Esas No
E. 2020/2141
Karar No
K. 2024/332
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2141 Esas

KARAR NO: 2024/332

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/07/2020

NUMARASI: 2019/224 Esas, 2020/354 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya verilen reklam gösterim hizmeti sebebiyle 78.635,47 TL tutarında fatura karşılığının 58.497,59 TL'sinin ödenmediğini, taraflar arasında geçen e-posta konuşmalarının da dava konusu borcun varlığını ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin, tüm hak ve yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili ile davalı arasındaki hesap ekstresi tetkik edildiğinde, dava konusu borcun varlığının taraflarınca açıkça ispatlandığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafından, davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:

İlk derece mahkemesince; alacağa dair kayıtların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu, davacının, davalıdan kayden alacaklı olduğu, davalının bu borcu ödediğine dair herhangi bir savunmasının bulunmadığı, davalı tarafça herhangi bir ödeme belgesinin ve teslimin yapılmadığına dair herhangi bir delil sunulmadığı ve alacağın likit olması gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, kabul edilen alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 11.699,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğunu, faturalara itiraz edilmemiş olmasının, söz konusu işin yapıldığının veya edimin yerine getirildiğinin anlamına gelmeyeceğini, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığından, bilirkişi tarafından cari hesaba dayalı olarak yapılan alacak hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının başka delillerle alacağını ispatlama yönünde bir delil sunamadığını, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, ancak söz konusu alacak iddiasına ilişkin hizmetin verilmediğine dair açıklamaları baki kalmak kaydıyla, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, taraflar arasında sadece 39.317,57 TL tutarında mutabakat bulunduğundan, müvekkilinin sorumluluğunun ancak bu tutarda doğacağını, somut olayda,

TTK'nun 21/2 hükmünde öngörülen, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanabilmesi için aranan, temel borç ilişkisini doğuran bir sözleşme bulunmadığını, gerekçeli kararın 4 numaralı hükmünde yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 58.497,59 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından sunulan 29/01/2020 tarihli raporda; tarafların 2018 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının, kendi ticari defterlerine göre 58.497,59 TL alacaklı olduğu, davalıya kesilen faturalar ve ödeme dekontlarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında bulunan 18/12/2018 tarihli cari hesap mutabakat formuna göre 31/11/2018 tarihi itibariyle tarafların 39.317,57 TL bedel üzerinde mutabık kaldığı, icra takibine ve davaya konu faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından, davaya konu olan faturalar ile ilgili, Beykoz Vergi Dairesi ... vergi numarası ile kanuni süre içerisinde BA formlarının verildiği, davalının 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmediği, her iki tarafın ticari defter ve belgelerine göre, davacı tarafından davalıya toplamda 216.714,21 TL tutarında hizmet verildiği, buna karşılık davalı tarafından 158.216,62 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacının, davalıdan 58.497,59 TL tutarında alacaklı olduğu bildirilmiştir. "...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili, yasal cevap verme süresinden sonra cevap dilekçesi sunmuş olup 6100 sayılı HMK'nun 128. maddesi uyarınca davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Davalının istinaf başvurusunun da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı, cari hesaba dayalı olarak başlattığı davaya konu icra takibinde bakiye 58.497,59 TL alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacı şirket tarafından düzenlenen ve taraflar arasındaki cari hesabı oluşturan faturalar, her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olup buna göre taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğu sabittir. Ayrıca davalı tarafından, faturalar sebebiyle Beykoz Vergi Dairesine kanuni süre içerisinde BA formları da verilmiştir. Bu durumda alınan hizmete ilişkin faturaları, süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalı, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu faturalar nedeniyle hizmet almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ancak davalının, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre bu anlamda ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Öte yandan davalının, ödeme yaptığına yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulü gerektiği, ayrıca davalının, borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar isabetli olduğundan davalı tarafın alacağın esasına yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davalı, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığından bahisle de hükmü istinaf etmiştir. Mahkemenin 4 numaralı hüküm fıkrasında, 44,40 TL başvuru harcı, 44,40 TL peşin harç, 500,00 TL bilirkişi ücreti ile 86,90 tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam675,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verileceği yerde hatalı şekilde 1.166,10 TL yargılama gideri yönünden karar verilmiştir.

Davalı taraf, bu açıdan istinaf başvurusunda haklıdır. Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından,

HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/224 Esas, 2020/354 Karar ve 17/07/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİ ile takibin kaldığı yerden DEVAMINA, b)Kabul edilen alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 11.699,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 3.995,97 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.951,57 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından karşılanan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 500,00 TL bilirkişi ücreti ile 86,90 tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 675,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, istinafa gelenin sıfatına göre aleyhe hüküm kurulamayacağı hususu da gözetilerek 2.674,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18A/11-13. fıkrası gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 998,99 TL harçtan mahsubu ile bakiye 571,39‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin, hükmün kaldırılma sebebi de gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.14/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.