5 ay) dikkate alındığında davacının rekabet yasağının ihlali nedeniyle tazminat talep etmesi de hakkaniyetli olmadığı, Davacıyla iş akdinin imzalanması sırasında müzakere ve pazarlık kabiliyeti olmayan işçi taraf olan müvekkilin somut durumlar da dikkate alındığında Anayasa Madde 48 gereği ("Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.") tanınmış mesleğini ve işini icra edeceği yeri serbestçe seçebilme hakkının ihlali niteliğinde olan bu davanın reddini talep etikleri, Davacı tarafça müvekkilden sonra işten ayrılan ve rakip firmaya geçen ... adlı çalışanların müvekkili tarafından ayartıldığı, müvekkilin bu kişileri aradığı iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğu, müvekkilinin davacı şirkette yoğun iş temposundan, fazla mesailerin ödenmemesinden dolayı ayrılmak zorunda kaldığı, Bu ağır şartlarda çalışmaya devam edemeyerek haklı nedenle iş akdini sonlandırmış olan müvekkiline genel işlem koşulu niteliğinde olan sözleşme ve rekabet yasağı hükmü gösterilerek tazminat talep edilmesi hakkaniyetli olmadığı, bu nedenle davacının davasının reddini talep etikleri, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; İş Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine aksi halde .... İş Mahkemesi ...
E. Sayılı dosya kararının beklenmesine, davacının davasının reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep edilmektedir.
GEREKÇE
Dava; Haksız rekabetten kaynaklı alacak davasıdır.
Davacı tanığı; ... duruşmadaki beyanında: "Ben davacı şirkette İnsan Kaynakları Grup Müdürü olarak 2019 yılı Kasım ayından beri çalışmaktayım, davacı şirkette 2019 yılı Mart ayında kurulmuştur, davalı davacı şirkette işe girdiğinden itibaren Eylül 2021 tarihine kadar Operasyon Planlama Uzmanı olarak davacı şirkette çalışmıştır, bu tarihten işten ayrıldığı tarihe kadar ise Perakende Operasyon Müdür Yardımcısı olarak çalışmıştır, davalı kendisine daha fazla ödeme yapılan bir şirkette iş bulduğu için davacı şirketten istifa etti, ve müvekkil şirket ile işi yapan ... isimli şirkette çalışmaya başladı, ... ...'dan sonra kurulan bir şirkettir, bizim şirketin yaptığı işin aynısını yapmaktadır, davacı şirket 2019 yılında kurulduğunda çekirdek bir kadro ile yola çıktı, davalıda bunlardan biriydi, şirketin tüm departmanlarının kuruluş süreçlerinde davalı da yer aldı, davalının şirketteki görev tanımı inanılmaz genişti, şirketle ilgili tüm işlerde bilgisi ve sorumluluğu vardı, kendisi ayrıca araç alım işlemlerinde günlük operasyonel işlemlerin yürütülmesinden sorumluydu, şirketteki tüm departmanlarda yetkisi vardı, kendisi araç alım satım verilerinin kaydedildiği, bir araç başına karlılık oranları, günlük ve aylık araç satış adetleri görebiliyor, aynı zamanda ekspertiz ve Admin portalına erişimi bulunmaktaydı, ben insan kaynaklarında çalıştığım için tüm çalışanların Rekabet Yasağı Sözleşmesini imzaladıklarını biliyorum, bu sözleşmede rekabet yasağı ve ayartmama yükümlülüğü yer almaktadır, ancak davacı benden önce işe başladığı için kendisinin sözleşmeyi imzalama sürecinde ben bulunmamaktaydım, davacının iş yerinden ayrıldıktan sonra işten ayrılan kişilere ayartıp ayartmadığına ilişkin benim bir bilgim yoktur. Davalının ekip olarak davacı şirketin kârlılık ve maliyet oranının belirlenmesinde etkisi ve yetkisi bulunmaktaydı, Admin portalında gün içerisinde araç alım merkezine gelen tüm arabaların bilgileri yer almaktadır, bunlar araç alım fiyatı, satış fiyatı yer almaktaydı, ayrıca ... bir araçtan o ay kaç tane almış ve ne kadara almış, ne kadara sattığına ilişkin bir şirkette yer alan stratejik bilgilere ilişkin bilgiler yer almaktaydı, davalının şu anda bildiğim kadarıyla ...'da operasyon müdürü olarak çalışmaktadır, bizde de en son operasyon müdür yardımcısı olarak çalışmaktaydı, ... Şirketi Global bir şirkettir, farklı ülkelerde hizmet vermektedir, ancak Türkiye'de ...'nun araç operasyonel şirketi ...'dan sonra oluşturulmuştur. Davalı bildiğim kadarıyla ...'nun araç operasyonel şirketi kuruluş aşamasında geçtiğini biliyorum, bildiğim kadarıyla bu işi yapan İstanbul'da davacı şirket ... ve ... isimli 3 firmanın bu şekilde iş yaptığını biliyorum, İstanbul ve Ankara dışında aynı işi yapan firma olduğunu bilmiyorum, davalının davacı şirkete işe başladığında daha önce yaptığı çalışmaları ve araç sektörüne hakim olup olmadığını hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında: "Ben ... şirketinde 2021 yılı Ocak ayından beri Hukuk Grup Müdürü olarak çalışmaktayım, aynı zamanda avukatım, bu şirket Türkiye'de Mart 2019'dan itibaren İstanbul'da online ikinci el araç alım satım platformu olarak çalışmaktadır, davalı da ben şirkete başladığımda hatırladığım kadarıyla Operasyon Planlama Uzmanı olarak çalışıyordu, hatta davalının şirketin kuruluşundaki ilk 5 kişiden biri olduğunu biliyorum, hatta ben işe başladığımda davalı tüm şirketi bana tanıtan kişiydi, kendisi kuruluşundan itibaren tüm sürece hakimdi, şirkette bir yönetim grubu bulunmaktadır, bu yönetimde müdür ve üzeri kişiler yer almaktadır, davalı uzman pozisyonunda olmasına rağmen bu grupta yer almaktaydı, hatta gruptaki tek uzman kendisiydi, ... online olarak araç alım satım işlemi yapan bir şirkettir, ...'da ... adında bir yazılım vardır, bu ... ...'ın kuruluş aşamasında oluşturulmuştur, davalıda bu aşamada yer almıştır, bu portalda satın alınan araçların tüm bilgileri , araçların ne kadara alındığı ne kadara satıldığı, ve hatta kişisel bilgiler dahil yer almaktadır, davalının bu portala erişim yetkisi bulunmaktaydı, hatta şirkette kimlerin bu portala girebileceğine dair yetkiyi kendisi veriyordu, birde ekspertiz portal bulunmaktaydı, yine bu portalda da yapılan ekspertiz işlemleri ve araçlara dair tüm bilgiler yer alıyordu, ben hukuk grup müdürü olarak çalışmama rağmen benim bu portallara direk erişim yetkim bulunmuyordu, ben hukuk departmanında çalıştığım için davacı şirketin yaptığı tüm sözleşmelere dair bilgim vardır, davacı şirkette çalışanlar işe başlamadan önce rekabet yasağı ve ayartmama yükümlülüğünü içeren sözleşmeyi imzalamaktadır, çünkü şirkette bulunan KNOW-HOW'un dışarıya çıkmaması istenmektedir, ...'nun kendisine daha fazla ücret teklif etmesi nedeniyle işten ayrıldığını biliyorum, ... tüketicilerin kendi ürünlerini sattığı bir platformken hatırladığım kadarıyla 2021 yılının Mayıs ayında ... Markası üzerinden online 2. El araç alım satım işlemlerine başlamış olup, yani ... ile aynı işlemi yapmaya başlamıştır, davalıda ... markası kurulduktan kısa bir süre sonra bildiğim kadarıyla Araç Operasyon Lojistik Müdürü olarak işe başlamıştır, Türkiye'de benim bildiğim kadarıyla davacı ile aynı işi yapan ..., ..., ... isimli şirketler vardır, ayrıca davalı şirketten ayrıldıktan sonra silsile halinde aynı departmanda uzun süredir çalışan ... işten istifa ederek ...'da çalışmaya başlamışlardır, ...'tan hemen sonra işten ayrılmaları da gözetildiğinde bu kişilerin işten istifa etmesinde ...'ın etkisi olduğunu düşünüyorum, ayrıca bizim şirketimizde yöneticilerin araçları ... ... isimli İzmir'de bulunan bir şirketten kiralanıyordu, ...'nunda bir süre sonra bu şirketten araçları kiraladığını farkettik, yine Lojistik hizmeti ... Oto'dan alınmaktadır, ...'da bu hizmeti bizim aldığımız ... Oto'dan almaya başlamıştır, ayrıca ekspertiz işlerinde ...'dan yapmaktaydı, ...'da burdan yapmaya başlamıştır, bu olayların peyderpey hepsi ... Bey'in ...'da işe başladıktan sonra gerçekleşmiştir, ... Türkiye'de Online olarak kurulan ilk platformdur, dolayısıyla davalının ...'dan önce aynı işi yapan bir şirkette çalışması mümkün değildir, davalının daha önce ... şirketinde çalıştığını biliyorum ancak hangisi olduğunu bilmiyorum. Davalının Admin Portalında öğrendiği bilgilerin ...'da çalışmaya başladıktan sonra kullanıp kullanmadığını bilemem ancak faydası olmuş olduğunu düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre Bilirkişi heyetinin 06/12/2023 tarihli raporlarında özetle; "...Dosya mevcudu davacı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, teknik ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporun içinde açıklanan nedenlerle; -İncelenen davacı şirkete ait 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, -Davacı ... A.Ş. 2019 yılı Dönem Net Zararının 6.914.617,84 TL, 2020 yılı Dönem Net Zararının 28.212.530,40 TL, 2021 yılı Dönem Net Karının 17.300.279,60 TL ve 2022 yılı Dönem Net Zararının 458.160.151,57 TL olduğu, -Davalı ayrıldıktan sonra şirketin cirosunda 2022 yılında % 394 ve 2023 yılında ise % 207 artış olduğu, -Şirketin 2023 yılı Finansman Giderleri 2022 yılına göre % 312 artmış ve 263,92 milyon TL olduğu, -Şirketin 2023 yılı Genel Yönetim Giderlerinin 2022 yılına göre % 284 yükselmesinin bir yönetim hatası olarak değerlendirildiği, -Bir işletmenin 4. yılında faaliyet zararı elde etmesinin işletmenin rasyonel yönetilmediğini göstermekte olduğu, -Bu itibarla Davalının şirkete negatif etkisinden ve vermiş olduğu maddi zarardan bahsetmenin bu mevcut verilerle mümkün olmadığı, -İş Sözleşmesi'nin gönüllü yapıldığı, bir zorlama olsa bile sözleşmeden vazgeçilebileceği, yer alan rekabet yasağı maddesinin TBK madde 444 uyarınca gerekli şartları taşıdığı ve bu kapsamda hükmün geçerli olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Davalının davacı iş yerinde 02.05.2019-15.10.2021 tarihleri arasında çalışmış olduğu, davacı şirketin ... adı ile 2. el araç alım satım konularında iştigal etmekte olduğu, davalının davacı iş yerinde Operasyon Planlama Uzmanı ve Parekende Operasyon Müdür Yardımcısı olarak çalışmış olduğu, davalının davacı işyerinden ayrılmasına müteakip dava dışı ... ... Servıs ve Tic. A.Ş. de Araç Operasyonları ve Lojistik Müdürü olarak işe başlamış olduğu, dosya kapsamında yapılan tetkik de toplanan deliller ile anlaşıldığı , davacı vekilince ; davalının iş sözleşmesi uyarınca , iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 3 (üç) ay boyunca İstanbul, Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun, Adana, Antalya ve Gaziantep illerinde yer alan ve davacı şirketi'nin işleri ile doğrudan rekabet halinde olan herhangi bir faaliyette bulunan şirketlerde çalışmama yükümlülüğü altında olup davalı'nın işbu rekabet etmeme maddesine aykırı davrandığı , davacı şirketin mevcut işi ile gelecek stratejileri hakkında kapsamlı bilgiye sahip olan birkaç kişiden biri olan davalının rakip şirkette benzer bir pozisyona geçerek rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu kapsamda davalının bulunduğu pozisyon itibariyle davacı şirkette elde ettiği kazanımları, davacı şirketin rakibi konumunda bulunan rakip şirket'te kullanması ve/veya kullanma ihtimalinin ortaya çıkması, davacı şirketi maddi zarara uğratma ihtimalini gündeme getirdiği, davacı şirket ikinci el araç alımı ve satımı yapan kurumsal bir şirket olduğundan, piyasaya göre fiyat dengesinin sağlanması ve fiyat politikasının piyasa koşullarına revize edilmesi oldukça önemli olduğu , davalı da doğrudan bu işlemleri organize ederek fiyatlandırma politikalarını belirlediğinden, rakip şirkette çalışmaya başlayarak davacı Şirketi maddi zarara uğrattığı, haksız rekabet ettiği iddia edilerek uğranılan maddi zararın tahsili istemiyle mahkememize dava açıldığı ;
Tarafların iddia ve savunmaları , dinlenen tanık beyanları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ; mahkememizce aldırılan dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere , 2. el araç alım satım ışının filo kiralaması olmadıktan sonra belirli bir iş yeri çevresi ile yapılan bir iş olmadığı, araç alıp satmak isteyen kişilerin potansiyel müşteri olduğu, bu kapsamda aynı kişilerin kurumsal şirketlerin toplu alım satımları hariç sürekli müşteri olmalarının mümkün olmadığı, toplu alım satım işlemlerinin ise ihale usulü yapıldığı,ve en uygun fiyat veren şirketlerden alım ve satım yapıldığı, dava kapsamında yapılan işin üretime yönelik bir iş olmadığı,(menfi) sermayesi olan herkes tarafından yapılabilecek bir iş kolu olduğu, bu kapsamda üretimsel bir faaliyet olmadığı için know-how, teknik bilgi, strateji vb. konularının ön planda olmadığı, bu nedenle davacı iddialarının ispatlanamadığı ve yine davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı şirkete ait 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ,
HMK 222. madde gözetilerek, defterlerin lehine ve aleyhine delil teşkil edeceği , davalının 15/10/2021 tarihinde davacı iş yerinden ayrıldığı davalı ayrıldıktan sonra şirketin cirosunda 2022 yılında % 394 ve 2023 yılında ise % 207 artış olduğu, şirketin 2023 yılı Finansman Giderleri 2022 yılına göre % 312 artmış ve 263,92 milyon TL olduğu, şirketin 2023 yılı Genel Yönetim Giderlerinin 2022 yılına göre % 284 yükselmesinin bir yönetim hatası olarak değerlendirildiği, bir işletmenin 4. yılında faaliyet zararı elde etmesinin işletmenin rasyonel yönetilmediğini göstermekte olduğu, bu itibarla davalının şirkete negatif etkisinden ve vermiş olduğu maddi zarardan bahsetmenin bu mevcut verilerle mümkün olmadığı, yapılan mali incelemelerle de tespit edilmiş olmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 853,88 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 426,28 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)