Esas No
E. 2024/1377
Karar No
K. 2024/1585
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/1377 E.  ,  2024/1585 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/965 E., 2023/2177 K.
KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/272 E., 2022/57 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’de çalışırken iş sözleşmesi feshedilen davacının açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, Mahkeme kararında belirtilen tazminatların ödendiği, ancak işverenin bu ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna davacı tekrar işe girerek çalışmaya başlamış gibi bildirimde bulunduğu, bunun üzerine ... tarafından bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğu belirtilerek borç çıkartıldığı, oysa davacının bu dönemde fiili bir çalışması bulunmadığını belirterek Kurum işleminin iptali, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aylıktan yapılan kesintilerin Kurumdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... iş akdi feshedilen davacının yaşlılık aylığı (emeklilik) tahsis talebinde bulunduğu ve kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı sigortalının açtığı işe iade davası sonucunda "işverence yapılan feshin geçersizliğine ve yasal sürede işverene başvurması ve işe başlatılması durumunda davacıya kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücret tutarında tazminat ödenmesine ''karar verildiği, işverenin işçiyi işe başlatmayarak tazminatlarını ödeme yolunu seçtiği, işçinin bu 4 aylık süre için yasa gereği çalışmış sayılacağından 4 aylık süre için işverenin ek bildirge vermiş olduğu ancak Yargıtay ve Dairemizin kabulünde olduğu üzere yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca boşta geçen süre nedeniyle verilen ek bildirgelerin yaşlılık aylığının kesilmesine sebep olmadığı, sonradan feshin geçersizliğine karar verilmesinin işe iade tarihine kadar davacının işten ayrıldığı ve hizmet akdinin kesintiye uğradığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, zira geçersiz feshin mahkeme kararı ile saptanması durumunda, işverenin İş Kanunu'nun 21 inci maddesine göre işçiyi bir ay içinde işe başlatma zorunluluğu olduğu, işçinin yeniden işe başlatılmasından söz edildiğine göre işçinin geçersiz fesih nedeniyle işten ayrıldığının kabulü gerektiği, ödenen 4 aylık ücret geçersiz fesihten dolayı işçinin bu dönemde işsiz kalması nedeniyle ödenen tazminat niteliğinde olduğu, işçinin yaşlılık aylığı bağlandıktan sonraki dönemdeki ücretlerinin 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesine göre destek primi almasının da olanaklı olduğu, sigortalının işe iade davası açmaması durumunda aylığının kesilmeyeceği, zira sigortalının işe iade konusunda hak aramasının aylığının kesilmesine gerekçe yapılmasının hak arama özgürlüğüne de engel olacağı, yaşlılık aylığının bu sebeple kesilmesine dair işlemin yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle "1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne,

2.... 37. İş Mahkemesi'nin 21.02.2022 tarih ve 2021/272 E. ve 2022/57 K. sayılı kararının kaldırılmasına yerine,

3.Davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı aylığından kesinti yapılmasına yönelik 16.11.2021 tarih ve 35198906 sayılı Kurum işleminin iptaline,

4.Davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş akdi özelleştirme nedeni ile feshedildikten sonra kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının işe iade kararı sonrası, dava dışı iş yerinden yapılan ücret ödemesi ve prim kesintilerinin Kuruma bildirilmesi nedeniyle 5535 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında ödenen yaşlılık aylıklarının kurumca kesilerek borç çıkarma işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21 inci maddesi hükmü uyarınca; işverenlerce geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçersizliği mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işverenin işçiyi bir ay içerisinde işe başlatması gerekmektedir. İşçinin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurusuna rağmen işe başlatılmaz ise işveren tarafından işçiye; Mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenecek en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerekmektedir.

21.04.2005 tarih, 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde, “Herhangi bir sosyal güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluştan, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar," hükmü yer almaktadır.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Ödenen 4 aylık ücret ve yatırılan sigorta primleri geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödemedir. Bu nedenle davalı Kurum tarafından davacının fiili çalışması olmadığı halde çalıştığı işten ayrılmadığı gerekçesiyle 5535 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında ilgili dönem yönünden yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu dönemde yapılan ödemelerin borç çıkarılması işlemi yerinde değildir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.