43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1057
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI: 2023/188 Esas - 2023/504 Karar
Taraflar arasındaki Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş. Arasında 05 Haziran 2014 tarihli, Vodafone Arena Stadı yenileme projesi kapsamında, Halatlı Germe Membran Çelik Çatı İmalat ve Montaj Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında dava dışı şirket tarafından üstlenilen çatı kaplamasında kullanılacak membran malzemenin ve malzeme üzerine uygulanacak kaplamanın taşıması gereken özelliklerin açıkça belirlendiğini, dava dışı şirket tarafından 09 Ocak 2015 tarihinde dava dışı ... Kulübü Derneği'ne yapılan yazılı başvuruya binaen, çatı örtüsü PTFE teflon membran malzemenin, cam elyaf dokumalı silikon laminasyonlu çatı membranı olarak değiştirilmesinin yönetim kurulu başkanı davalı ...'ın imzası ile kabul edildiğini, dava dışı ... Kulübü Derneği tarafından yapılan başvuruya binaen ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü tarafından çalı membran malzemesi üzerinde inceleme yapıldığını, hazırlanan 13 Şubat 2020 tarihli raporda, yapılan membran çatının ihtiyacı karşılar nitelikte olmadığının, membran malzemesinin şartnamede belirlenen dokuma özelliklerini taşımadığının, yarısaydam olması gereken malzemenin neredeyse hiç saydam olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle, yapılması gereken yenileme çalışmasının 2.204.556 Avro olduğunu,
... A.Ş.'nin, Sözleşmenin 6.4 maddesini gerekçe göstererek yaptığı 25 Aralık 2014 ve 9 Ocak 2015 tarihli süre uzatım taleplerinin, Davacı Şirket Yönelim Kurulu başkanı olan davalı ... tarafından münferiden imzalanarak kabul edildiğini, bu yazı içerisinde düzenlenen tarih aralıklarında yapılan gün hesaplamasının hatalı olması sebebiyle müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş.'den 72 gün için ilave cezai şart hak edişinin, ... A.Ş.'ye olan ana sözleşme borcundan mahsup edilmediğini, davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının bu davranışının kasta varan ihmal dereceğinde kusur teşkil ettiğini, bu nedenle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu, 28 Eylül 2016 tarihinde Davacı şirket Genel Kurulunda davalının da yer aldığı yönetim kurulunun ibra edildiğini ancak, toplantıda stadyum yenileme projesi kapsamında Dernek gelirlerinden kullanılan bedeller ve kullanım amacının görüşülmediğini, yapılan işlemlerin tartışılmadığını, bu nedenle 28 Eylül 2016 tarihli ibra kararının uyuşmazlık konusu bedelleri kapsamadığını, davacı şirket Genel Kurulunda davacının hakim hissedarı (toplam 4000 payın 3997 payına sahip) ... Kulübü Derneği, 2 paya sahip olan .. A.Ş.'nin ve 1 paya sahip ... A.Ş.'nin ayrı ayrı ... tarafından temsil edildiğini, ... adına her pay sahibi tarafından düzenlenen temsilnamelerin, tek başına ... tarafından imzalandığını,
TTK 427. Maddesi kapsamında temsilcinin temsil edilenin talimatına uyma yükümlülüğü bulunduğu göz önüne alınarak Davalının kendi talimatları doğrultusunda ibra edildiği sonucunun ortaya çıktığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 2.805.756 Avro uğranılan zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 25/03/2012 tarihinde gerçekleştirilen Dernek Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısında Dernek Başkanlığına seçildiğini, Yönetim Kurulu Başkanlığı 20 Ekim 2019 tarihine kadar sürdüğünü, bu süreçte davacı şirket dahil diğer bağlı ortakların yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğünü, kararların tüm ekibin onay ve kabulü doğrultusunda karara geçtiğini; dava konusu tazminat talebine dayanak işlemlerin 2014-2015 yıllarında gerçekleştiğini,
TTK 560.md gereğince sorumluluk davası açma süresinin dolduğunu, dava tarihi itibariyle iddiaların zamanaşımına uğradığını; diğer yandan zararın öğrenilme tarihi olarak ODTÜ tarafından hazırlanan raporun davacıya iletildiği tarih olan 13 Şubat 2020 tarihinin kabul edilmesi durumunda dahi TTK 560.md gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu; ... Kulübü Derneği'nin 25 Aralık 2021 tarihli Olağan İdari ve Mali Genel Kurulu toplantısında müvekkilinin başkan olarak görev yaptığı yönetim kurullarının idari ve mali yönden ibra edilmemelerine karar verildiğini, bu kararların iptali yönünden açılan davaların derdest olduğunu, davacı şirket yönetim kurulu üyeleri ile hakim hissedarı ... Kulübü Derneği'nin dava konusu işlem tarihlerinde görev yapan Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerinin bu işlemlerden haberdar olduğunu; stad inşaatında kullanılan çatı membran malzemenin, sözleşmede kararlaştırılan malzemenin teknik özelliklerinden daha üstün ve uzun ömürlü olduğunu, ODTÜ tarafından hazırlanacak rapor için alınan numunelerin nereden ve nasıl temin edildiğinin belirtilmediği, raporun mevcut yönetim tarafından sipariş usulü ile hazırlatıldığını gösterdiğini, davacının, malzemenin daha kalitesiz ve daha ucuz olduğu yönündeki iddiaları ile zarar iddiasının dayanağının bulunmadığını, işlem tarihlerinde işlemlerden dolayı müvekkilinin ibra edildiğini, müvekkilinin tazminat sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...10/01/2016 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 22/06/2022 tarihinde açıldığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, davacı tarafın ileri sürdüğü ıttıla tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde dava açıldığı iddiasının dinlenemeyeceği; davalıya yüklenen eylem ve işlemlerin ayrıca ceza sorumluluğunu gerektirecek nitelikteki eylem ve işlemler de olmadıkları dolayısıyla, olaya ceza zamanışımı süre ve hükümlerinin de uygulanmasının olanaklı olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından TTK 560.md gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımına esas alınan işin teslim tarihinin hatalı tespit edildiğini, Mahkemece dava konusu ihtilafın hatalı değerlendirildiğini, zararın henüz gerçekleşmediği bir tarihin, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, davalının zamanaşımı def’i ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın sorumluluk davası olması, zararın halen devam etmesi, davalının eylemlerinin TCK’nın 155/2 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarını taşıması ve davalının görev süresi nedeniyle zamanaşımı def’i öne sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu olguları dikkate alınmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle Mahkeme’nin, davalıya yüklenen eylem ve işlemlerin tamamının, hatalı tespit edilen teslim tarihi olan 10 Ocak 2016 tarihinden önce olduğunu ve bu sebeple 5 yıllık mutlak zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, zarar miktarı olan 2.805.756 Euro tutarın, davalı tarafından tazminine, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca bu tazminat alacağına yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine; zararın Türk Lirası üzerinden tazminine karar verilmesi halinde ise aynı Kanun’un 2’nci maddesi uyarınca, kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranında işleyecek faizin ve faiz ile karşılanmayacak tutarın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı şirket vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, zamanaşımının oluşup oluşmadığı, somut olaya ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı noktasındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar. Somut olayda davacı şirkette 25/03/2012 ile 20/10/2019 tarihleri arasında yöneticilik yapan davalı şirket yöneticisinin stadyumun çatı yenilemesine ilişkin dava dışı şirket ile yapılan sözleşme uyarınca daha düşük kalite ve ucuz ürün kullanılmasına rağmen kaliteli malzeme malzeme bedeli üzerinde ödeme yapıldığı, işi yüklenen dava dışı şirkete işin gecikme süresine bağlı olarak eksik gün ceza koşulu uygulanması yapılmaması nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın yöneticinin sorumluluğu kapsamında davalıdan tahsili talep edilmektedir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda karar alınması gerekli olduğundan Dairemizce verilen kaldırma kararından sonra davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde davacı tarafa yetki veren 23/05/2023 tarihli Olağan Genel Toplantı Tutanağının dosyaya sunulduğu, dava şartının tamamlandığı görülmüştür. Eldeki davaya konu olan 05/06/2014 tarihli sözleşme ile yüklenilen stadyumun çatısının yenilemesi işinin gecikme ile 10/01/2016 tarihinde tamamlandığı ve davacı şirkete teslim edildiği ihtilafsız olup, bu tarihten sonra yapılan 28/09/2016 tarihli şirket genel kurul toplantısında önceki döneme ilişkin davalının ibrasına karar verilmiştir. Ancak TTK'nın 558/2.maddesinde şirket genel kurulunun sorumluluktan ibraya ilişkin kararının, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak şirketin ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldıracağı düzenlenmiş olup, somut olayda davacı şirket tarafından alınan ibra kararında davaya konu eylem ve işlemlerin açıkça müzakere edilmediği gözetildiğinde söz konusu ibra kararının davacı şirketin, yöneticinin sorumluluğa ilişkin dava açma hakkını kaldırmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 560/1. Maddesine göre sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için tazminat sorumluluğuna neden olan fiilin ceza kanunlarına göre suç oluşturması ve cezayı gerektirmesi yeterli olup ayrıca haksız eylem faili hakkında ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması, hatta soruşturma yapılması gerekli değildir. Dosya kapsamında davalı hakkında başlatılan bir ceza soruşturması bilgisine rastlanılmamıştır. Dava dışı şirket ile yapılan sözleşme uyarınca daha düşük kalite ve ucuz ürün kullanılmasına rağmen kaliteli malzeme bedeli üzerinden ödeme yapıldığı, işi yüklenen dava dışı şirkete işin gecikme süresine bağlı olarak eksik gün ceza koşulu uygulandığı iddialarına ilişkin davalıya yüklenen eylem ve işlemlerin mahkemece ceza sorumluluğunu gerektirecek nitelikteki eylem ve işlemler olmadığına kanaat getirilmiştir. Hukuk hakiminin suçun unsurlarının bulunup bulunmadığını her somut olayda kendi başına değerlendirebileceği gözetildiğinde mahkemenin ceza zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmaması gerektiğine ilişkin kabulü yerindedir. ... Arena Stadının çatısının yenilemesi işinin gecikme ile 10/01/2016 tarihinde tamamlandığı ve davacı şirkete teslim edildiği, davanın 22.06.2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde TTK'nın 560. Maddesindeki zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren tanınan 5 yıllık azami zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, her ne kadar davacı tarafça Bağımsız Denetim Kuruluşu'na yaptırılan inceleme sonrasında hazırlanan raporla olayın 20/12/2021 tarihinde öğrenildiği, buna göre iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ileri sürülmüş ise de zararı doğuran fiilin meydana gelmesinden itibaren 5 yılın zamanaşımı süresinin dolduğu durumda iki yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmayacağından davaya konu tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Bu yönlere ilişkin davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer yandan zamanaşımı defi Türk hukuku bakımından kanunen tanınan bir hak olup, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin tek başına dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.