Esas No
E. 2012/9036
Karar No
K. 2013/1475
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

5. Ceza Dairesi         2012/9036 E.  ,  2013/1475 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma ve denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek

HÜKÜM : Sanık ...'ın eyleminin zimmet, sanık ...'ın eyleminin ise zimmete yardım niteliğinde kabulüyle bu suçlardan, diğer sanıkların ise denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçlarından mahkümiyetlerine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyizinin sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlerle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;

Sanıklara isnat olunan denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçuna 765 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 02/04/2002'den itibaren inceleme gününe kadar yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin dolduğu ve davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının yerinde olduğu anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,

Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Oluş ve kabule göre, suç tarihlerinde ambar görevlisi olan sanık ...'ın kendisine teslim edilen akaryakıt emanet mal çeklerinden 31.885.000.000 liralık kısmını ambar kayıtlarında görünmesine rağmen koçanını ibraz edemeyerek mal edindiği, 43.076.000.000 liralık bölümünü ise şoförlere vermediği halde harcama çizelgesinde çekleri verilmiş, kullanılmış gibi gösterip, şoförler yerine sahte imza atarak veya attırarak belgede tahrifat yapmak suretiyle zimmetine geçirdiği ve eyleminin bu kısmının beyanlar, yaptırılan imza incelemesi, harcama çizelgeleri ile harcama fişlerinin karşılaştırılması ile belirlenebildiği, bu şekilde zimmeti gizlemeye yönelik hileli faaliyetleri bulunan sanığın ve yardım eden konumunda bulunan sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Yasaya göre nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve haklarında TCK'nın 247/2. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği keza lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın sahte harcama çizelgesi düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak bunların sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Kabule göre de; Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında 53/5. maddenin tatbik edilmemesi,

Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi tatbik edilirken, 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/l-a,b,c,d,e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması şeklindeki ayrım nazara alınmadan hüküm kurulması,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden sanık ...'dan müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafıileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.