1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... öğrencisi olan müteveffa ... 15/07/2021 günü akşam saatlerinde hava almak için bisikletiyle dışarı çıktığını, karşıdan karşıya geçmek için yaya geçidine geldiği esnada sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç .... istikametinden doğru hızla geldiğini, araç emniyet kavşağına geldiği esnada yavaşlaması gerekirken yavaşlamadığını, karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffaya hızla çarptığını, nitekim olay yerindeki 48,50 metre fren izi de aracın ne kadar hızlı olduğunu gösterdiğini, çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan müteveffa kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kaza sonrasında olay yerinde düzenlenen 15/07/2021 tarihli kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere, davalı karşı araç sürücüsü ... açık kural ihlali nedeniyle kusurlu bulunduğunu, tıp öğrencisi olan müteveffa okuldan arta kalan vaktinden ailesine özellikle annesine destek ve yardımını ev işlerine evin çekip verilmesi, temizlik, yemek vs.gibi işlerde yardım ettiğini, aynı çatı altında yaşayan müvekkilleri ... ve ... adına daha sonra artırılmak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere her biri yönünden şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsileri tahsiline (davalı ... yönünden, poliçe limiti ile sınırlı olarak) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... hakkında 15.07.2021 günü saat 23:30 sıralarında ... üzerinde kullanmış olduğu ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, bulvar üzerinde ... kavşağında önüne çıkan bisiklet sürücüsü ... ile çarpışması sonucu ... hayatını kaybetmiş, söz konusu olayla ilgili olarak .... tarafından soruşturma başlatıldığını, .... oluşturulan kaza tutanakları ve tanık beyanları incelendiğinde; bisiklet sürücüsü ...'nun asli kusurlu olarak tespit edildiğini, müteveffa bisiklet sürücüsü ...'nun görme ve görülebilmenin zorlaştığı gece vaktinde, .... Bulvarı-trafik ışık kontrollü emniyet kavşağında, bisikleti ile karşıdan karşıya geçmek istediğinde, mutlaka yol kenarında durup bisikletinden inerek, kendisine hitap eden ışık yeşil yandıktan sonra, yoldaki gelen araç trafiğini de kontrol etmek suretiyle, bisikleti sağa veya sol tarafına alarak normal şekilde yaya olarak güvenli ve emniyetli bir şekilde yürüyerek ... yönüne geçişini yapması gerektiğini, kazanın oluşumu diğer davalı ... tarafından her ne kadar engellenmeye çalışılmışsa da başarılı olamadığını ve bisiklet sürücüsünün dikkatsizliği nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, orta şeritten ... plakalı aracı ile seyir halinde olan diğer davalı ..., kendisine yeşil yandığı sırada orta şeritten kavşağa doğru seyirine devam ettiği sırada önüne çıkan bisikletli ...''na çarpmamak için direksiyonu kırmaya çalıştığı ancak çabalarının yetersiz kaldığı ve bisiklet sürücüsünün kusuru nedeni ile kazanın meydana geldiğini, ...'ın olayın gelişiminde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, trafik kurallarına da riayet ettiğini, diğer davalı müvekkili ..., direksiyonu kırma manevrası çabasına girmiş, çabası yetersiz kalmış ve bisikletin müvekkiline ait aracın ön kısmından çarpması ile çarpışma gerçekleştiğini beyanla, müteveffa bisiklet sürücüsü ..., tamamen dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi dikkatsiz ve aceleci davranıp hem kendisinin hem de diğer yol kullanıcılarının can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak gece vakti, karşıdan karşıya yaya geçidinden geçmek için manevra yapmadan önce, yaya geçidinde kendisine hitap eden ışığın yeşil yandıktan sonra karşısından, gerisinden, sağından ve solundan gelen araçların uzaklık durumunu da kontrol ederek karayolunu kullananların hareketini zorlaştırıcı, tehlike doğurucu davranışlarda bulunmaması, daha sonra acele etmeyip hareketine başlamadan ve yola çıkmadan önce mutlaka durarak yolun güvenli ve boş olduğundan emin olduktan sonra güvenli bisiklet sürüş kurallarına göre bisikletinden inip sağına veya soluna alarak yaya olarak geçmesi gerekirken meydana gelen kazada asli ve tamamen kusurlu olması göz önüne alınarak anılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında 15.07.2021 günü saat 23:30 sıralarında .... üzerinde kullanmış olduğu ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, bulvar üzerinde .... kavşağında önüne çıkan bisiklet sürücüsü ... ile çarpışması sonucu ... hayatını kaybettiğini, söz konusu olayla ilgili olarak ... tarafından soruşturma başlatıldığını, .... oluşturulan kaza tutanakları ve tanık beyanları incelendiğinde; bisiklet sürücüsü ...'nun asli kusurlu olduğunu, kazanın oluşumu davalı müvekkili ... tarafından her ne kadar engellenmeye çalışılmışsa da başarı olamadığını ve bisiklet sürücüsünün dikkatsizliği nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen gece karanlığında önüne atlayan bisiklet sürücüsü ile çapışmaktan kaçınamadığını, müvekkilinin olayın gelişiminde herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi trafik kurallarına da riayet ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı, bir maddi tazminat davası türü olduğunu, doğrudan doğruya uğranılan zararın tazmini niteliğinde olduğunu, böyle bir maddi tazminatı talep edebilmek için ölen kişiden yaşarken maddi destek alınıyor olmasının şart olduğunu, yaşarken destek alınamayan kişinin ölümü nedeniyle maddi tazminat talep etmenin mümkün olmadığını beyanla, müteveffa bisiklet sürücüsü ..., tamamen dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi dikkatsiz ve aceleci davranıp hem kendisinin hem de diğer yol kullanıcılarının can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak gece vakti, karşıdan karşıya yaya geçidinden geçmek için manevra yapmadan önce, yaya geçidinde kendisine hitap eden ışığın yeşil yandıktan sonra karşısından, gerisinden, sağından ve solundan gelen araçların uzaklık durumunu da kontrol ederek karayolunu kullananların hareketini zorlaştırıcı, tehlike doğurucu davranışlarda bulunmaması, daha sonra acele etmeyip hareketine başlamadan ve yola çıkmadan önce mutlaka durarak yolun güvenli ve boş olduğundan emin olduktan sonra güvenli bisiklet sürüş kurallarına göre bisikletinden inip sağına veya soluna alarak yaya olarak geçmesi gerekirken meydana gelen kazada Asli ve tamamen kusurlu olması göz önüne alınarak anılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili .... Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı yan dava dilekçesinde maddi tazminat olarak toplam 1.000,00 TL talep ettiğni, ancak talebinin hangi tutarının hangi destek alacaklısına ilişkin olduğu HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtildiğini, somut olayda başvuranın müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurulmuş olması nedeniyle,
HMK 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddini, kabul edilmemesi halinde, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan ve sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, her halukarda, tazminat hesaplanmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halükarda tazminat hesaplanması halinde, müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Dava açılmadan evvel davalı ... şirketine ve arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartları yerine getirilmiştir. ... 'nden sosyal, ekonomik, durum araştırma raporu, .... soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ...'nin yazı cevabı, davalı ... şirketinden sigorta poliçesi, .... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları getirtilerek dosya kapsamına alınmış, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmıştır.
Tanık ...'ın 20/04/2022 tarihli celsede; "... olay tarihinde arkadaşım ... ile ...'ın yönetiminde olan ... marka araç ile .... istikametine doğru geliyorduk, ben araçta ön yolcu koltuğunda oturuyordum, modalife denen mevkiye geldiğimizde araçlar için yeşil ışık yanıyordu, sürücü ... yeşil ışık nedeniyle yoluna devam etti, bu sırada hızımız 70-80km/h civarıydı, ışıklardan tam geçecekken vefat eden şahıs bisiklet ile araç yoluna çıktı, ... çarpmamak için sağa doğru manevra yaptı, bisikletli şahısta çarpmama adına sağa doğru gidince çarpışma gerçekleşti, olay anında ne ben ne de sürücü ... alkollü değildi, çarpma ile birlikte aracı durdurduk ve indik, ben vefat eden şahsı kontrol ettiğimde nefes aldığını gördüm, hemen ambulansı aradım, davalı ...'ta bu sırada şahsın başındaydı, ambulans gelinceye kadar bekledik, sağlık ekipleri müteveffa ...'u ambulansa alarak hastaneye götürdüler, olay yerine gelen polisler de bizi karakola aldılar, geçiş esnasında araçlara yeşil ışık yandığından eminim dedi. ... verdiği ifade okundu benzer mahiyette olduğu görüldü. Lüzum üzerine soruldu; olay saat 23:00 sıralarında meydana geldi, hava karanlıktı, yol kenarında ışıklandırmalar vardı ama ağaçların etkisi ile yol çok fazla aydınlık değildi, ayrıca ışıklandırmalarda zayıftı dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; kaza anında olayı gören başkaca tanıklarda vardır, diğer tanık ... kazadan hemen sonra olay yerine geldi, kaza anını görüp görmediğini bilmiyorum...." beyanında bulunmuştur. ... Esas sayılı dosyasında aldırılan ... Dairesi'nin 21/02/2023 tarihli ATK raporunda; davalı sürücü ...’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...’nun %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Destek değerlendirmesi ve destek tazminatı hesabı amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş,
17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00-TL olduğu, davalı ... şirketinin 26.08.2021 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, müteveffanın hak sahibi davacılardan; ...'nun 158.851,63 TL, ...'nun 305.493,14-TL, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararlarının bulunduğu tespit edilmekle birlikte, hak sahiplerinin toplam zarar miktarının, poliçe teminat limitini aştığı dikkate alınarak, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun; ... yönünden 147.102,34-TL, ... Yönünden 282.897,66-TL olduğu rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; 15/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle hayatını kaybeden ...'nun davacıların desteği olup olmadığı, olaydaki kusur durumu ölenin davacıların desteği olarak değerlendirilmesi halinde destekten yoksun kalma nedeniyle davacıların uğradıkları maddi zarar miktarı, faizin türü ve başlangıcına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili 27/11/2023 tarihli harçlandırılmış talep arttırım dilekçesi ile; ... yönünden 11.749,29 TL, ... yönünden 22.595,48-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ... verilmesini talep etmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Davacılar vekili 05/09/2023 tarihli dilekçesi ile; davalı ... yönünden sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti dahilinde her iki davacı yönünden feragat ettiğini, sigorta poliçesinde yer alan teminat limitinin üzerindeki tutarlar yönünden diğer davalılarla davanın devam ettiğini, davalı ... Yönünden maddi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden feragat dilekçesinin kabulü ile davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili 14/09/2023 tarihli dilekçesi ile; sulh görüşmeleri neticesinde başvurucu tarafla anlaşma sağlandığını, uzlaşmaya konu asıl alacak ve vekalet ücreti davacı vekilinin hesabına ödendiğini, davadan feragat edilmesi durumunda ... A.Ş vekili olarak karşı vekâlet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğini beyan etmiştir.
Somut olaya gelindiğinde; 15/07/2021 tarihinde meydana gelen ... A.Ş tarafından sigortalı ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde bisikletiyle karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'nun vefat ettiği, davacıların müteveffanın anne ve babası olduğu, ... Esas sayılı dosyasına sunulan 21/02/2023 tarihli ATK raporunda; davalı sürücü ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...’nun %85 oranında kusurlu olduğu müteveffa ...'nun %85 oranında kusurlu olduğu, alınan aktüer bilirkişi raporunda, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu, davalı ... şirketinin 26.08.2021 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, müteveffanın hak sahibi davacılardan; ...'nun 158.851,63 TL, ...'nun 305.493,14-TL, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararlarının bulunduğu tespit edilmekle birlikte, hak sahiplerinin toplam zarar miktarının, poliçe teminat limitini aştığı dikkate alınarak, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun; ... yönünden 147.102,34-TL, ... Yönünden 282.897,66-TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin 05/09/2023 tarihli dilekçesi davalı ... yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, davacı ile davalı ... şirketinin sulh olduğu anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin bedel attırım dilekçesi ile bağlı kalınmak suretiyle ve davalı ... ile sorumlu olduğu kısım yönünden anlaşma sağlanması, ancak diğer davalılar yönünden sigorta limiti üzerindeki kısım kadar davamıza devam edilmesi sebebi ile davacı ... yönünden davanın kabulü ile; 11.749,29 TL'nin 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile; 22.595,48 TL'nin 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, aracın cinsi göz önüne alındığında yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı ... yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2.Davacı ... yönünden davanın KABULÜ ile; 11.749,29 TL'nin 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Davacı ... yönünden davanın KABULÜ ile; 22.595,48 TL'nin 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.346,09 TL harçtan, peşin alınan 329,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.016,94 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5.Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 11.749,29 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yatırılan 388,45 TL harç toplamı ve 2.159,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.547,45 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Davalı ...Ş. vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)