10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15832 E. , 2024/698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/451 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/691 Esas, 2023/1020 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
hukuka uygun olması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, dijital materyal inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre;
sanıkların sevk ve idare ettikleri tır ve bu tırlara takılı dorselerinin iki dakika ara ile
Kapıkule Gümrük Sahasına girmesinden sonra yapılan ilk kontrolde her iki tırın da gümrük güvenlik mühürlerinin olmadığı ve sadece fabrika güvenlik mühürlerinin takılı olduğunun belirlenmesi üzerine yapılan detaylı aramada sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan tırın dorsesinde 14 kapta plastik varillerde ithali ve dağıtımı izne tabi olan, baz morfinin eroine dönüştürülmesi esnasında asetilleyici olarak kullanılan 16.150 kg Asetik Anhidrit maddesinin ele geçirildiği, ayrıca araçların plakaları incelendiğinde kurulan düzenek vasıtasıyla her iki tır ve dorsenin de plakasının altında diğer tırın ve dorsesinin plakasının yedeğinin bulunduğunun belirlendiği, sanıkların kullandıkları telefonlar üzerinde yapılan incelemede de sanıkların olaydan önce düzenli olarak görüşme yaptıklarının belirlendiği olayda, fikir ve eylem birlikteliği içerisinde uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal ettikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanığın 12.12.2023 ve 11.01.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suça konu maddelerin Türkiye'nin gümrük sahasına girmesinden sonra yapılan kontrolde ele geçirilmesi nedeniyle suçun vasfına, sübutuna ve suçun tamamlandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 12.12.2023 ve 11.01.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/691 Esas, 2023/1020 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ
06.06.2023 tarihli Arama ve Olay Tespit Tutanağına göre, sanıkların kullanarak Kapıkule Gümrük Sahasına geldikleri ve kağıt yükü taşıdıkları belirtilen tırların her ikisinde de gümrük güvenlik mührünün olmadığı ve sadece fabrika güvenlik mührü bulunduğunun belirlenmesi üzerine gerçekleştirilen detaylı arama neticesinde, sanıklardan Dusan'ın sevk ve idaresindeki tırın dorsesinde 14 paket plastik varil kap içinde 16.150 kilogram Asetik Anhetrit ele geçirilmiş, yapılan kontrollerde sanıkların kullandıkları tırların ve tırlara ait dorselerin plakalarının bir sistem ile değiştirilebildiği belirlenmiş, sonrasında Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek sanıklar gözaltına alınmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/26 K. sayılı kararıyla, sanıkların uyuşturucu madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ithal etme suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılmalarına hükmolunmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/1020 K. sayılı kararıyla da istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, Kapıkule Gümrük Giriş Kapısında yapılan işlemler sırasında sanık ...'ın aracında yapılan arama neticesinde suça konu maddelerin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın aracında bulunan maddeleri gümrükten geçiremediği, ayrıca gümrük güvenlik mührü olmayan tırların ülkeye girişe elverişli konumda bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların işledikleri suçun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal, "uyuştucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye'nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması" (Erman/Özek'ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s.
63.olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye'ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasında herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasal eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, müddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasında tanımlanan uyuşturucu madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ithal etme, esas itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra uyuşturucu madde üretiminde kullanılmasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, söz konusu maddelerin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, suç konusu maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde uyuşturucu madde üretiminde kullanılması gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, "Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği" görüşündedir. (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s.
192.Savaş Mollamahmutoğlu'na göre de, "İthal suçu; maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmeyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem ... Teşebbüs derecesinde kalmıştır." (Vural Savaş - Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Somut olayda, sanıkların Türkiye'ye giriş yaparken sanık ...'ın aracında gizledikleri maddeler gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce suç konusu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu madde üretiminde kullanılan maddeyi izinsiz olarak ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.
Bu itibarla, sanıkların işledikleri 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasında tanımlanan uyuşturucu madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanıkların eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/1020 K. Sayılı hükmünün sanık ... yönünden bozulmasına; bozma kararının, temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle hakkında verilen hüküm kesinleşen Dusan'a sirayetine karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyoruz. 22.01.2024