Esas No
E. 2022/393
Karar No
K. 2022/393
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/393 - 2024/305

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/02/2021

NUMARASI : 2020/338 Esas 2021/135 Karar

DAVACILAR :

KARAR TARİHİ: 01/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 11/03/2024

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2020 tarihinde, ... otobüs firmasına ait, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, arıza sebebi ile yolda kalmış bulunan ... plakalı tır ve buna bağlı ... plakalı römork araca çarpması sonucunda oluşan kazada otobüs içerisinde yolcu ve muavin konumunda bulunan, davacılar ... ve ...'nın oğulları, ... ...'nın kardeşleri olan ...'nın vefat ettiğini, otobüs sürücüsünün hızını hava ve yol şartlarına uydurmadığından asli kusurlu olduğunun trafik kaza tespit tutanağında ve ceza mahkemesinde alınan Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda belirtildiğini, ölenin kusuru olmadığını, kazaya karışan ... plakalı otobüsün davalı ... Sigorta AŞ'ye 26043636 plaka numaralı Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve 1.000.000,00 TL İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatına dahil manevi tazminat klozu bulunduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak ödemenin yapılmadığını belirterek davacılar anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 200.000,00'er TL, davacı kardeşler ... için 100.000,00'er TL manevi tazminatın, temerrüt tarihi olan 29.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kusur konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kazaya ilişkin ceza yargılamasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan ...’nın vefat ettiği,

TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı anne ... için 100.000,00 TL, davacı baba ... için 100.000,00 TL, davacı kardeşler ... için ayrı ayrı 50.000,00'şer TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 29.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Davacılar vekili, davalı şirkete İMSS poliçesi ile sigortalı otobüsün çift taraflı kaza yapması sonucu otobüste muavin olarak bulunan davacılar ...’in oğulları, davacılar ...’nin kardeşleri olan ...’nın vefat ettiğini belirterek davalı sigorta şirketinden her bir davacı için manevi tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürmüşse de, davalı şirket nezdinde tanzim edilen ... plakalı araca ilişkin, 26043636 poliçe no'lu, 30.05.2019 - 30.05.2020 tarihlerini kapsayan Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi’nin incelenmesinde, teminatlar kısmında “ihtiyari mali sorumluluk limiti maddi/bedeni” 1.000.000,00 TL olarak belirtilmiş, açıklamalar kısmında da “manevi tazminat dahil 1.000.000,00 TL limitle sınırlı” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüş olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tarafların hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise;

Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, 09.02.2020 tarihinde meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın kusurunun bulunmaması, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, müteveffanın yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf başvurusu nedeniyle davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan; davalıdan alınması gereken 20.493,00 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

4.Davacılar ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog