10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9447 E. , 2023/11522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı işveren ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve feri müdahil ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.08.1997 tarihinde ... Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Radyo Bölümü Müzik Yayınları biriminde istisna sözleşmesi ile çalışmaya başladığını 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında işçi sayılmayan geçici personel statüsünde 04.02.2008-2013/Eylül tarihleri arasında sözleşmeli personel olarak akabinde 2013/Eylül ayı itibari ile kadroya geçirilerek çalıştığını halende çalışmaya devam ettiğini müvekkilinin istisna akdi ile çalıştığı dönem çalışmalarının kuruma bildirilmediğini 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasındaki hizmetinin ise eksik bildirildiğini işçi sayılmayan geçici personel olarak çalıştığı dönemde yılın son ayı sigorta çıkışı yapılmasına rağmen mMüvekkilinin kesintisiz olarak çalıştığını müvekkilinin istisna akdi işçi sayılmayan geçici personel be kadrolu çalıştığı sürelerde tam zamanlı olarak aynı işi yapmaya devam ettiğini bu sebeple müvekkilinin istisna akdi ile çalıştığı 01.08.1997-01.08.2002 tarihleri arasında kesintisiz ve tam çalışmalarının hizmet akdi niteliğinde olduğu 01.08.1997-01.08.2002 tarihleri ile 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasındaki eksik çalışmaların tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekilleri, özetle: yargı yolu görev İtirazlarında bulunarak müvekkili kurum ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarının yer almadığını Kurum ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevabında, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı hakkında yapılan bildirimlerin uygun ve mevzuat ile yerinde olduğunu, davacının iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda dinlenen tanık beyanlarında istisna akdinden bahsedilmekte ise de davacının sürekli olarak çalıştığı, ara vermediği, emir ve talimatları davalı kurum sorumlularından aldığı, bir ay ara verilse dahi programın ve işin devamlılığı dikkate alındığından bunun kesintili bir çalışma sayılamayacağı, bu durumun davacının çalışmasının hizmet akdine dayalı olduğunu gösterdiği, davacının istisna sözleşmesine tabi hizmetlerinin Borçlar Kanunu'nun 313 üncü maddesinde tarifini bulan hizmet akdi olduğu hususunun iş müfettişi raporu ile de sabit olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında istisna sözleşmeleri kapsamında yapılan çalışmaların, Borçlar Kanunu'nun 313 üncü maddesine göre hizmet akdine dayalı çalışma olduğu, istisna sözleşmesi ile sınırlı bir süreye karşılık gelen çalışmaların kesintisiz ve sürekli kabul edildiği yolunda olduğu ve bu nedenle davacının 01.08.1997-31.07.2002 tarihleri arasında kesintisiz ve hizmet akdine tabi olarak çalışmasına rağmen bu çalışmalarının kuruma bildirilmediği kanaatine varılmıştır.
Davacının 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında 11 ay süreyle sözleşmeli çalıştığı, bir ay ara verdiği, fakat davacının sürekli sürdürdüğü bir program bulunduğu ve programı devam ettirmesi nedeniyle çalışmaya fiili olarak devam ettiğinin bordro tanığı ...'ın ve davacı tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu, ... kayıtları ile işveren kayıtlarına göre bu tarihler arasında eksik gün bildirim belgelerinin bulunmadığı davacının 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ve istinaf karar ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; davacının 01.08.1997-31.07.2002 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma bildirilmediği, yine 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında da kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiği ve bu döneme ait eksik gün bildirim belgelerinin de bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalı ... Genel Müdürlüğü nezdinde 01.08.1997-04.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının ve kuruma bildirilmeyen 2004 günlük hizmetinin Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine davanın kabulü ile, davacının davalı ... Genel Müdürlüğü nezdinde 01.08.1997-04.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının ve kuruma bildirilmeyen 2004 günlük hizmetinin kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Kurumu istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının çalışmasının istisna akdine dayandığı, çalışmanın hizmet ilişkisi unsurlarını taşımadığı, davalı Kurumun hizmet ilişkisine göre işçi çalıştırmasının mümkün olmadığı, çalışmanın devamlı olmadığını beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği ve davacının istisna akdi ile çalışması göz önünde tutularak hizmet ilişkisinin bulunmadığını beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece, yapılan araştırmada bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davacının 01.08.1997-31.07.2002 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma bildirilmediği, yine 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında da kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiği ve bu döneme ait eksik gün bildirim belgelerinin de bulunmadığının anlaşıldığı, davanın kabulü ile davacının davalı ... Genel Müdürlüğü nezdinde 01.08.1997-04.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının ve kuruma bildirilmeyen 2004 günlük hizmetinin kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin verilen kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, Feri müdahil Kurum ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine..." dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Kurumu temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının çalışmasının istisna akdine dayandığı, çalışmanın hizmet ilişkisi unsurlarını taşımadığı, davalı kurumun hizmet ilişkisine göre işçi çalıştırmasının mümkün olmadığı, çalışmanın devamlı olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi için temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2.Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı yanında 01.08.1997-01.08.2002 tarihleri arasında kesintisiz ve tam çalışmalarının hizmet akdi niteliğinde olup olmadığı ile 01.08.1997-01.08.2002 tarihleri ile 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasındaki eksik çalışmaların olup olmadığı ve tespiti gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3.506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4.506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5.506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6.31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a)Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7.5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a)(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8.5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a)4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "
9.5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
3.Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2.Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Eldeki davada mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli görülmemiş olup, davacının talebi içerisinde 01.08.1997-31.07.2002 tarihleri arasında kalan dönem bakımından öncelikle davacı ile işveren arasında yapılan istisna akitlerinin celbi ile bu yönde kamu kurumu niteliği haiz olan davalı iş yerinin davacı hakkında tuttuğu resmi kayıtların olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmalı, diğer taraftan işverence davacıya yapılan ödemelerin ne surette gerçekleştirildiği, bu konuda kurum tarafından yapılmış bir denetimin bulunup bulunmadığı hususları ile işveren nezdinde davacı ile ilgili tutulması gereken tüm resmi kayıtların celbi sağlanmalıdır.
4.Diğer taraftan, 01.08.2002-04.02.2008 tarihleri arasında da, kesintisiz çalışmasına karşın hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiği iddiası bakımından da, öncelikle davacı hakkında davacının imzasını inkar etmediği puantaj kayıtlarının olduğu ve aksinin de yazılı delillerle kanıtlanması gereği dikkate alınmalı ve ücret ödemeleri ile birlikte davalı işveren tarafından tutulan tüm resmi kayıtların celbi sağlandıktan sonra, bordrolu tanıkların beyanlarına başvurulmalı ve çalışma olgusu net bir şekilde tespit edildikten sonra, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.