Esas No
E. 2020/2138
Karar No
K. 2024/127
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2138

KARAR NO: 2024/127

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/09/2020

NUMARASI: 2018/1070 Esas - 2020/355 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Tic. Ltd. Şti.'nin % 100 hisse sahibi olduğunu ve şirketin tek yetkilisi iken tesadüfen 11/08/2017 tarihinde bankada bir işlem yapacağı sırada şirketin yetkilisinin değiştiğinin, kayıtlarda şirketin devredilmiş olduğu kendisine şifahen bildirilmesi üzerine dolandırıcılık işlemi ile karşı karşıya olduğunu anlayarak İstanbul Ticaret Odasına giderek durumu hakkında bilgi aldığını, hisselerin Bakırköy .... Noterliğinin 02/08/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile satıldığını, bu işleme dayanılarak da 10/08/2017 tarihinde İTO'dan devrin tescil edildiğinin öğrenildiğini, sahte noter evrakı ile işlemin yapılmış olduğunu, tescil işleminin iptali için İstanbul 7. ATM.'nin 2017/721 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, işlemin sahte evrakla yapıldığının kesinleştiğini, bu olaylar sonrasında müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminat bedelinin davalıdan tahsili ile yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescil işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapıldığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin sahte noter evrakı düzenleyen kişilere karşı yöneltilebileceğini, evrakların sahte olup olmadığının teknik inceleme neticesinde anlaşılabileceğini, yapılan işlemlerden dolayı müvekkili kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava; davacı tarafın şirket hisselerinin sahte işlemlerle devredilmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığı iddiasıyla açmış olduğu tazminat davasıdır. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 23. Maddesi gereğince müdürlüğün imza bakımından her türlü karşılaştırmayı yapmak zorunda olduğu, kişinin daha önceden verdiği onaylı imza beyannamesi varsa karşılaştırma yapması gerekli görülen hallerde dilekçe altındaki imzanın noterlik tarafından tasdik edilmesini sağlama görevi bulunduğundan dosyamız arasına alınan kesinleşen İstanbul 7 ATM dosyasına göre hisse devrine konu Ticaret Sicil Müdürlüğüne sunulan evrakın orijinal olmadığı noterlikte sunulan belgedeki aynı yevmiye numarasına ait hisse devrinin kayıtlı olmadığı bu belgenin vekaletname olduğu anlaşılmakla davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yönetmelik 23. Maddesi gereğince gerekli tahkikatı ve soruşturmayı yapmayarak davacının ticari itibarını zedelediği, %100 hisse ile tek yetkili olduğu şirketindeki hissesinin sahte vekaletname ile devredildiği davacının bu durumu düzeltmek için mahkemede dava açmak zorunda kaldığı bankalarla yapılan işlemlerde aksama yaşadığı, sahtecilik olayı nedeniyle sicilde başka bir kişinin yetkili olarak gözükmesi nedeniyle bu durumu 3. Kişilere izah etmek zorunda kaldığından manevi olarak zarara uğradığı kanaatine varılarak takdiren 10.000 TL davacı yararına manevi tazminata hükmedilerek 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve maddi tazminat yönünden ise davacının maddi zararını ispat edemediği anlaşılmakla maddi tazminat davasının reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin maddi tazminat talebimizi tümden reddetmiş olması hatalı olduğunu, zira davacı şirketin yaşanan hatalı tescil işlemi ile uğradığı maddi zararlar iş kayıpları çok yüksek olmasına rağmen en azından ilgili işlemin iptali için açılan davadaki yargılama masrafları, somut maddi zararlar olup dava dosyasında yapılan masraflar açıkça ortada olduğunu, en azından bu somut zararlarının, maddi zarar olarak değerlendirildiğini ve maddi tazminat talebimiz kısmende olsa kabul edilmesini, hal böyle iken mahkemenin maddi tazminat talebini reddetmesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, ayrıca davalı İTO Ticaret Tescil Müdürlüğünün sahte evrakla yapmış olduğu hatalı tescil işlemi çok vahim bir işlem olup, şirketin ticari hayatında bir çok sorun yaşamasına neden olduğunu, davalının açık ihmalinin olduğu bu olayda mahkemece manevi tazminat talebinin çok küçük bir kısmını kabul ettiğini, yaşanan bu olay karşılığında davalı kurumun bundan sonra tescil işlemlerinde daha dikkatli davranması ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi için caydırıcı olması bakımından zaten makul bir seviyede talep ettiğini, manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerekirken 10 bin TL'lik kısımın kabul edilmesi de son derece hatalı olduğunu, ayrıca kesinlikle kabul etmemek kaydı ile mahkemece gerekçeli kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmederken sanki iki ayrı dava varmış gibi reddedilen maddi tazminat talebi için ayrı (kaldı ki maddi tazminat talebinin reddedilmesi de açıkça hatalı olduğunu,) kısmen kabul kısmen reddedilen manevi tazminat için ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hukuka ve usule aykırı olduğunu, mükerrer olarak vekalet ücreti verildiğini, usulen tek dava olduğundan (birleşen bir dava yada karşı dava olmadığından) her bir alacak kalemi için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi son derece hatalı olduğunu, vekalet ücretine ilişkin bu hatalı hükümlerin de istinafen kaldırılmasıgerektiğini, mahkemenin kararı hukuka açıkça aykırı olduğundan kararın istinafen kaldırılarak, haklı davamızın tüm taleplerimiz yönünden kabule karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi zararın tazmini için hukuka aykırı bir fiil olması, bir zararın doğması, zararın doğmasında kusur olması ve kusur ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı olması gerektiği, mevcut durumda zararın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için ortaya çıkan bir zarar olduğu düşünülse bile Sicil Müdürlüğü’nün bu zararın ortaya çıkmasında hukuka aykırı bir eylemi ve herhangi bir kusuru bulunmadığını, bir illiyet bağının kurulmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafça sunulmuş herhangi bir delil de mevcut olmadığını, bu bakımdan manevi tazminat talebinin kısmen kabulünün hatalı olduğunu, ilgili kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın esastan tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı tarafın şirket hisselerinin sahte işlemlerle devredilmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığı iddiasıyla açmış olduğu tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince maddi tazminat isteminin reddi ve manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı taraf dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin % 100 hisse sahibi olduğunu ve şirketin tek yetkilisi iken tesadüfen 11/08/2017 tarihinde bankada bir işlem yapacağı sırada şirketin yetkilisinin değiştiğinin, kayıtlarda şirketin devredilmiş olduğu kendisine şifahen bildirilmesi üzerine dolandırıcılık işlemi ile karşı karşıya olduğunu anlayarak İstanbul Ticaret Odasına giderek durumu hakkında bilgi aldığını, hisselerin Bakırköy ... Noterliğinin 02/08/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile satıldığını, 1 yıl süreyle hukuk mücadelesi verdiğini maddi olarak bir çok sıkıntı çektiğini, zarara uğradığını, bankalarda yapılan işlemlerde aksamalar yaşadığını, şirketin faaliyetinin devam ettirmek için gerekli olan kredileri kullanamadığını yine birçok iş kaybı yaşadığını iddia etmiş ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İstanbul 7. ATM.'nin 2017/721 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; "... tarafından 14.08.2017 tarihinde ... Limited Şirketi’ne açmış olduğu tespit davası ile hisse devrinin olmadığı ve sahte evrak ile tescil edildiğinin tespit edilmesini talep etmiş ve 25.05.2018 tarihinde davanın kabulü ile “….Bakırköy ... Noterliği 02.08.2017 tarih ve ... yevmiye no ile tasdikli gözüken “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ve Bakırköy ....Noterliği 02.08.2017 tarih ve ... yevmiye no ile 2017/01 sayılı “ şirketin ortaklık yapısında değişiklik, müdürlük görevi” gibi alınan kararların hukuken geçerli olmadığının tespitine," şeklinde karar verilmiş olup, karar 23.07.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 32. Maddesine göre, - (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. (3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.Ticaret Sicil Yönetmeliği 23. Maddeye göre ise Müdürlüğe başvuru yazılı şekilde ya da elektronik ortamda yapılır. (2) Dilekçede istem açıkça belirtilir ve tescil edilecek olgular gösterilir. Dilekçeye doğrulayıcı belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri eklenir. Belgeler, hukuki gereklere uygun şekilde onaylanarak imzalanır. Onaylı örnekler elektronik ortamda da hazırlanabilir. (3) Başvurunun elektronik ortamda yapılması halinde dilekçe ve belgeler güvenli elektronik imza ile imzalanır. (4) Dilekçe tescil isteminde bulunmaya yetkili kişi veya kişilerce imzalanır. (5) Dilekçe sahibi kimliğini ispat etmek zorundadır. Dilekçedeki imza, noterlikçe onaylanmış veya güvenli elektronik imza ile imzalanmışsa, ayrıca kimliğin ispatlanmasına gerek yoktur. Müdür, noter tarafından onaylanmamış veya güvenli elektronik imza ile imzalanmamış dilekçelerde imza bakımından her türlü karşılaştırmayı yapar, ilgilinin sicil dosyasında istemde bulunan kişinin daha önceden verdiği onaylı imza beyannamesi varsa bununla karşılaştırır, gerek gördüğü takdirde dilekçe altındaki imzanın noterlikçe tasdik edilmesini ister.Somut olayda Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisine sunulan noter tasdikli pay devir sözleşmesine göre tescil ve ilan işlemlerini yapmıştır. Tescili yapan sicil memurunu noter tasdikinin doğruluğunu araştırma yükümlülüğü yüklemek mümkün değildir. Bu anlamda davalının yapılan iş ve işlemlerde davaya konu işlemin sahteliği ceza mahkemesi kararı ile ortaya çıkmış olup söz konusu evrakın orijinal olup olmadığı ise davacı tarafça hisse devrinin geçersizliğinin tespitine ilişkin davada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkmıştır. Bu durumda davalının özen ve dikkat göstermediği söylenemeyeceği gibi kusurlu olduğundan da bahsedilemez.Davacı tarafça davalı yanın yapmış olduğu işlem nedeniyle dava açmak zorunda kaldığını yargılama masrafı yaptığını yine bir çok iş kaybı yaşadığını yine manevi zarara uğradığını iddia etmiş maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak davacı tarafın dosya kapsamında maddi ve manevi zararını ispata yarar delil sunmadığı görülmekle ilk derece mahkemesince yanlış değerlendirme ile manevi tazminat davasının reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Maddi tazminat talebi bakımından ise davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Davacının davalı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine dair kararın istinaf başvurusu yönünden ise AAÜT 10/4. maddesine göre, Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. Düzenlemesine göre mahkemece davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; maddi tazminat talebi ve manevi tazminat talebinin kısmen reddine karar verilen kısmı yönünden karar yerinde olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile; mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davacının maddi ve manevi tazminat davasının AYRI AYRI REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 512,33 TL harcın alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 84,73‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama sırasında yargılama gideri yapılmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat değeri itibariyle AAÜT'nin 10/3. ve 10/4 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL karar harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,c-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ve 5,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 154,1‬0 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/02/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.362 HMK md.355 HMK md.353
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog