1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/5199 E. , 2023/8297 K.ÖRGÜTLÜ YAĞMA 107/4'TEN INFAZ
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) NİTELİKLİ YAĞMA
"İçtihat Metni"Nitelikli yağma ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından dolayı sanık C. D.'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/2, 149/1-c-f-g ve 62 nci (2 kez) maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/782 Karar sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2020/9662 Esas, 2021/16582 Karar sayılı ilâmıyla suç örgütü üyeliği suçu bakımından zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine, yağma suçu yönünden ise onanarak kesinleşmesini müteakip, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun sanık hakkında nitelikli yağma suçunun infazı hususunda tereddüt hasıl olması sebebiyle karar verilmesinin talebi üzerine, hükmolunan cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infaz edilmesine yer olmadığına ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/782 Karar sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-45-19677-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/56991 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/56991 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;... e)Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki, yıldır.''
Hükümlünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün cezalandırılmasına karar verilen ve kesinleşen nitelikli yağma suçunun suç örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında; hükümlünün cezasının, 7242 sayılı kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin üçte ikisinin iyi halli olarak çektirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2.7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin (4) üncü fıkrasının konu ile ilgili bölümü; “(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” Şeklinde düzenlenmiştir.
3.Hükümlü hakkında, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, işyerinde, var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak ve suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), ((f) ve (g) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından 27.10.2021 tarihli ve 2020/9662 Esas, 2021/16582 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4.Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçun cezasının infazının 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılması gerekmektedir.
5.Yağma suçunun var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak ve suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla işlendiği kabul edilerek verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, aynı yargılama sırasında hükümlü hakkında suç örgütü üyesi olmak suçundan açılan davanın dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olmasının, yağma suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmediğini göstermeyeceği, böyle bir kabulün kesinleşen mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına, hükümlü tarafından gerçekleştirilen ve sabit olduğu kabul edilen eylemin dosya içeriğine ve yasal mevzuata uygun şekilde nitelendirilmesine ve suç olduğu kabul edilen eylemin ihlal ettiği kanun maddesine uygun şekilde cezalandırılmasına rağmen, eyleminin gerektirdiği ceza belirlenirken suçun suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak ve suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla işlendiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi tamamen hukuka aykırı bir sonucu ortaya çıkaracak nitelikte olduğu gözetilmeksizin verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.01.2022 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/782 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.