2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Av. ... - ...
5.... - ... ...
KAYYIM
6.... - ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının Kahramanmaraş merkezli bir tekstil firması olduğunu, davacının davalı ... firmasından: "T.C. Kayseri 7. İcra Müdürlüğü... E. (eski esas: E.)" ve "T.C. Kayseri 7. İcra Müdürlüğü ... E. (eski esas: ... E.)" numaralı dosyalarından alacaklı olduğunu, icra takibinin açılışından bugüne geçen sekiz seneye rağmen borçlu firmadan bir tahsilat yapılamamış olup, borçlunun borca batık durumda olduğunu, ilgili dosyalardan alınan güncel kapak hesaplarına göre davacının toplam 180.865,22 TL tutarında alacaklı olduğunu, davalı ... hakkında yapılan ticaret sicil gazetesi taramasından da görüleceği üzere borçlu firma 2012 yılından bugüne dek hareketsiz halde olduğunu, sahada yaptıkları araştırmalar sonucunda borçlu ... firmasının yetkilisi olan davalı ...'in 25.06.2015 tarihinde... adı altında başkaca bir firma kurduğu tespit edilmiş olduğunu, bunun üzerine... firmasının adresine menkul haczine gidildiğini, haciz işlemleri sırasında... çalışanları tarafından haciz mahallinden dışarı kaçırılmaya çalışılan bir koli evrak yakalanmış olduğunu, bu kolinin içinde borçlu ... firmasına ait pay defterleri, ticari defterler, faturalar, vergi dairesi evrakları, imza sirküleri ve vekaletnameler de olmak üzere onlarca evrak tespit edilmiş ve hepsi haciz tutanağına geçirilmiş olduğunu, davalılar... ile ... arasında inkar edilemeyecek derecede ayniyet bulunmakta olduğunu, tarafların ünvanlarının birbirlerine çok benzediğini, İki şirketin de yetkilisinin ... olduğunu, İki şirketin de aynı iş kolunda (tekstil-iplik-pamuk) iş görmekte olduğunu, davalı ... TMK m. 2'ye aykırı şekilde tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak alacaklılarını mağdur etmekte olduğunu, borçlandırdığı şirketini (...) gayri faal hale getirerek alacağın tahsilini imkansız hale getirmiş olduğunu, kendilerine olan borcun doğumundan sonra (2015 yılında) ise diğer firmayı ( ) kurarak ticari hayatına devam ettiğini, firmasının merkezinde yapılan haciz sırasında ise borçlu ...'e ait bir koli evrak haciz mahallinden dışarıya kaçırıldığı sırada yakalanmış olduğunu, Esasen bütün vakıalardan da görüldüğü üzere ... piyasaya şirketlerini borçlandırıp en sonunda şirketi atıl bırakma yolunu kötü niyetli olarak tercih etmekte olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 01.12.2017 T., 2016/5148 E., 2017/7084 K. Sayılı içtihadında da vurgulandığı gibi tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bilirkişi marifetiyle ... ile...'e ait ticaret defterleri, SGK kayıtları ve vergi dairelerine verilen beyannameleri/bildirimleri incelenerek ... firmasına ait makine, araç vb. unsurların... firması mal varlığında da bulunup bulunmadığının araştırılması, bir firmada çalışan işçilerin diğer firmada da çalışıp çalışmadığının ve müşteri çevresinin ayniyetinin tespit ettirilmesi gerekmekte olduğunu, üçüncü kişilerden gelen ödemelerin şirket hesaplarından ya da doğrudan davalı ...'in hesaplarına aktarılıp aktarılmadığının bilirkişi marifetiyle şirket kayıtlarında araştırılması gerekmekte olduğunu, bu hususta elde edilebilecek delillerin, davalı ... ile diğer davalı şirketlerin mal varlıklarının iç içe geçtiğini ispat edecek olduğunu, Tüzel kişiliğin kaldırılmasına ilişkin yüksek yargı kararlarında tüzel kişilik perdesini kötüye kullanan ortağın şirket ünvanını kullanarak, şirketin ismi, kendi ismiymiş gibi davranıp davranmadığının, şirketin paralarını, kendi şahsi harcamalarına harcayıp harcanmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmakta olduğunu, lınkedın sitesine ait ekran görüntüsünde görüleceği üzere ..., firması ünvanı ile kendi ismini yan yana yazarak her iki isim aslında birmiş ve aynı anlama geliyormuşcasına profil oluşturduğunu, faturalarından görüleceği üzere ... kendi şahsi tatiline ve konaklamalarına ilişkin faturaları, ... firmasına fatura ettirmiş ve tüm bunları şirkete ödetmiş olduğunu, TTK madde 358'de hangi şartların mevcudiyeti halinde pay sahiplerinin, şirkete karşı borçlanabilecekleri düzenlenmiş olduğunu, İşbu amir hüküm nedeniyle, ... ve... firmalarının serbest yedek akçeleri ile birlikte karlarının geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olup olmadığının, eğer bu düzeyde değil ise davalı ...'in buna rağmen şirkete karşı borçlanıp borçlanmadığının, fiktif kasa şişmesinin bulunup bulunmadığının, bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, çünkü bu durum davalı ... ile diğer davalı şirketlerin mal varlıklarının iç içe geçtiğinin ispatı uğrunda önemli rol oynayacağını, tüm bu nedenlerle davalı iki şirket arasındaki organik bağın mevcudiyeti ile davalı ...'in şirketlerdeki ortaklığını ve hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara tüzel kişilik perdesi arkasından zarar verdiği çok açık olduğundan, şeklen borçlu ...'in, müvekkil firmaya karşı olan borcundan, diğer davalıların da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalı ... firmasının borcundan dolayı diğer davalılar... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...'in taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarının mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında 180.865,22 TL tutarında ihtiyaten haczine, işbu talepleri kabul görmez ise davalıların araç, tapu ve bankalarda bulunan mevduat hesaplarının üçüncü kişilere devrinin yasaklanması maksadı ile mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında kayden ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, organik bağın mevcudiyeti de gözetilerek tüm davalılar yönünden tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile birlikte 180.865,22 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilimize verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davalıların tüzel kişilik perdesi arkasına saklanıp saklanmadıkların, davacıya borçları olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu bedelden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Türkiye Vakıflar Bankasına, Türkiye Finans Katılım Bankasına, Hotel'e, HBSC'e, KuveyTürek'e, Yapıkrediye, Denizbanka, Ziraat Bankasına, Garanti Bankasına, Türkiye İş Bankasına QNB Finans banka, Akbanka, SGK'ya Mimarsinan ve Gevher Nesibe Vergi Dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesi'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, SGK'ya, Yapı Kredi, Türkiye Finans, Finans bank, İbis Otel'e, Noterler Birliği'ne, İl Emniyet Müdürlüğü'ne, İş Bankası'na, Ak Bank'a, HSBC, Garanti Bankası'na, KuveytTürk Bankası'na Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesine, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, SGK'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin / sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının Tic.ve olduğu, borçluların ve ... olduğu, toplam 30.245,21 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının olduğu, borçluların ve ... ve Tic. Ltd.Şti olduğu, toplam 29.936,99 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla alınan 06/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı şirketin 2010-2011-2012-2013-2014 yasal yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu ve 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 Yılı Yasal Yevmiye Defterini e-defter olarak tuttuğu ve defter beratlarını yasal süresinde sisteme yüklediği ve TTK hükümlerine istinaden defterlerin delil niteliğine haiz olduğu,
Davacı tarafın yasal kayıtlarında davacıdan alacak tutarının 183.048,32 TL olduğu ve Davacı yasal kayıtlarının genel kabul görmüş muhasebe ilke ve standartları ile Tek düzen Muhasebe hesap Planına uygun olarak muhasebe defterlerine kayıtlı oldukları tarafımdan tespit edildiği, Davalı . ŞTİ nin Dava dosyasına sunulmuş Ba-Bs formlarının dökümünde davacı ile fatura işlemlerinin olduğu, Davalı... . . San. Ve Tic.ltd. Şti.'nin 25.06.2015 tarih ve sayılı ticaret sicil gazetesi ilanı ile tek ortaklı tarafından kurulmuş olduğu ve Şirketteki hissesini 07.05.2021 tarihinde 500.000,00 TL nominal bedel ile devrettiği, bu devri alanların , , ve olduğu bu devri alan şirket ortaklarının 11.08.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil gazetesi sayısı ile tekrar e devrederek şirket ortaklığından ayrıldıkları, Dava dosyasına sunulan Kuveyt Türk Katılım Bankası Anonim Sirketi 10.12.2021 tarihli yazı ekinde yer alan CD de... . . . Ve Tic.ltd. Şti. Ödemelerinde şirket çalışanı olarak e Maaş ödemesi yapıldığı, Davalı... . Mob. San. Ve Tic.ltd. Şti.'nin 2020 yılı dönem sonu itibarı ile öz sermayesinin 4.015.460,29 TL olduğu, A.Ş. tarafından konaklama hizmet ücret olarak düzenlenen 19.06.2020 tarihli faturanın fatura başlığının ise ... Ltd Şti olduğu konaklamasının olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 18/10/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davalı şirket adreslerinin farklı olduğu ancak davalı ... ... firmasında hissedar olduğu, firmasının ise kurucu ortağı olduğu, het iki şirketin de 2- 3 hissedardan oluşan aile tipi şirketler olduğu, her iki şirketle de ve 'in ortak olduğu, her iki davalı şirketin de iştigal konularının aynı olduğu, davalı şirket kurucu ortak olduğu sonrasında ise İplikte sigorta kaydı bulunduğu, davalılar tarafından... firması yönünden tüzel kişiliğin kötüye kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğunun bulunup bulunmayacağı hususunun değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdir yetkisinde olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 25/04/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;''Davalı şirketlerin ticaret yapmakta olduğu firmalar incelendiğinde birçok ortak firma kaydına rastlanmış olduğu, SGK kayıtları incelendiğinde davalı firmalar arasında ortak çalışan (işçi) kaydına rastlanmamış olduğu, iplik firmasına ait Kuveyt Türk Bankası kayıtları incelendiğinde şirket ortakları olan ..., ..., , ... ve ... tarafından TL,Euro USD paralar çekilmiş olduğu, Davalı şirketlerin mali tabloları incelendiğinde, her iki şirketinde geçmiş yıl zararı bulunmadığı, geçmiş yıl karları, yedek akçe durumu, dönem net karı ve kasa durumlarının tablo olarak sunulmuş olduğu, mali tablolarda her iki şirketinde ortaklara borcunun bulunduğu, şirket ve ortakların mal varlıklarının iç içe geçme durumunun tespitinin dosya kapsamında mümkün olmadığı, Davalı şirketlerin mali tablolarının incelenmesiyle her iki şirket arasında demirbaş - taşınır devri yapılıp yapılmadığının tespiti dosya kapsamından mümkün olmadığı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yargılama devam ederken davalı ...’in vefat etmesi nedeni ile mirasçılarının davaya dahil edildiği görülmüştür.
Kural olarak tüzel kişiler kendilerini oluşturan kişilerden bağımsız ayrı kişiler olup “sınırlı sorumluluk” ilkesi çerçevesinde hukuki işlemlerde taraf olurlar. Kimi zaman sözleşme ve kanundan doğan borç ve yükümlülüklerden kurtulabilmek için tüzel kişiliğin araç olarak kötüye kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bunun engellenebilmesi amacıyla doktrinde “perdenin aralanması “teorisi geliştirilmiş, zaman içerisinde Yargıtay uygulamalarında da bu teori benimsenmiştir (Emsal Yargıtay 19. HD 07.06.2011 T 2010/11147 E 2011/7567K, 19. HD 12.05.2006 T. 2005/8774 E 2006/5232 K, 9. HD 27.06.2011 T. 2011/30349 E 2011/19150 K, 23. HD 19.06.2012 T.2012/3083 E 2012/4296 K.). Perdenin aralanması ile şirket kurucusu gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilebildiği gibi, aynı şirketler içerisinde yer alan kardeş şirketler arasında da sorumluluğun gerçekleştiğinin kabulü sağlanabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/9387 E, 2018/2071 K sayılı 19/03/2018 tarihli ilamında “Tüzel kişiliklerde mal ayrılığı ilkesi geçerli olup, tüzel kişinin malvarlığı onun ortaklarının ve onun yönetiminde bulunan organları oluşturan kişilerin ve kardeş ortaklıkların malvarlığından bağımsız ve ayrıdır. Eğer kişilik ve mal varlığı ayrılığı ilkesi uygulanmıyorsa yani malvarlıkları birbirine karışmışsa ve bu durumdan 3. kişiler zarar görüyorsa, art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf sorumluluktan kurtulmak amacıyla tüzel kişilik perdesi ardına sığınılmış ise bu durumda TMK'nin 2. maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesi istisnaen uygulanmamaktadır. Somut olayda davacı, alacağını borçlu şirketten alamadığına ve davacı tarafından, borçlu şirket ile davalıların organizasyonları ile malvarlıklarının birbirine karıştığı da iddia edildiğine göre, davalı tarafa ait ticari defterlerin de incelenmesi suretiyle borçlu ile davalıların malvarlıklarının karışıp karışmadığı, tüzel kişiliğin perdesinin kaldırılarak davalıların, dava dışı İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.” denildiği görülmüş olup mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının defter kayıtlarına göre davalı ... şirketinin 183.048,32 TL borcu olduğunun tespit edildiği ancak davalı şirketlerin ticari defterlerinin sunulması hususunda ihtarlı davetiye çıkarılmasına rağmen defterlerini sunmadıkları ve bu nedenle davalı şirketlerin defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı görülmüştür.
Tüzel Kişilik perdesinin aralanması ve şirket borçlarından dolayı şirket alacaklarına karşı pay sahibinin ve pay sahibinin ortağı yahut yöneticisi olduğu başka bir şirket tüzel kişiliğinin sorumlu kılınması için malvarlığının özdeşmesi(birleşmesi), malvarlıklarının birbirine karışması, artniyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan kurtulmak amacı ile tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanması, borçların ödenmesi sırasında ayrılık prensibinin ileri sürülmesini objektif iyiniyet kurallarına (TMK madde 2) aykırılık oluşturması gerekmektedir. Somut olay bakımından da bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin titizlikle araştırılması gerekmiş ve mahkememizce bu ilkeler dikkate alınarak deliller incelenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalıların dava konusu alacaktan sorumlu olup olmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması hukuki durumu gereğince davalı ... firmasının Kayseri 7. İcra Dairesinin ...- sayılı dosyalarına konu borcundan söz konusu şirketin borca batık olması da dikkate alınarak tüm davalıların sorumlu olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış ve bilirkişilerden raporlar alınmış ve raporda, davalı şirket ortaklarının aynı olduğu, aile tipi şirketler olduğu, iştigal konularının aynı olduğu ve isimlerinin de benzer olduğunun belirtildiği görülmüş olup, iş bu rapor, icra dairesi tarafından düzenlenen 26/09/2019 tarihli tutanak, davacı ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen 12/05/2009 tarihli protokol, davalı tarafın dava tarihinden sonra yapmış olduğu ödeme dekontları ve davacı vekilinin ödenen bedeller yönünden beyanları hep birlikte dikkate alınmış ve davalıların ... firmasının borcundan sorumlu olmaları gerektiği, şirketler arasında açık şekilde bağlantı olduğu, şirketinin ... firmasının borca batık hale gelmesinden sonra 25/06/2015 tarihinde kurulması ile amacın alacaklılardan mal kaçırma olabileceği, ... şirketinin defterlerinin şirketine ait yerde bulunmasının da bunları desteklediği değerlendirilmiş ve böylece dekontlar ile tespit edilen ve dava tarihinden sonra yapılan 96.000 TL ödeme yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve kalan 84.865,22 TL yönünden ise, DAVANIN KABULÜ İLE, 84.865,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Dava tarihinden sonra yapılan 96.000,00 TL ödeme nedeniyle, 96.000,00 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2.Kalan 84.865,22 TL yönünden DAVANIN KABULÜ İLE, 84.865,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Davacı tarafça açılan ve konusuz kalan dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 3.088,79-TL peşin harçtan mahsubuna,
4.Davacı tarafça açılan ve kabulüne karar verilen dava yönünden alınması gereken 5.797,14 -TL karar ve ilam harcının dava başında alınan ve mahsuptan geriye kalan 2.661,19-TL'den mahsubu ile eksik kalan 3.135,95-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 3.088,73-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 826,60-TL tebligat gideri, 193,70-TL müzekkere ve posta gideri, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.620,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafça yargılama boyunca yatırılan masraftan harcanan bir gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davacı tarafça açılan ve konusuz kalan dava yönünden davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 6/1 maddesi uyarınca davacı lehine 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Davacı tarafça açılan ve kabulüne karar verilen dava yönünden davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca davacı lehine 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
11.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı - vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı ... Şirketinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)