5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/10267 E. , 2013/9469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın ... ile 26/07/2007 tarihinde yapılan sözleşme gereğince sayısal oyunlar bayiliğine hak kazandığı, sözleşmenin 4/c maddesinde belirtildiği üzere toplanan oyun bedellerinin tamamının Milli Piyango İdaresine ait olduğu ve bu paraların bankada açtırılan hesaba her hafta düzenli olarak yatırılması gerektiği, 05/05/2010 ve 12/05/2010 tarihli hasılatların toplamı olan 5.876,94 TL'yi yatırmayarak zincirleme şekilde basit zimmet suçunu işlediği, 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkında Kanun hükmünde kararnamenin 58 ile 59. maddeleri ve 3670 sayılı Milli Piyango teşkiline dair Kanunun halen yürürlükte bulunduğu anlaşılan 12. maddesinde, Piyango İdaresine ait malların devlet malı sayıldığı, bunları zimmetine geçirenlerin devlet malları ve paraları hakkında gerçekleştirilen bu gibi suçlar için öngörülen cezalara tabi olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Zimmet miktarı olan 5.876,94 Liranın 2010 yılı itibariyle ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değeri az olduğu halde TCK'nın 249. maddesi uygulanmayarak fazla ceza tayini, Zimmete konu paraların iki ayrı haftaya ait hasılat olduğu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere değişik tarihlerde suçun zincirleme biçimde işlendiği ve TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Sanığın zimmetine geçirdiği paranın tahsili için aleyhine 16/06/2010 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2010/9901 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, bu durumu öğrendikten sonra katılan kurumda bulunan teminat miktarının mahsubundan arta kalan 3.012,98 TL ana parayı ödemek zorunda kaldığı,
TCK'nın 248. maddesinde yer alan etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas teşkil ettiği belirtilen hükmün 3167 sayılı Yasanın 16. maddesine göre oluşturulduğu, yasal değişiklikler sonucu yaptırımının idari para cezası olarak değiştirildiği ve şartları gerçekleşmediği gözetilmeden TCK'nın 58. maddesinin tatbik edilmesi,
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Katılan vekilinin, 02/06/2011 tarihli celsede şikayetçi olmadıklarını belirtmesine rağmen katılma kararı verilerek sanık aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.