Esas No
E. 2021/22375
Karar No
K. 2024/2112
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/22375 E.  ,  2024/2112 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/54 E., 2016/424 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Tebliğname'de mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, polisler tarafından darp edildiği, atılı suçu işlemediği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı ve bu hususta ek savunmasının alınmadığı, ceza verilmesine yeterli delil olmadığı, eksik inceleme yapıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı, gerekçenin yetersiz olduğu ve kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Vale olarak çalışan sanığın, trafiği aksatacak şekilde park ettiği aracın polis memuru olan katılan tarafından çekiciye yüklenmesi esnasında katılana hitaben "Rüşvet versek aracı çekmezsiniz, biz sizin bütün esnaflardan rüşvet aldığınızı biliyoruz." diyerek hakaret ettiği, iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamından olayın aleni sayılan cadde üzerinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; basit yargılama usulünün uygulanamayacağından, Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

Sanık savunması, katılanın istikrarlı beyanda bulunması, olayın tanığı konumunda bulunan diğer mağdur A.A.'nın aşamalarda katılanı destekler nitelikte beyanda bulunması, olay tarihli tutanak içeriği, olayın meydana geliş şekli, adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşulları ile savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş ve hakaret suçunun aleni sayılan cadde üzerinde işlenmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.

2.Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ''5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü bendi gereğince, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesi'' dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.