10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/404 E. , 2024/16063 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Ünye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/503 Esas, 2018/663 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2022 tarihli ve 2022/11961 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139935 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139935 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 13.07.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanımı şüphesi ile hastaneye götürülen sanığın yapılan tahlillerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı, sanığın beyanında ise uyuşturucu madde kullandığını belirttiği somut olayda, sanık hakkında soruşturma yapılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülük ihlâlinde bulunması üzerine de erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılmış ise de, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanığın kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması sebebiyle uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 13.07.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2015 tarihli ve 2015/6216 soruşturma, 2015/72 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,
B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2016 tarihli ve 2015/6216 Soruşturma, 2016/1892 Esas, 2016/1736 sayılı iddianamesi ile Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Ünye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/586 Esas, 2017/146 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 18.03.2017 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ünye 2.
Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/158 Esas, 2018/425 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ve kararın 11.09.2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.11.2018 tarihli ve 2018/503 Esas, 2018/663 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.01.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre, sanığın 13.07.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanımı şüphesi ile hastaneye götürüldüğü, yapılan tahlillerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı, sanığın beyanında uyuşturucu madde kullandığını belirttiği olayda, sanık hakkında soruşturma yapılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine de erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılmış ise de; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanığın kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/158 Esas, 2018/425 Karar sayılı kararına karşı, mahkemesince, kanun yararına bozma ihbarında bulunulması mümkün görülmüştür.
F. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/503 Esas, 2018/663 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.