Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/531
Karar No
K. 2024/192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/531 Esas
KARAR NO: 2024/192
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2021
KARAR TARİHİ: 18/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 2006 yılının Kasım ayında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirkete ait ...markasına ait ürünlerin satışı amacıyla Gölcük İlçesinde bayilik anlaşması yapıldığını, Bayi kodu ...olup tüm evrakın mahkemece celbi gerektiğini, 2013 yılında bir şube daha açılması amacıyla yine anlaşmaya varılarak Gölcük İlçesinde iki şube ile hizmet verildiğini, bayilik sözleşmesi karşılığında üç adet gayrimenkulüne ait tapuyu teminat olarak davalı şirkete vererek davalı şirket lehine ipotek tahsis edildiğini,2019 yılının ortalarında davalı şirket müvekkilinin borcunun olmasını bahane ederek sözleşmeye aykırı biçimde mal vermeyi kestiğini, halbuki teminat olarak verilen ipotekler nazara alındığında davalı tarafın satış amaçlı ürün vermemesinin hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, sorunun davalı şirkete olan bakiye alacak konusunda uyuşmazlığın olmasından kaynaklandığını, bakiye alacak konusunda ihtilaf olması nedeni ile davalı taraf mal vermeyi kestiği halde sözleşmenin fesih olduğuna dair hiçbir ihtar ya da ihbarda bulunmadığını, iki taraf arasındaki cari hesabı etkileyen pek çok unsur bulunduğunu, kampanyalardan kazanılan bonuslar, paro puan üzerinden kazanılan puanlar nedeni bayiler ve genel merkez arasında sorunlar çıkabildiğini, ürünlerin fiatları sabit kalmamakta, genel merkezden yapılan indirimler sebebi ile alacak - verecek hesapları değiştiğini, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, sözleşme hükümlerine uyması gerektiğini, yazılı bildirim yapılmadan sözleşme hükümlerine aykırı davranması gerek TMK gerek TK hükümlerine aykırı olacağını, davalı şirket tarafından sözleşme yapılmamış gibi akabinde müvekkiline ait tabelayı kendileri gelip söktüklerini, sözleşme devam ederken, sözleşmede bu tarz davranışa cevaz verilmemiş iken müvekkilinin tabelasının sökülmesi kabul edilemeyeceğini, sökülen tabela ve cam ücretinin yarı parasını müvekkilinin verdiğini, davalı şirketin gelip izin almaksızın bu ürünleri söküp aldığını, durumun ceza kanunu anlamında suç teşkil ettiğini, zilyetliği kendisinde olan ve yarı ücretinin kendisinin ödediği ürünleri rıza dışında alınması kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bakiye alacağın son bulması amacıyla Kocaeli İli İzmit ilçesinde bulunan iki adet arsa üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını ve satıştan gelecek paranın davalı şirkete ödenmesini teklif ettiğini, davalı şirketin parça parça ödemenin kabul edilmeyeceğini ancak tüm alacağın tek kalemde ödenmesi halinde ipoteklerin kalkacağı bilgisini paylaştıklarını, müvekkilinin de 800.000 TL ödemeyi gerçekleştirerek ve davalı şirketin bahsettiği gibi tüm bakiye alacağın ödenmiş olmasından dolayı ipoteklerin kaldırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili davalı şirketin bu sözleşmeden doğan her hangi bir hak veya alacağını (tazminatlar dahil) sözleşmeye göre muaccel hale geldiği anda, ayrıca her hangi bir ihbar/ihtarda bulunulması ve yargı kararı istihsali gerekmeksizin BAYİ'nin herhangi bir alacağına derhal takas-mahsup ve/veya teminatlarını nakde tahvil suretiyle tahsil haklarını ve ayrıca rehin-hapis haklarını haiz olduğunu kabul ettiğini, bu durumda ortada bir borçtan söz edilemeyeceğini, baştan bir ödeme yapıldığı şeklinde yorumlanacağını, buna rağmen davalı şirket sözleşme hükümlerine uymadığını, bayilik sözleşmesine aykırı davranıp müvekkilinin zarara uğratan davalı şirket hakkında gerçek zararın ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından dolayı şimdilik 125.000, TL lik alacağın dava tarihlerinden itibaren hesaplanacak olan ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde 125.000.00. TL talep edilmiş olan müspet zararın tanzimi için tazminat davası bedelinin 113.440.00 TL arttırılması ile dava değerinin 258.133,00 TL olarak belirlenmesini talep etmiştir.

SAVUNMA VE KARŞI TALEP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş., üretim süreci ile üretim sonrasındaki satış, pazarlama, bayi yönetimi, yetkili servis hizmetleri, reklam faaliyetleri gibi faaliyetleri ayırmak için TTK hükümleri uyarınca kısmi şirket bölünmesine tabi tutulduğunu, bölünme sonrasında üretim sonrasma ilişkin süreçler ...A.Ş.'nin 96100 iştiraki olarak kurulan ...Pazarlama A.Ş.'ye devredilmiştir. (Ek-i: Devre ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi nüshası), bu kapsamda, davacı dahil, ...A.Ş.'nin yetkili satıcıları ile olan sözleşme ilişkisi de kısmi bölünme ile kurulan ...Pazarlama A.Ş.'ye devredildiğini, davacı ... ilk olarak 2006 yılında ...A.Ş. ile ... marka ürünlerin satışı için yetkili satıcılık (bayilik) sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin ...Pazarlama A.Ş.'nin kurulması sonrasında 2017 yılında davacı ile ...Pazarlama A.Ş. arasında yeni bir satıcılık sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda, davacının daha önce ...A.Ş. ile yürüttüğü yetkili satıcılık ilişkisi müvekkili ...Pazarlama A.Ş.'ye devredildiğini, davacı ile kurulan yetkili satıcılık ilişkisi çerçevesinde, davacıya kendi işletmesinde satılmak üzere ...marka ürünler teslim edildiğini, davacı satın aldığı ...marka ürünlerin ücretini cari hesap ilişkisi kapsamında ...A.Ş. ve 2017 yılı sonrasında müvekkili ...Pazarlama A.Ş.'ye ödediğini, ancak davacının, 2014 yılında ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünden, ...A.Ş.'ye olan borçlarını ödeyemediğini, davacı, borcun doğduğu 2014 yılından bu yana çeşitli taahhütlerde bulunarak borcunu kapatacağını söylemişse de, bu borç çok uzun bir süre boyunca ödenmediğini, nitekim davacının, müvekkili ...Pazarlama A.Ş. İle olan ilişkisi kapsamında doğan ve hala ödemediği borçları da bulunduğunu, bu borçların ödenmesi için 2019 yılında davacıya ...ve ...Pazarlama A.Ş. Adına iki farklı ihtarname gönderildiğini, davacı bu borçların bir kısmını ancak 2020 yılında kapatabildiğini, müvekkili şirketin, uzun zamandır borçlarını ödemeyerek taahhütlerini yerine getiremeyen ve ürün teslimatı durdurulan davacının, müvekkili şirketin tüketicilerine karşı yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimali ortaya çıktığından, marka itibarının ve müşterilerinin menfaatlerinin korunabilmesi adına, mülkiyeti kendisine ait olan ve ...markası taşıyan tabelayı sökmek durumunda kaldığını, davacı ile yaşanan süreçte, mağazada bulunan tabelanın sökülmesi gerektiğini, burada sözleşmeye aykırı ve tazminat gerektiren herhangi bir durum bulunmadığını, davacının taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığından, menfi ve müsbet tazminatın birlikte talep edilmesi mümkün olmadığından ve tazminat talebi ayrıştırımadığından haksız davanın öncelikle usul yönünden reddine, müvekkili şirketin yetkili satıcılık sözleşmesine aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığından haksız davanın esastan reddine, yargılama ücreti ve (arabuluculuktan doğan vekalet ücreti dahil) vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Bayilik sözleşmesine aykırılık iddiası ile 125.000,00 TL zararın tanzimi talebine ilişkin dava olduğu görüldü. Mahkememizin 07/02/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... den soruldu: " Davacı babam olur, ailem 2006 yılından bu yana ...bayiliği yapmaktadır, hali hazırda şirkete borcumuz yoktur, ben tam normal mesai saatlerinde bayide çalışmaktayım, 2019 yılı ekim ayından beri davalı ile sorunlar yaşamaya başladık, sipariş verdiğimizde sipariş programı açılmıyordu, 2 müşteri programı da çalışmıyordu, çağrı merkezini aradık, satış departmanına yönlendirdiler, satış departmanı da üst yönetim kanalıyla programlara erişimimizin kapatıldığı söyledi, gerekçe olarak ta firmaya borcumuz söylendi, o tarihte borcumuz vardı, ancak o tarihte borcu karşılayacak teminatlarımıza vardı, 2020 yılı ocak ayında da tabelamız söküldü, bayilik sözleşmesinin feshine ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadı, konuyla ilgili bilgi almak istediğimizde hukuk departmanına aktarıldığı söylendi, müşteri programımıza erişimin engellenmesi sonucu, müşterilerin geçmişe dönük bilgilerine ulaşamaz olduk, bu da ticaretimizi olumsuz etkiledi, ayrıca yeni ürün alamadığımız için fiilen satış yapamaz hale geldik, dedi.

Davacı vekili " kampanyalı ürünlerden kaynaklı zararınız oldu mu, sisteme erişiminizin engellendiği tarih itibari ile borç-teminat oranı nasıldı, davalı şirket aynı sorunu başka bayiler ile de yaşadığına dair bilgin var mı ? " dedi

Tanık cevaben : şirketin maliyetine ya da zararına yaptırdığı satışlar oluyor, aradaki farkı hak ediş olarak bayilere iade ediliyordu, 2019 ekin ayından itibari ile sistemlerimiz kapanınca, önceki kampanyalara ilişkin hak edişleri alamaz olduk, mahsuplaşmalar yapılmadı, sistemin kapandığı tarihte davalıya güncel borcumuz 1.000.000,00 TL civarındaydı, davalıda ki teminatlarımızın toplam değeri de 1.150.000,00 TL civarındaydı, aslında ipoteklerin gerçek değeri daha fazlaydı, fakat ipoteklerin değerinden ziyade borç ilişkisi dikkate alınarak rakam düşük gösterilmiştir, sorun yaşadığı firma vardı, talep edilirse ismini bildirebilirim, bu firma ünvan değişikliği yaparak mal arzını tekrar başlattı, bizde aynı şeyi yapmak istedik, kabul edilmedi, tabelamızın sökülmesi sonucu ticari itibarımız zedelenmiştir, bayilik tabelası kaldırıldığından tarafımıza tebliğ edilen fesih ihbarnamesi yoktur dedi.

Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; " ne zamandan bu yana babanızın yanında çalışıyor sunuz, hiç ara verdiniz mi, davacıya ne kadar aralıklarla sipariş geçerdiniz, en son ne zaman sipariş verdiniz, borç hangi tarihten kalan bir borçtur ?

Tanık cevaben : 2006 yılından 2013 temmuza kadar aralıksız davacı babamın yanında aynı bayide çalıştım, 2013 yılında 2 yıl ara verdim ama hafta sonu yine işyerine uğruyordum, 2016 yılında tekrar davacı babamın yanında aynı yerde çalışmaya başladım, hala çalışmaya devam ediyorum, hala da işin yöneticisi kısmındayım, sözlerimin resmi bir bağlayıcılığı yoktur, davacı tarafından bana verilmiş işlerin temsiline ilişkin bir vekaletname yoktur, satışa endeksli olarak davacıya her gün sipariş verdiğimiz oluyordu, 2019 yılı öncesinde aylık sipariş tutarımız ortalama 350-350 bin TL civarındaydı, 2019 yılı eylül ayında davalı ...siparişimizi karşıladı, programların kapatılması itibari ile arçeliğin bize satışı durdurduğunu öğrendik, borç 2016 yılından kalma bir borçtur, bu tarihten öncesine dair bir borç olup olmadığı konusunda bilgim yoktur, 2016 yılında borç olmasına rağmen ...bize 2019 yılına kadar mal tedariğine devam etti, ancak bu malların bedeli nakit ödeniyordu, nakit ödeme iskontosuda alıyorduk, verdiğimiz senetlerinden karşılıksız çıkan olmadı, benim babama ait şirketin ünvan değişikliği için davalıya yazdığım mailde gerekçe olarak gösterdiğim husus borç-alacak ihtilafıdır, dedi.

Davalı tanığı ... den soruldu ; ...te çalışıyorum, batı karadeniz bölge müdürü olarak görev yapıyorum, davacı 2006 yılında arçeliğin bayisi oldu, 2014 yılından borçlarını ödenekte zorlanmaya başladılar, 2014 yılındaki ödemesi gereken senetler ile ilgili protesto oldu, ancak davalı şirket, davacı şirketin gölcükte tek bayisi olması nedeniyle borçlarını yapılandırdı, ancak yapılandırmaya rağmen borçlar ödenmedi, yaklaşık 5 yıl boyunca ...davacıya süre vererek borçlarını ödemesini bekledi, 2020 yılına kadar ana para borcu sabit kalmıştır, sistem aylık bazda vade farkı çıkardığı halde, vade farkı çıkarılmamıştır, 1.716.000,00 TL vade farkı sistemde biriktiği halde fatura edilmemiştir, bu desteklerle bayiliğin devam etmesine çalışılmıştır, son aşamada 2019 senesinde son kez ihtarname ile süre verilmiş, bu süreye rağmen ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemiştir, davacıya gayrimenkul çözüp borcunu ödemesi için yine süre verilmiştir, icra yoluyla satış yerine davacı mağdur edilmeden borcun tahsili davacının insiyatifin de sağlanmaya çalışılmıştır, tüketicilerle yaşanacak sorunlar gözetilerek 2019 yılı temmuz ayı itibari ile mal sevkiyatı durduruldu, ancak 2019 yılının ekim ayı sonuna kadar da bayinin sistemi açık tutulmuş, yeni müşterilerle yapılacak satışlardan dolayı arçeliğin zarar görmemesi için sistem üzerinde yeni mal alımına izin verilmemiştir, davacıya sözleşmenini feshi ihbarnamesi gönderilmedi ancak bayi sözleşmesinin tasfiyesi işlemleri yapıldı, bu süreçte bayi sözleşmesinin feshi niteliğindedir, bayiliğin devam etmeyeceği yönünde davacı firma bilgilendirilmiş, tabelanın söküleceği konusunda önceden bilgi verilmiştir dedi.

Davalı vekili " ipoteği konu taşınmazların davacı tarafından satışı sonucu ne kadar tahsilat yapıldı? " dedi

Tanık cevaben : 2019 yılı temmuz ayı itibari ile firmanın 1.276.000,00 TL borcu vardı, davacının ipoteği kendisinin satıp paraya çevirmesi sonucunda 1.000.000,00 TL'lik alacağımız tahsil edildi, bakiye 276.000,00 TL alacak için şirket üst yönetimi destek vererek, bu borçtan feragat etti, tasfiye olacağı için, davacının bayiliği sonlanacağı için kalan borçtan feragat edildi, ...başından itibaren davacıya gecikmelerinden dolayı vade farkını uygulasaydı 1.716.000,00 TL vade farkı alacağı oluşacaktı dedi.

Davacı vekili " ...bayileri ile sözlü olarak mı anlaşıyor, davacının başka borcu kalmadığına göre bayilik sözleşmesi gereği neden yapılamıyor,?"

Tanık cevaben : önce bayi adayı ile saha da görüşülüp el sıkışılır, anlaşılırsa resmi olarak sözleşme yapılır, 2014 yılında yıl içerisinde davacının 576.000,00 TL'lik evrakı protesto oldu, tasfiye sürecinde yazılı bir protokol düzenlenmedi, bayilik sözleşmesinde tasfiye süreci anlatılmaktadır, davacı şirket ipotek konusu 2 taşınmazını 800.000,00 TL ve 200.000,00 TL bedel ile satıp, toplam 1.000.000,00 TL'yi yukarıda da belirttiğim üzere borcuna mahsup olarak davalı şirkete ödemiştir, içeride teminat kalmadığından ve bayilik sözleşmesi gereği ticareten sözlü beyanla oluşan belli taahhütler yerine getirilmediği için mal akışı durmuştur, yeniden yapılmamıştır dedi. Mahkememizin 07/02/2022 tarihli duruşmasında uyuşmazlık noktaları hakkında rapor düzenlenmesi için MALİ MÜŞAVİR, BEYAZ EŞYA BAYİLİĞİ SEKTÖR TEMSİLCİSİ, BORÇLAR-SÖZLEŞMELER HUKUKU UZMANI bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.

Mahkememiz dosyasına 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; Tüm dosya kapsamı, ilgili yasa ve yönetmelikler ve dosyada belirtilen mevcut deliller hepsi birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı Nihai takdir ve değerlendirme hakkı tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;

1.Davacı taraf ... (19037024736) ... TİCARET ile Davalı ...Pazarlama A. Ş. ile arasındaki 24.05.2017 Tarihinde yapılan 5 yıl süreli ...Model Mağaza işletme sözleşmesi yenilendiği; Beyaz eşya bayiliğinin ciddi sermaye gerektiren bir iş dalı oluğu;

2.

Davacı tarafa 31.07.2019 tarihinden sonra ödeme güçlük yaşadığı ve önceki borçlarını ödemediği için yeni mal teslimatı yapılmadığı, 22/10/2018 tarihinde ...A.Ş. ve ...Pazarlama A. Ş. tarafından borçlarını ödemesi için ihtarname gönderildiği, ödeme güçlüğü içindeki bayinin ödeme yapmaması ile teminat olarak alınan gayrimenkullerin anlaşmalı olarak paraya çevrilmesi sonucunda bayi tarafından toplamda 1.001.000, TL (201.000 + 600.000 + 50,000 + 150,000.-) nın davalı ...A.Ş. hesabına havale edilmesiyle ...Pazarlama A. Ş.'ne olan borçlarının kapatılmaya çalışıldığı, kalan 276.006,08 TL” nın Kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına alınarak ...tarafından üstlenildiğini;

3.Davalı ...A.Ş. tarafından 2014 yılından itibaren tahsil edilemeyen asıl alacak 1.015.000 TL.na gecikme faizi uygulama talebinden vazgeçikliğini;

4.Davacı bayi ... şirketine 2019 yılnda 31/07/2019 tarihinden sonra bayiye satış yapılmadığı tespit edilmiştir. 7 aylık satış kota priminin 2019 yılı satışı 674.730,16 TL. olduğuna göre ortalama % 1,7 den prim hesaplansa idi; 11.47041 TL veya % 2 den prim hesaplanmış olsaydı en fazla 13.494,60 TL kota primi haketmiş olacağı hesaplandığını,

5.Henüz sözleşme sona erdirilmeden bayi dükkanı ...ürünlerle dolu iken ...tabelasının sökülmesi; bayinin müşteri çevresinde anlaşılamayacak veya ciddi yanlış anlaşılmalara yol açacak; bayinin müşteri kaybına sebebiyet verecek bir olay olduğunu; bayinin elindeki ...ürünlerinin satış maliyetini ve uğrayabileceği zararın kesin kanıtlar olmadan tarafımızdan hesaplanamayacağını; bu nedenle, Bu konunun değerlendirilmesinin Yüce Mahkemenin takdirlerine bırakıldığını;

6.Sözleşmenin 24.03.2022 tarihinde haklı sebeple sona erdirildiği," görüş ve kanaatine yer verilmiştir.

Mahkememizin 06/06/2022 tarihli duruşmasında bilirkişi heyetine BEYAZ EŞYA BAYİLİĞİ SEKTÖR TEMSİLCİSİ bilirkişi de dahil edilerek ; tarafların kök rapora vaki itiraz ve beyanları dosya kapsamı ve ekleri, tarafların bu celse ki beyanları incelenmek sureti ile ; bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedilip edilmediği, haksız şekilde fesh edilmiş ise davacının uğramış olduğu maddi zararın miktarının tespiti için gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Mahkememiz dosyasına 05/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; " İnceleme Ve Değerlendirme

Tarafların kök rapora vaki itiraz ve beyanları dosya kapsamı ve ekleri, tarafların bu celsede ki beyanları ve bilirkişi raporu tarafımdan incelendi. Daha önceki bilirkişi heyeti yazmış olduğu rapordaki tespitleri,beyanları defter incelemeleri vs gibi konuları tekrarlamadan Sayın mahkeme Heyetinin tarafımdan istenen fesihin haklı olup olmadığı,haksız fesih yapılmış ise davacının uğradığı maddi zararın yüzdelik olarak tespiti ve uzmanlık alanım olan sektörel konuda bilgiler vermeye çalışacağım. Dosyadaki belgeler incelendiğinde Davacı bayinin ...ile yapmış olduğu sözleşmenin MADDE 12-İHBARSIZ FESİH bölümünün 1.şıkkında'' Yetkili satıcı borçlarını ödemede acze düşerse''diye başlayarak devam eden diğer şıklar mevcuttur.

Davalı vekili'' Davacı 2014 yılında ekonomik olarak sıkıntıya düşerek 2019 yılına kadar borçlarını ödememiş,borçların ödenmesi için ...tarafından iki ayrı ihtarname gönderilmiş ve davacı borçlarının bir kısmını ancak 2020 yılında ödeyebilmiştir.şeklinde beyanını esas alarak Fesihte ...haklıymış gibi gözüksede,Fesih hem uygulanma şekliyle hemde bayilik sözleşmesi yapılırken alınan ipoteklerin olmasına rağmen satıcının ödemede acze düşmesinin sebeb olarak gösterilmesi maddeki tarife uymamaktadır,çünkü acze düşmek hiçbir şekilde ödeyebilecek imkana sahip olmamak olarak nitelendirilir ,nitekim yine her iki taraf vekilinin birbiriyle zıt düştüğü konu olan Davacı vekilinin''Müvekkilim ipotekli gayrimenkulleri davalı şirketin onayı ile satmamıştır.'' beyanına Davalı vekili ise ''Davacının teminat olarak gösterdiği ipotekler, borcun ödenebilmesi için müvekkil şirketin verdiği onay ile kaldırılmış ve davacı bu sayede ipoteğe konu taşınmazların satışını icradan yapılacak satıştan daha yüksek fiyata gerçekleştirebilmiştir.'' beyanı birbirini tutmamaktadır,burda önemli olan beyanlardan ziyade nihayetinde teminat olarak gösterilen gayrimenkullerin satılıp borcun 1.001.000 TL'sinin ödendiği kalan bakiye 276.006.08 TL'nin ise ...tarafından üstlenilerek borcun kapatıldığı beyanlardan anlaşılmaktadır.Ayrıca ...tarafından 20.01.2021 tarihinde gönderilen yazıda borcun bulunmadığı yazısı mevcuttur.Tüm bunlar dikkate alındığında sırasıyla bahsetmek gerekirse öncelikle Davalı firma Arçeliğin vekili ''Müvekkil şirket davacının yetkili satıcılık sözleşmesini haklı sebeple sona erdirdiğinden, müvekkil şirkete ait ...markasının yer aldığı tabelanın sökülmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı açıktır.'' beyanının doğru olmadığı kanaatindeyim....ve ...isim olarak Türkiyede tüm tüketiciler tarafından bilinen sektörün birinci sırasında olan markadır.Dolayısıyla ...ve ...tabelası olan bayii hiç bir reklam yapmasına gerek kalmadan satış yaparak kazanabileceği bir markadır.Bayi olmayan aynı işi yapan başka bir esnaf sadece öncelikle yakın çevresine daha sonra etrafındaki tanıdıklarına satış yapma imkanına sahiptir hiçbir zaman ...ve ...bayisinin yaptığı ciroya ulaşamaz. Bayilikte prim,puan ve çeşitli alacak imkanlarına sahip olan esnaf ,bayi olmayan esnafa göre maddi kazanç konusunda çok daha avantajlıdır,birde herhangi bir markanın bayilik tabelası olmayan esnaftan alışveriş yapan tüketicilerin satış sonrası hizmet konusunda tereddütleri bulunmasına rağmen ...ve ...markası oldukca yüksek bir güven vermektedir çünkü bayisine prestij kazandıran marka sayesinde tüketici düşünmeden alışveriş yapma imkanı sayesinde hem bayiye dolayısıyla marka olan firmanın kazanmasına sebeb olur.Tüm bu sebeblerden dolayı tabelanın kaldırılması maddiyattan önce bayinin prestijinide sarsar.

Bir diğer önemli konu ise davalı vekili''Müvekkil şirketin tabelayı sökmesinin sebebi davacıya zarar vermek değil, müşterilerin artık yetkili satıcı olmayan davacıya ait mağazaya giderek olası bir zarara uğramasını engellemektir.''beyanı ile Yine Davalı vekilinin ''müvekkil şirket Temmuz ayında ürün sevkıyatını durdurmasına rağmen, davacının elinde kalan malları satabilmesi ve servis hizmeti sağlayabilmesi için iyi niyetli olarak online sistemleri 2019 yılı Ekim ayına kadar açık tutmuştur.'' beyanı arasında çelişki vardır çünkü bayilik tabelası olmayan esnafın elindeki malları satabilmesi için online sistemin açılmasının hiç bir önemi yoktur,şöyleki ...ve ...bayileri mağazalarındaki ürünleri teşhir amacıyla bulundurmaktadırlar,müşteri çeşitli ürün ağı içerisinden örneğin buzdolabı alacaksa bayideki tüm buzdolaplarını inceledikten sonra almaya karar verdiği Buzdolabını satış elemanına bildirir satış elemanı talep edilen ürünü kod numarası ile mail yoluyla iletir ve bayi adına depoda bekletilen ürün yetkili servis aracılığıyla tüketicinin adresine nakliye edilerek kurulumu yapılır garanti belgesi tarih atılmak suretiyle onaylanır ve işlem biter.Bilindiği gibi hiç bir markanın bayisi olmayan Spot piyasa denilen her marka ürünün satışının yapıldığı bayilik sistemi dışında faaaliyet gösteren firmalarda vardır,bu firmalar Arçeliğinde,Bekonunda,Profilonunda vs. markaların satışını yapmaktalar ve satıştan sonra tüketici aldığı ürünün markası ne ise yetkili servisi arayarak satış sonrası hizmeti görmektedir hiçbir spot piyasa esnafının herhangi bir markanın fabrikası ile online sistem bağlantısı bulunmamasına rağmen tüm bu işlemler ve servis hizmetleri devam etmektedir.Tabela beyan edildiği gibi madem müşteriye zarar vermemesi için kaldırıldıysa neden online sistemler açıldı.Eğer firma bayisiyle sözleşmesini fesih ettiğini iddia ediyorsaki ediyor fesihten sonra bayinin online sistemlerinide açmaz,hem sözleşmeyi feshettim deyip hem müşteri zarar görmesin diye tabelayı kaldırıp,hem borcu yoktur mutabakatına varıp sonrada online sistemleri açmak fesih işlemiyle ters düşer.

Bayilerin senelik kotaları vardır her sene anlaşmaya bağlı kotayı doldurma amacıyla ürün alırlar aldıkları ürünlerin meblağları karşılığında puan,prim gibi alacakları oluşur bunları almaları bayinin hakkıdır,

Davalı vekilinin'' Yetkili satıcılık sözleşmesi haklı nedenle sona erdirildiğinden müvekkil şirketin davacıya prim ödemesi yapması gereği bulunmamaktadır.''beyanıda hakedilmiş primlerin bayiye verilmemesi ile ters düşmektedir.

Ülkemizin sektörde en önde gelen markalarından olan ...ve ...bayisi ile bayi olmadan aynı sektörde iş yapan esnafın kazancı arasındaki oran %40'tır.Yani bayi %70 iş kapasitesine sahipse bayi olmayan %30 iş kapasitesi ve kazanca sahiptir,Dolayısıyla 31.07.2019 tarihinden sonra ürün verme işlemi durdurulup Tabelanın indirilmesi ile sözleşmenin sona erdirildiği 24.03.2022 tarihleri arasındaki Bayinin kazanç kaybı senelik %40 fark gözönüne alınarak hesaplanmalıdır.Önceki bilirkişi raporunda tespiti yapılan bayiye verilmeyen prim %1.7den hesaplanan 11.470.41 yada %2'den hesaplanan 13.494.60 TL'ninde hesaba katılması gerekir.

Uzmanlık alanım Beyaz Eşya,Elektronik ve Mobilya olduğu için ancak sektörel konulardaki görüşlerimi paylaştım,davaya konu olan bayilik sistemindeki esnafla bayi olmayan esnafın arasındaki iş ve kazanç farkının %40 olduğunu bayinin zararını defterlerde yıllık kazanç bilgilerini değerlendirerek hesaplaması gereken hesap uzmanı yada mali müşavir olduğu kanaatindeyim.

SONUÇ

Yukarıdada bahsettiğim gibi sözleşmedeki 12. Maddenin 1.şıkkına göre fesihte haklı gibi görünen ...A.Ş'nin uygulamada yapılan yanlış sebebiyle fesihte haklı olmadığı kanaatindeyim.Dosyadaki beyanlardada herhangi bir Fesih bildirgesinin olmadığı, ihtarnamenin borçları ödemeyle ilgili olduğu,sadece sözleşmedeki maddeye dayanarak acze düşmenin fesih sebebi sayılabileceğinin geçerli olabilmesi için bayinin hiç bir şekilde ödeyebilme gücünün olmaması durumunda yürürlüğe girebileceği,tek taraflı verilen kararla bayinin Tabelasının sökülüp hem prestij açısından hemde iş açısından zor durumda bırakıldığı kanaatindeyim.Ayrıca bayisiyle sözleşme gereği tek taraflı fesih yaptığını beyan eden firma herkim olursa olsun tekrardan eğer ürün verip online sistemlerini açıyorsa burda tezat vardır,fesih yapıldıysa eğer feshi yapılan bayiye ne ürün verilir nede online sistemler açık tutulur,bununda sebebini açıkca Davalı vekili ''Müvekkil şirketin tabelayı sökmesinin sebebi davacıya zarar vermek değil, müşterilerin artık yetkili satıcı olmayan davacıya ait mağazaya giderek olası bir zarara uğramasını engellemektir.''beyanından anlaşılıyor, tabelanın indiriliş sebebi olarak ifade edilen beyan fesihten sonra bayiyle ilişkinin tamamen kesilmesi gereklidir kanaatimi doğruluyor,fakat daha sonra online sistemler tekrardan açılması ve ürün verilmesi ise Fesihle uyuşmamaktadır." görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 05/12/2022 tarihli duruşmasında dosyanın 14/04/2022 tarihli raporu sunan bilirkişi heyetine tevdi ile 05/07/2022 tarihli raporu sunan sektör bilirkişide de bu heyete dahil edilerek, önceki raporlara vaki taraf vekillerinin itirazları da irdelenerek davacı vekilinin, dava konusu talebinin müspet zarar olduğuna ilişkin ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğinin kabulu durumununda, davacının dava tarihi itibari ile talep edebileceği müspet zararı konusunda hesaplama içerecek şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 14/02/2023 tarihli ek rapor ibraz edilmiştir. Raporda özetle; " 1- Davacı ... 'nin, davalı ...Pazarlama A.Ş. tarafından bayilik sözleşmesi sona erdirilmeden bayi dükkanı ...ürünlerle dolu iken ...tabelasının sökülmesinin neden olduğu ve olma ihtimali yüksek sonuçlarını aşağıda sıralarsak; * Bayinin ticaretine devam etme şansının azaldığı, * Müşteri çevresinde anlaşılamayacak veya ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabileceği, * Bayinin müşteri kaybına sebebiyet vereceği, * Bayinin elindeki vitrin ve teşhir ürünlerinin ikinci el ürün olarak değerlendirileceği, eldeki ...ürünlerinin satışının zamana yayılacağı veya spot-defolu ürün satan kişilere satışının yapılabileceği, * Bu ürünlerin alıcısı yönünden servis ve garanti sorunları yaşanabileceği, Bu konunun değerlendirilmesinin Yüce Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,

2.Teminat olarak alınan gayrimenkullerin paraya çevrilmesi sonucunda bayi tarafından tekrar elde edemeyeceği maddi varlığının kaybedildiği, Toplamda 1.001.000,- TL'lik gayrimenkul (201.000 + 600.000 + 50,000 + 150,000) Davacı bayi ...'nin, davalı ...Pazarlama A.Ş.ye teminat olarak verdiği gayrimenkul ipotek kayıtları aşağıda gösterilmişti: Müspet Zararın Hesaplanması Sözleşme devam ederken, taraflar arasında mevcut bir akit olmasına karşın, sözleşme sona erdirilmeden bayii ...ürünleri ile dolu iken ...tabelasının sökülmesi ile başlayan ...A.Ş. tarafından sözleşmenin sona erdirilmesi sürecinin bayii davacı ... nezdinde yol açtığı zararlar aşağıda irdelenmiş ve hesaplanmıştır. Bayilik Marka Değeri (FRANCHİSİNG) Bir ...bayisi olabilme şartları 2021 yılı için 250.000 TL ile 1.000,000 TL arasında bir değer olduğu, bu değerin belirlenmesinde bayiinin bulunduğu lokasyonun önemli olduğu dikkate alınmalıdır. Heyetimizin uzmanlık alanı dışında kalan ve sübjektif değerlendirme gereken hususun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu görüşüne varılmıştır. Kar Mahrumiyeti Davalı ...Pazarlama AŞ 'nin muhasebe kayıtlarına göre yıllar içinde davacı taraf ... ye satışları yıllık ciro tutarları olarak aşağıya alınmıştır. Davalı ...Pazarlama A.Ş.nin satışlarını 100 kabul ederek yıllar itibarıyla satışları oranlarsak; 2014 yılı satışlarının %2,97, 2015 yılı satışlarının %0,52, 2016 yılı satışlarının %2,17, 2017 yılı satışlarının yükseliş yaşanarak %14,55, 2018 yılı satışlarının da yükseliş yaşanarak %18,71 oranında olduğu, ancak sorunlar çözülemeyince 2019 yılı temmuz ayında satışların durdurulmasıyla sadece bu yılda %6,94 oranında gerçekleştiği görülmektedir. Davalı ...Pazarlama A.Ş.nin muhasebe kayıtlarına göre yıllar içinde davacı ...'ye satışların ürün adedi olarak miktarları aşağıya alınmıştır. 2012 yılında 1247 adet ana ürün alışı, 2013'de 1103 ve 2014 ise 175 adet olduğu görülmektedir. Alınan ürünlerin vitrin-teşhir ürünü olma olasılı durumlardandır. Vitrin-teşhir ürünlerinin bedeli yatırım değeri yüksektir. 2013 yılından sonra ...satışların birden düştüğü ve 2017-2018 yıllarında yaşanan satış ivmesinin de sorunları çözemediği anlaşılmaktadır. Davalı ...Pazarlama A, muhasebe kayıtlarına göre, davacı ... 'ye yıllar içinde satın aldığı ürünlerden verilen kar marjının %15, bazı ürünler için %17 olduğu dikkate alınarak, bu oranlardan daha düşük olan %15 oranı üzerinden hesaplama yapılmış olup elde edilebilecek kar tutarı aşağıda hesaplanmıştır. Yukarıdaki tabloda 2019 yılı Temmuz ayı sonuna kadar gerçekleşen satış tutarlarının aylık ortalaması alınarak takip eden ayların satış rakamları belirlenmiştir. 2020 ve 2021 yıllarının satış rakamları da son 3 yıllık satış rakamlarının ortalamaları esas alınarak belirlenmiştir. Davacı ... 'ye gerçekleştirilen satışlardan %15 kar oranı ile 2019/Ağustos döneminden 2021/Ağustos ayı sonuna kadar elde edebileceği ve mahrum kaldığı kar tutarı (61.276,65 TL + 186.046,95 TL + 125.427,45 TL) 372.751,05 TL olarak hesaplanmıştır. 3 Fesih Sebebiyle Elde Kalan Ürünlerden Kaynaklanan Zarar Davacı ... (...) ... TİCARET ile davalı ...Pazarlama A.Ş. arasında 24.05.2017 tarihinde akdedilen 5 yıl süreli ...Model Mağaza İşletme Sözleşmesinin yenilendiği, beyaz eşya bayiliğinin ciddi sermaye gerektiren bir iş dalı olduğu, Sözleşme sona erdirilmeden mağaza ...ürünleriyle dolu iken ...tabelasının sökülmesi sonrasında bayinin elinde kalan ürünlerin, bayi muhasebe kayıtlarına göre değerinin 1.659.500,00 TL tutarında olduğu, bu ürünler .../ ...tarafından iade olarak alınmadığı için değerinin altında satışa konu edilebileceği, zira bayinin elindeki stok ...ürünlerinin satışının kısa sürede gerçekleşmeyebileceği ve bazı servis-garanti belgesi sorunlarına yol açılmış olabileceği ihtimali ile ederinin altında satılmış olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmiştir. Davacının kayıtlarına göre elinde kalan ürünlerin satış bedelinin ederinin altında bir değerle spot piyasada ederinin %50 değeri ile satılabileceği, bu durumda davacının elinde kalan ürünlerin düşük bedel ile satışından kaynaklanan zararının (1.659.500,00 TL x %50) 829.750,00 TL olabileceği hesaplanmıştır.

4.Ödenmeyen Prim Hesabı: Davacı ...'ye 31/07/2019 tarihinden sonra herhangi bir satış yapılmadığı tespit edilmiştir. 7 aylık satış kota priminin 2019 yılı satışı 674.730,16 TL olduğuna göre ortalama %1,7 oranı üzerinden prim hesaplansa idi 11.470,41 TL, %2 oranı üzerinden prim hesaplanmış olsaydı 13.494,60 TL kota primi haketmiş olacağı hesaplanmıştır. Sonuç ve Kanaatimiz: Tüm dosya kapsamı, ilgili yasa ve yönetmelikler ve dosyada belirtilen mevcut deliller hepsi birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı nihai takdir ve değerlendirme hakkı tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ... (...) ... TİCARET ile davalı ...Pazarlama A.Ş. arasındaki sözleşmenin Sayın Mahkemenin takdirine bağlı olarak haksız feshi yönünde karar verilmesi halinde, davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği MÜSPET ZARAR aşağıdaki gibi hesaplanmıştır: ¸ görüş ve kanaatine varılmıştır . Mahkememizin 20/03/2023 tarihli duruşmasında dosyanın MALİ MÜŞAVİR, BEYAZ EŞYA BAYİLİĞ SEKTÖR BİLİRKİŞİSİ, BORÇLAR HUKUKU NİTELİKLİ HESAP UZMANIN'dan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile, önceki raporlar, raporlara karşı beyan ve itirazlar, dava ve cevap dilekçesi ile dosya kapsamı dikkate alınarak ; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin yazılı olarak ya da fiilen fesh edilip edilmediği, feshin davalı tarafından haksız olarak yapılıp yapılmadığı, feshin haksız olduğunun kabulü halinde davacının talp edebileceği müspet zararın ne kadar olduğu hususunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; " 1. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: a)Davacının, dava dilekçesinin “sonuç” kısmında “davalı şirketin haksız fiili nedeni ile davacının uğramış olduğu müspet ve menfi zararın tanzimi için şimdilik 125.000TL.nin alacağın dava tarihlerinden itibaren hesaplanacak olan ticari faiz ile birlikte tahsili”nin talep edildiği görüldüğünden davacının açık bir şekilde “hukuki sebep” olarak TBK m. 49 vd. hükümlerinde düzenlenen “haksız fiil sorumluluğu”na dayandığı; b)Ancak 06.02.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise davacının “bayilik sözleşmesine aykırı hareket ile uğranılan müspet zararın tanzimi için şimdilik 125.000TL.nin alacağın dava tarihlerinden itibaren hesaplanacak olan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili”nin talep edildiği görüldüğünden davacının ıslah dilekçesi ile bu sefer “hukuki sebep” olarak (TBK Birinci Bölüm'de “Borç İlişkisinin Kaynakları” arasında sayılan) “sözleşmeden sorumluluğa” dayandığı; c)EĞER DAVA DİLEKÇESİNİN SONUÇ KISMINDA HAKSIZ FİİLE DAYANILMASI SEBEBİYLE “HAKSIZ FİİLDEN SORUMLULUK” KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME YAPILACAK OLUR İSE: i. TBK m. 49 hükmünün “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde olduğu, ii. Dolayısıyla TBK m. 49/1 hükmüne göre haksız fiilden doğan sorumluluk kapsamında zararın gideriminin/tazmininin talep edilebilmesi için şu dört unsurun birlikte bulunmasının zorunlu olduğu (bkz. Yargıtay HGK E. 2019/18- 54, K. 2022/771, T. 31.5.2022). “Öncelikle hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fül nedeniyle bir zarar doğmalı ve sonuçta doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez.” iii.Hal böyle olmakla dosya kapsamında TBK m. 49 hükmü gereğince haksız fiilin ve buna dayalı olarak (yukarıda sayılan) tazminat talep etme koşullarının tamamının uyuşmazlıkta bulunup bulunmadığını; mali ve sektörel inceleme neticesinde haksız fiilden sorumluluk kapsamında (varsa) maddi zararın tazmininin davalıdan talep edilip edilemeyeceğini, HMK m. 194/1' hükmünce dayanılan vakaların davacı tarafından somutlaştırılıp somutlaştırılmadığının takdirinin, münhasıran, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğı d. EĞER ISLAH LEKÇESİNDE SÖZLEŞMEYE AYKIRI HAREKET SEBEBİNE DAYANILMASI SEBEBİYLE “SÖZLEŞMEDEN SORUMLULUK” KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME YAPILACAK OLUR İSE: Bu husustaki değerlendirmenin sektörel bilirkişi tarafından yapıldığı; sorumluluk bakımından takdirin, sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 2. Sektörel inceleme neticesinde: 2.1. Taraflar arasında 24/05/2017 tarihinde 5 yıl süreli Bayilik sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, sözleşmenin normal şartlarda 23/05/2022 tarihinde sona ermesi gerekmesine rağmen, davalı şirket tarafından sözleşmenin herhangi bir yazılı bir belgeye dayanmaksızın, davacıya haber vermeksizin ve davacının izni ve/veya onayı bulunmaksızın bayinin tabelalarının fiilen sökülmek suretiyle sona erdirildiği, 2.2. Mal sevkiyatının durdurulduğu 31/07/2019 tarihinden Bayilik Sözleşmesinin sona ermesi gereken 23/05/2022 tarihe kadar olan süre içerisinde davacının uğramış olduğu ve/veya uğraması beklenen zararlarının davalı şirket tarafından karşılanması gerektiği, 2.2.1. Beklenen karın 258.440,77 TL olarak hesaplandığı, 2.2.2. Elde kalan ürünlerden kaynaklanan bir zararın tespit edilemediği, 2.2.3. Kota priminin beklenen karın içinde bulunduğu, ayrıca hesaplanmadığı, 2.2.4. Bayilik marka değer (Franchising) kaybının bulunmadığı, sonuç olarak, takdiri indirim hakkı Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, davacının tespit edebildiğimiz toplam zararının 258.440,77 TL olarak hesaplandığı, 3. Mali inceleme neticesinde: Davacı 2019 yılının ortalarında taraflar arasında bakiye alacak konusunda ihtilaf olması nedeni ile davalının davacıya mal vermeyi kestiğini; davalı da 29.04.2022 tarihli dilekçesinde açık bir şekilde 30.07.2019 tarihinden itibaren davacıya ürün teslimatının haklı olarak durdurulduğunu, sözleşmenin bu tarihte haklı olarak sonlandırıldığını beyan etmiş olup bu hususta, davalı tarafından Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nden 18.10.2019 tarihinde davacıya gönderilen ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerde özetle keşide tarihi itibariyle hesap cetvelinin bildirildiği ve bakiye borcun ödenmesinin talep edildiğinin anlaşıldığı; Davalı yan ticari defterlerine göre, ihtar tarihi olan 18.10.2019 tarihi itibariyle davacı yanın davalı yana 1.276.040,63 TL borcu olduğu, 2020 yılı sonu itibariyle davacı bakiyesinin sıfır olduğu, 4. “Sözleşmenin davalı tarafça feshedilip edilmediği” hususunda borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında; a. Taraflar arasında 24.05.2017 tarihinde adi yazılı şekilde “Model Mağaza İşletme Sözleşmesi”nin kurulduğu; davacının yetkili satıcı sıfatını haiz olduğu; b. Taraflar arasında kurulan sözleşmenin 12. maddesinin “ihbarsız fesih” hususunun düzenlendiği, buna göre hükmün “Aşağıdaki hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda YETKİLİ SATICI işbu Sözleşme'ye açıktan açığa aykırı hareket etmiş sayılacak ve ...'in önceden herhangi bir ihtar çekmesine lüzum kalmaksızın, YETKİLİ SATICI işbu Sözleşme ile haiz olduğu hakların tümünü kaybedecek ve Sözleşme kendiliğinden sona erecektir leşme'nin feshi, YETKİLİ SATICI'nın sözleşme kapsamındaki mali yükümlülüklerine halel getirmez: 1- YETKİLİ SATICI borçlarını ödemede acze düşerse; ... 8- YETKİLİ SATICI'nın borca batık olduğu şuyu bulursa...” şeklinde olduğu, sözleşmenin 13. maddesinin ise “Aşağıdaki hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi, Sözleşme'ye “Esaslı Şekilde Aykırılık” hali teşkil eder ve ..., aşağıda belirgin ve YETKİLİ SATICI'nın davranışını düzeltmesi için tanıyacağı süre içerisinde YETKİLİ SATICI'nın davranışını düzeltmemesi halinde kendisine bir daha süre tanımaya lüzum kalmadan, işbu Sözleşme'yi derhal fesih etme yetkisini haizdir. ...3- YETKİLİ SATICI'nm mali durumunun önemli ölçüde bozulması. 4- YETKİLİ SATICI'nın akte muhalefette ısrar etmesi.” şeklindedir. Dosya kapsamı denetime elverişli bilirkişi raporu incelendiğinde TTK m. 18/3 hükmü gereğince davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğine dair noter ihtarnamesi, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılan ihbara rastlanmadığı, davacı 2019 yılının ortalarında taraflar arasında bakiye alacak konusunda ihtilaf olması nedeni ile davalının davacıya mal vermeyi kestiği, davalı da 29.04.2022 tarihli dilekçesinde açık bir şekilde 30.07.2019 tarihinden itibaren davacıya ürün teslimatının haklı olarak durdurulduğu, sözleşmenin bu tarihte haklı olarak sonlandırıldığını beyan etmiş olup bu hususta, davalı tarafından Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nden 18.10.2019 tarihinde davacıya gönderilen... ve... yevmiye numaralı ihtarnamelerde özetle keşide tarihi itibariyle hesap cetvelinin bildirildiği ve bakiye borcun ödenmesinin talep edildiğinin anlaşıldığı; davalı yan ticari defterlerine göre, ihtar tarihi olan 18.10.2019 tarihi itibariyle davacı yanın davalı yana 1.276.040,63 TL borcu olduğu, 2020 yılı sonu itibariyle davacı bakiyesinin sıfır olduğu" değerlendireme ve tespitleri yapılmıştır. Taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğu sözleşmeden kaynaklı davacının ödemelerinde gecikmeler yaşandığı bir kısmı ödeme bir kısmı davalının ibrası suretiyle borcun tasfiye edildiği, davalı tarafından bayilik sözleşmesinin feshedildiğine dair TTK 18. Maddesine uygun bir bildirim yapılmadan sözleşme hala yürürlükte iken davalının tek taraflı olarak davacıya mal akışını kestiği ve davacı iş yerinde bulunan davalı bayiliğini gösterir tabelanın davalı tarafından söktürüldüğü gözetilerek davalının cebren sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu gözetilerek denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edilen 258.440,77 TL davalının beklenen kardan kaynaklı zararının avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın Kabulüne, 258.133,00 TL nin dava tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Alınması gerekli 17.633,07 TL karar ve ilam harcından peşin alınan (peşinde 2.134,69 TL + ıslahta 2.279,00 TL ) toplam 4.413,69 TL harcın düşümü ile eksik kalan 13.219,38‬ TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,

3.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 40.720,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davacı tarafça yapılan ( 2.134,69 TL peşin harç + 2.279,00 TL ıslah harcı + ilk masraf 67,80 TL + bilirkişi ücreti 10.750‬,00 TL + 358,5‬0 TL posta masrafı ) toplam 15.589,99‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafça yapılan 4.600,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,

6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

7.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.