Esas No
E. 2012/13922
Karar No
K. 2013/1105
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

5. Ceza Dairesi         2012/13922 E.  ,  2013/1105 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanığın nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine, görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine

sanık müdafii

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Başvurusunun kapsamına göre, şikayetçi Hazine vekilinin temyiz itirazlarının sanık hakkındaki görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükmüne yönelik olduğu anlaşılmış ise de, belirtilen suçtan CMK'nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmemesi ve usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını da kazanmaması nedeniyle hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmayan Hazine vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, katılan kooperatif vekili ile sanık müdafiin dilekçeleri içeriğine göre de temyiz istemlerinin zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, incelemenin bu suçtan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında olayın oluş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kişiliği ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu ve suçun işlenme süresi gözönüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,

Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Suçun değişik zamanlarda işlenmesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 04/10/2011 gün ve 167-194; 20/12/2011 gün ve 364-287; 27/12/2011 gün ve 286-295 sayılı Kararlarında ayrıntısı ile açıklandığı üzere kendisini vekille temsil ettiren katılan kooperatif lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın kapsamı, tutuklu kaldığı süre, sanığın suçtan sonra uzun süre kaçmış olması nazara alınarak kaçma şüphesinin varlığı karşısında sürdürülen tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu gözetilerek tahliye isteminin reddine, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.