2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile borçlu taraf arasında geçmişten süre gelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişki kapsamında, borçluya birçok mal sattığını ve teslim ettiğini, bu mallara ve teslime ilişkin faturalar ile irsaliyeleri dilekçe ekinde sunduklarını, davalı tarafın müvekkili şirkete 9.408,46-USD tutarında borcu bulunduğunu, davalının 31.05.2023 ve 02.06.2023 tarihli e-postaları ile borçlarını ödeyeceklerini beyan etmelerine rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ------- İcra Müdürlüğü ------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını, ancak, davalı tarafın icra takibine ve ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine davalı ile yapılan şifahi görüşmelerde davalının ödemelerde sıkıntı yaşadığını, bu nedenle ödemeleri ötelemeye çalıştıklarından bahisle icra takibine itiraz ettiklerini beyan ettiğini, bunun üzerine dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, borçlunun mal kaçırma gayesi içinde hareket ettiğini, haricen yaptıkları araştırmalara göre borçlunun kendisine karşı icra takibine geçileceğini bildiği için mallarını elinden çıkardığını, alacaklıdan mal kaçırma gayesi ile hareket eden borçlunun, borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan faturalara konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, irsaliyeler üzerinde yalnızca araç sürücüsüne veya davacı şirket yetkililerine ait olduğu düşünülen bir adet imza yer aldığını, müvekkili şirket yetkililerinin imzasının yer almadığını, bu irsaliyelerin fatura konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğine dair herhangi bir delil niteliği bulunmadığını, bu irsaliyelerin fatura konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğine dair herhangi bir delil niteliğine haiz olmadığını, müvekkili şirkete teslim edildiği iddia edilen malların teslim alınmadığı tespit edildiğinden söz konusu faturalar uyarınca ödeme gerçekleştirilmediğini, fakat davacı tarafından muhasebe süreçlerinin uzaması ve kısa itiraz süreleri içerisinde faturaların iade edilmemesi nedeniyle ortaya çıkan fiili durumdan haksız bir menfaat elde etmek amacıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, açıklanan sebeplerle itiraz edilmemiş olan faturalar ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşımayan, davcının kendi el ürünü olan irsaliyeler dışında somut fatura konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini gösterir herhangi bir delil sunulmadığı ve delil listesinde de bu yönde bir delile dayanılmadığının görüleceğini, tebliğ edilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğini kabul anlamına geleceği ve fakat fatura konusu mal veya hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunun, mal veya hizmeti temin ettiğini iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere itiraz edilmeyen faturaya konu mal veya hizmetin sağlanıp sağlanmadığının ispatının davacıya ait olduğunu, fatura konusu malların gerçekten teslim edildiğine ilişkin herhangi bir somut delilin dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının işbu davayı açmasının kötü niyetli olması sebebiyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava,
İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. -------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 9.408,46 USD'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 11/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 19/06/2023 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların sunduğu deliller ve tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi ve değerlendirme neticesinde; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 9.408,46 USD karşılığı 177.067,69 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 9.408,46 USD karşılığı 177.067,69 TL borçlu gözüktüğü, ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, fatura içeriği malların davalı şirkete tesliminin ispatlandığı, karşılığında davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığından davacı şirketin 06.06.2023 takip tarihi itibariyle 9.408,46 USD alacağını talep edebileceği, C- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “…Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde -------- bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)…” faizi isteyebileceği, icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkemenin takdiri içinde kaldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: açılan davanın taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki sebebiyle fatura/cari hesaptan kaynaklanan itirazın iptali istemli olduğu, mahkememizce tarafların ilgili yıllara ait karşılaştırmalı BA-BS formlarının ilgili vergi dairelerinden celbedildiği, akabinde tarafların ilgili yıllara ait ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii edildiği,
13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, incelenen taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmakla sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu, bu doğrultuda cari hesabı oluşturan faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, BA-BS formlarının da birbiri ile uyuştuğu ve tam örtüştüğü, yine tam örtüşen taraf ticari defterlerinden davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 9.408,46-USD alacaklı olduğu, yine davalı defterlerinde de davalının takip tarihi itibari ile davacıya 9.408,46-USD borçlu olduğunun okunduğu, cari hesabı ve alacağı oluşturan faturaların irsaliyeleri incelendiğinde faturalara konu mal ve hizmetlerin davalı adına ------isimli kişiye teslim edildiği, mahkememizce -------- yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere bu kişinin de ilgili tarihlerde davalının sigortalı çalışanı olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın talep gibi tam kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Açılan davanın KABULÜ ile,
------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 9.408,46 USD asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince faiz işletilmesine, Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen (9.408,46 USD x 21,22TL=199.647,52-TL)= 39.929,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, KARAR HARCI
2.Alınması gerekli 16.922,07 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.332,07 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 13.590,00 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ARABULUCULUK ÜCRETİ
3.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 46.826,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5.Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.332,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.601,92 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından sarfedilen 3.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 105,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 3.505,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/03/2024