Esas No
E. 2013/1975
Karar No
K. 2013/4373
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2013/1975 E.  ,  2013/4373 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet, görevi kötüye kullanma, ikna suretiyle

irtikap, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve hükümlerin 16/07/2010 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edildiği nazara alınarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesindeki ''...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır.'' düzenlemesinin verdiği yetki ile CMK'nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin sadece zimmet ve irtikap suçları yönünden katılma talebinin kabulüne, Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin sonuç ceza miktarı itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız ve irtikap suçundan verilen hükmün Hazine vekili, zimmet suçundan kurulan hükmün Hazine vekili ile O yer C.Savcısı ve sanık müdafiinin, görevi kötüye kullanma suçu yönüyle de sanık müdafii ve O yer C.Savcısının temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak,

Suçu, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkilerin hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kullanılmasının yasaklanmasına ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında,

TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, O yer C.Savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin alt sınırdan uygulamaları da nazara alınarak, hüküm fıkrasına "Suçu, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılan sanığın TCK'nın 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkileri 1 yıl 3 ay 18 gün süreyle kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanık hakkında ikna sureti ile irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan haziran 2004'den inceleme gününe kadar, 5237 sayılı TCK'nın 250/2. maddesinde düzenlenen ikna suretiyle irtikap suçunun ise öngörülen cezanın tutarına nazaran lehe olan aynı Yasanın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi olması ve sanığın sorgu tarihi olan 25/08/2004 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında ikna suretiyle irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog