Esas No
E. 2022/4379
Karar No
K. 2024/18
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2022/4379 E.  ,  2024/18 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/3689 E., 2020/2118 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2019 tarihli ve 2019/104207 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 nci maddesi, 53 ncü, 54 ncü ve 63 ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Sanık hakkında İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2019/77 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 ncü, 54 ncü ve 63 ncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/3689 Esas, 2020/2118 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın Türk Ceza Kanun'un 32. maddesi gereği raporu alınmadan eksik tahkikat ile karar verildiğine, teşebbüs indiriminin eksik uygulandığına, Türk Ceza Kanun'un 168/1-3 uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde saat 06.30 sıralarında mağdurun şoförlüğünü yapmış olduğu 34 ... .. plaka sayılı ticari taksiye yolcu olarak binen sanığın, aracın hareket etmesinden kısa bir süre sonra, üzerinde bulunan bıçağı mağdurun boğazına dayadıktan ve "bana paraları ver yoksa seni öldürürüm" şeklindeki sözlerle tehdit ettikten sonra, aracın küllük kısmında muhafaza edilen 120,00 TL parayı aldığı, ancak bu miktarı az bulan sanığın yeniden para istemesi ve cüzdanını sorması üzerine mağdurun cüzdanının bagajda olduğunu söylediği, bunun üzerine ise sanığın mağdurdan aracı durdurmasını istediği ve mağdur ile birlikte araçtan indiği, bu esnada bagajı açan mağdurun bir anlık boşluktan yararlanarak kaçmaya başladığı, ancak kaçarken yere düşmesi üzerine kendisini yakalayan sanık ile boğuşmaya başladığı, bu sırada devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerince olaya müdahale edildiği ve sanığın yakalandığı, bıçağın ele geçirildiği, 120,00 TL nin de mağdura iade edildiği anlaşılmıştır.

2.Mağdurun aşamalarda değişmeyen, tanık anlatımı ve tutanak içeriği ile uyumlu beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3.Sanığın savunmasında özetle "Olay tarihinde ticari taksiye bindiğini, taksicinin kendisini dolaştırdığını düşünerek tartıştıklarını, mağdurun kendisine dirsek atması üzerine korkutmak amacıyla bıçağını çıkardığını, ancak kesinlikle parasını almadığını, alkollü olduğu için ayrıntıları hatırlamadığını" beyan ettiği görülmüştür.

4.Dosya içerisinde 11.06.2019 tarihli polis tutanağının mevcut olduğu görülmüştür.

5.Tanıklar H.İ. ve A.B.'nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, "...yağma suçunun neticesi harekete bitişik suçlardan olduğu, bu suçun failinin malı bulunduğu yerden alması ile tamamlandığı, alma eylemi de failin mağdurun eşya üzerindeki hakimiyetine son vermesi ile tamamlanacağından, sanığın müştekiden 120,00 TL miktardaki parayı alması ile suçun tamamlandığının gözetilmeyerek teşebbüs hükümlerinin uygulanması hatalı olmuş ise de; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta işlem yapılmamıştır." şeklinde eleştiri yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Sanığın Türk Ceza Kanun'un 32. Maddesi Gereği Raporu Alınmadan Eksik Tahkikat İle Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Sanığın alkol bağımlılığı nedeniyle tedavi gördüğünden bahsedildiği bu durumun ise 5237 sayılı Kanunun 32. maddesinde aranan akıl hastalığı nedeni ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasında veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini kaldırdığı veya azalttığı yönünde ceza ehliyetini etkilediğine ilişkin bir husus olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin ceza ehliyeti olmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Teşebbüs İndiriminin Eksik Uygulandığına İlişkin Temyiz sebebi Yönünden; Mahkemecede gerekçesi ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle suç yolunda aldığı mesafe ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 35 nci maddesinin indirim oranının 1/4 oranında uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Türk Ceza Kanun'un 168/1-3 Uyarınca Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; 5237 sayılı Yasa'nın 168. maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun'un 168 nci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurun boğuştuğunu gören kolluk personelince sanığın kaçmaya çalışırken yakalandığında üzerinden ele geçirilen paranın mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları oluşmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/3689 Esas ve 2020/2118 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 nci ve 289 ncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog