4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/23793 E. , 2024/2362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin açıklanması geri bırakılmıştır.
2.Sanığın denetim süresinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Yerel Mahkeme tarafından hükümler aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin özetle; hakkında verilen mahkûmiyet kararının eksik inceleme ve yanlış değerlendirme neticesinde hukuka ve yasaya aykırı olarak verildiği bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, hakkında çevreye rahatsızlık verdiği iddiası ile olay yerine gelen polis memurlarına hakaret ettiği ve tehdit sözleri söyleyerek şikâyetçileri darp ettiğinden bahisle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olması, 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca bu suçun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine mahkemece çıkarılan, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı tebligatın, sanığın son beyan ettiği adresinden farklı olan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığa yöntemine uygun şekilde yeniden duruşma gününü bildiren tebligat yapılmadan ve Mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce dosyaya vekaletnamesini sunan sanık müdafiine usulüne uygun olarak duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılıp duruşmadan haberdar edilmeden ve savunmalarını sunma imkanı sağlanması gerektiği gözetilmeden, yokluklarında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
27.02.2024 tarihinde karar verildi.