Esas No
E. 2012/5311
Karar No
K. 2013/2235
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2012/5311 E.  ,  2013/2235 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Görevi ihmal
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçu işlediği belirtilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece "avukatlık mesleği ile ilgili hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına" şeklinde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın Feke Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının davalısı olan katılanın vekili sıfatıyla duruşma günleri kendisine bildirilmesine rağmen bir kısım duruşmalara mazeret bildirerek bir kısmına ise mazeret bildirmeden katılmayarak, vekillik görevini yerine getirmediği ve davanın katılan aleyhine sonuçlanmasına neden olduğu idddiasıyla hakkında görevi ihmal suçundan açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda dava ve duruşmaların vekil sıfatıyla kendisine bildirilmesinden sonra tüm çabalarına rağmen katılana ulaşamadığı yönündeki savunmasının aksine somut bir delilin bulunmamasına göre, avukatlık mesleğinin gereği olarak vekilliğini üstlendiği katılanın menfaatleri doğrultusunda davayı takip etme yükümlülüğü karşısında, katılanın da davalı asil sıfatıyla dava konusu alacağın ödendiğine ilişkin elinde varsa belgeler ile diğer tüm delilleri avukatına vermesi gerekmesine rağmen bunu yerine getirmediği, Feke Asliye Hukuk Mahkemesi kararında da davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge ibraz edilmemesinin davanın kabulüne gerekçe gösterildiği, bu nedenlerle davanın katılan aleyhine sonuçlanması ve mağduriyeti ile sanığın duruşmalara katılmaması arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı, sanığın katılanın vekilliğini üstlenmesinden sonra itirazın iptali davasına konu olan icra dosyasında borca itiraz ederek takibin durmasını sağladığı ve bunun üzerine karşı tarafça açılan itirazın iptali davasında katılan aleyhine verilen kararı temyiz ettiği ve kararın Yargıtayca onanması üzerine de karar düzeltme yoluna başvurduğu hususları gözetilmeden yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, işlediği kabul edilen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçuyla meydana getirdiği somut maddi bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "mağdurun davayı kaybetmiş olmasından kaynaklanan zararının giderilmemesi nedeniyle yasada öngörülen nesnel koşullar oluşmadığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.