Esas No
E. 2021/22336
Karar No
K. 2024/2105
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/22336 E.  ,  2024/2105 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/474 E., 2016/875 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca üç kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu, sanığın hakaret kastıyla hareket etmediği, sanığın duruşmadaki iyi hali gerekçe gösterilerek takdiri indirim yapılmasına karşın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarına göre hakkında olumsuz kanaat edilerek seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmayarak çelişkiye yol açıldığı, atılı suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığı, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire;

2.Katılanlar vekilinin temyiz istemi, kararı vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğine vesaire; ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ile katılanların aynı işyerinde çalıştıkları, katılanların işten ayrılması üzerine sanığın katılanların her birine ayrı ayrı "Sevgili yönetim kadrom, hepinize yazdıklarınızdan dolayı sonsuz teşekkürler sunar, mümkün olduğunca bir işe girememenizi kendime borç bilirim, hiçbirinizle helalleşmeden gitmişsiniz, benden yana hepinize haram olsun, iki yakanız bir araya gelmesin inşallah." şeklinde sözler ve erkek cinsel organını simgeleyen işareti de içerir email göndermek suretiyle hakaret ettiği, iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden

Sanık savunması, katılanların beyanları, suça konu maillerin içeriği, sanığın adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın katılanlara karşı atılı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna, seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesine ve katılanlar lehine vekalet ücreti takdirine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma olması ve bu suçun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının d bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.