20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 01/04/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 03/09/2020 tarihine sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç ile ... istikametinden ... yönüne en sağ şeritte seyir halinde iken ... Yuvası önünden kavşaktan sola dönüş için manevra yatığı sırada, yine aynı istikamete seyreden sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sigortalı şirketine sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, davacının işbu kazada ağır yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine 22/10/2021 tarihinde yazılı başvuru yapılmış olmasına karşın 15 günlük yasal sürede herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, 03/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.700,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli bakıcı giderleri, 100,00 TL geçici bakıcı giderleri ve 100,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 6.100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderlerinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 22/04/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davayı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, hatır taşıması bulunduğunu ve hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi talep ettiklerini, genel şartlar dahilinde TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 ıskonto ile hesaplama yapılmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, sağlık kurulu raporu alınmadan başvuru yapılmış olmakla temerrütten söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Hastane evrakları, Sigorta poliçeleri, Hasar dosyası, ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ceza dosyası, Bilirkişi raporu, Adlı Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve İkinci İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı. ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ...'ın taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 15/12/2022 tarihli adli tıp raporuna göre; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; ... oğlu 1985 doğumlu ...'nın 03.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre: %43.2 (yüzdekırıküçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; ... oğlu 1985 doğumlu ...'nın 03.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi, Omur Hasarı Tablo 1.7 : %4 +%4 ( C4-C5 kırıkları) + %5 +%5+%5( Lomber 1-2-3 transvers proçes kırıkları) + %5 (L2 korpus kırığı) (Baltazard Formülü ile)= %24.93 Üst Ekstremite: Tablo 2.14: Median sinir hasarı %66 x2/5=%26.4,Tablo 3.2=%16 Sindirim Sistemi: Splenektomi: %10 Baltazard Formülüne göre; %43.24 olduğuna göre 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %43 (yüzdekırküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 13/03/2023 tarihli adli tıp raporuna göre; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; .... oğlu 1985 doğumlu ...'nın 03.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre: %43.2 (yüzdekırıküçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; ... oğlu 1985 doğumlu ...'nın 03.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi, Omur Hasarı Tablo 1.7: %4 +%4 (C4-C5 kırıkları) + %5 +%5+%5( Lomber 1-2-3 transvers proçes kırıkları) + %5 (L2 korpus kırığı) (Baltazard Formülü ile)= %24.93 Üst Ekstremite: Tablo 2.14: Median sinir hasarı %66 x2/5=%26.4,Tablo 3.2=%16 Sindirim Sistemi: Splenektomi: %10 Baltazard Formülüne göre; %43.24 olduğuna göre Kişinin tüm vücut engellilik oranının %43 (yüzdekırküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından 01/12/2023 tarihli adli tıp raporuna göre; Sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu raporlanmıştır.
Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Adli Tıp Kurumu- Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01/11/2023 tarih 15346 karar numaralı raporda; ... plakalı kamyonet sürücü oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda % 15 (yüzdeonbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, ...'ın kazanın oluşumunda % 85 (yüzdeseksenbeş) verilen görev çerçevesinde işbu raporda verilen kusur oranları dahilinde hesaplama yapılmış, Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- İstanbul... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17/02/2023 tarih ... kara numaralı raporda; 18/05/1985 doğumlu ...” nın03/09/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı RG'de yayımlanan Erişkinler İçin Engelli Değerlendi lakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tim vücut engellilik oranının % 43 (yüzdekirküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli olarak bir başkasının bakımını ihtiyacı olmadığı, iyileşme döneminde 3 (üç) ay süre ile bir başkasının yardımına ihtiyaç duyacağına oy birliği ile mütalaa olunduğu, 5. Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle (en son bilinen 2024 yılı asgari ücretler dikkate alınarak hesaplandığında), Davacının 03/09/2020 Tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 51.845,02 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 85 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği geçici iş göremezlik zararının 44.068,27 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, işbu zararın poliçede tedavi giderleri/ sağlık giderleri teminatından karşılanabileceği, (17. Hukuk Dairesi 2019/6271 E. , 2020/8104 K. 03.12.2020 tarihli kararı) % 43 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 3.231.041,04 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 85 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği sürekli iş göremezlik zararının 2.746.384,89.TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami sürekli maluliyet tazminatı teminatı üst limiti 410.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, sürekli bakıcı giderleri zararının olmadığı, 3 ay süre ile geçici bakıcı gideri zararının 8.829,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 85 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği geçici bakıcı gideri zararının 7.504,65TL olduğu, işbu zararın poliçede tedavi giderleri/ sağlık giderleri teminatından karşılanabileceği, (Yargıtay 4. HD “sinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) hesaplanmış olup, dava öncesi kazadan 1,5 ay kadar sonra, davacının tedavi süresi devam ederken başvuruda bulunulduğu ve doğal olarak sürekli maluliyet raporunun bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin!7/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K sayılı ilamında açık olarak belirtilmiş olmakla, dava tarihi 01/04/2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabule dilebileceği ve yasal faiz işletilebileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 11/01/2024 tarihli Islah dilekçesinde özetle; , 5.700,00 TL sürekli iş göremezlik ile 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplamda 5.800 TL olarak dava dilekçesinde taleplerini 404.200,00 TL olarak artırarak poliçe limiti olan 410.000,00 TL'ye arttırdıklarını,100,00 TL olarak dava dilekçesinde talep edilen geçici bakıcı tazminatı 7.404,65 TL artırarak 7.504,65 TL'ye artırdığımızı bilirkişinin belirtmiş olduğu sürekli işgöremezlik, geçiçi işgöremezlik ve geçici bakıcı tazminatı tutarının davacı tarafa uygun olduğunu belirtir, toplam 411.604,65 TL üzerinden talep arttırım yaptıklarını belirttiklerini, dava dilekçesinde davacı ... için ... SİGORTA'ya karşı sürekli ,geçiçi iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminat talebini 411.604,65 TL arttırarak, toplam 417.504,65 TL istenmesini talep ettiğini, talep için davalıdan temerrüde düştüğü 22.10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri ) istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden 03/09/2020 tarihinde; sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı motosiklet ile ... istikametinden ... yönüne doğru Gönen yolu caddesini takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği sırada, önünde sağ şerit üzerinde seyretmekte iken anılan kavşaktan dönüş yapmak üzere sola manevra ile istikametini kapatan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet nedeniyle yapmış olduğu manevra sonucu aracını devirip kavşak aralığından karşı yön bölümünde sürüklenerek yol dışına çıkıp hava üssü tel örgü ve tel örgü direğine çarptığı olayda, Sürücü ... idaresindeki kamyonet ile bölünmüş yolda sağ şerit üzerinde seyretmekte iken dönüş cebi bulunan kavşağa geldiği sırada istikametine hitaben bulunan U dönüşü yasağı trafik levhasına rağmen ifadesinden anlaşılacağı üzere U dönüşü yapmak üzere manevra yaptığı, sol şerit üzerinden gelen motosiklete rağmen yapmış olduğu manevra sonucu davacının istikametini kapatarak seyir durumunun bozulmasına sebebiyet verdiğinden %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki motosiklet ile bölünmüş yolun sol şeridi üzerinde seyretmekte iken olay mahalli kavşağa mahal şartları üzerinde bir hızla yaklaştığından %15 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K.
166.md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ceza hukuku ile ilişkisinde kenar başlıklı 74.maddesi “ Hâkim zarar verenin kusurunun olup olmadığını, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurunun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen, suçun fail tarafından işlenmediği yönündeki kesin olgu saptayan beraat kararı ile bağlıdır çünkü yargısal bir kararla maddi bir olgu tespit edilmiştir. Ancak hukuk hakimi ceza mahkemesince yapılan kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini kararı ile bağlı değildir. Çünkü ceza hukukunda asıl kusur çeşidi kasttır. Taksir ancak kanunda yazılı olduğu sürece sorumluluk oluşmaktadır. Hukuk mahkemesinde ise kusurun her çeşidinde sorumluluk söz konusu olabilmektedir. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2003 tarihli 2003/3586 Esas ve 2003/3516 Karar sayılı kararında "Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğine göre hukuk hâkimi ceza dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı olmayıp kesinleşen maddi olgularla karar vermek durumundadır. Dolayısıyla mahkememizce, yargılama için gerekli incelemeler yapılıp, raporlar alındıktan sonra sırf ceza yargılamasındaki dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi, mevcut davanın daha da uzamasına ve makul bir sürede yargılanmayı içeren adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacaktır. Geç oluşan adalet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği pek çok kararında da yerinde görülmemekte ve devletler bu sebepten tazminata mahkum edilebilmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı hukuk hakiminin ceza yargılamasının sonucunun, her şart ve koşulda beklenmesi zorunluluğu şeklindeki bir algının adil yargılanma hakkı ihlaline sebebiyet vereceği düşüncesiyle gerekli araştırmalar yapılıp raporlar alınmış, alınan raporlar arasında da herhangi bir çelişki doğmadığı ve ceza dosyasında da mahkumiyete karar verildiğinden sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, yaşanan olayın şartlarına göre kusur oranının tespiti mahkemeye ait olduğundan mahkememizce toplanan deliler ışığında davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün %85 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat hesaplaması yapılmıştır. ... plakalı kamyonetin davalı ... A.Ş. tarafından kaza tarihi 03/09/2020 tarihinde 87881738 numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 410.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, (410.000 TL tedavi / sağlık giderleri ve 410.000 TL sürekli maluliyet teminatı) Kazanın 03/09/2020 tarihinde meydana geldiği, dava öncesi yazılı başvurunun 22/10/2020 tarihinde yapıldığı, sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri ) tazminat talepli açılan davada davacı, ... plakalı araç sürücüsü davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan sürücünün kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu husumet yöneltmiştir.
Yapılan incelemelerde, davacının iş bu trafik kazası geçirerek iş göremez durumuna düştüğü, bu kaza sonucu çalışamayarak tedavi görmek durumunda kaldığı, davacının SGK kayıtlarından kaza tarihinde bir çalışmasının bulunmadığı, kaza tarihinden sonra asgari ücret üzerinden primlerinin ödendiği anlaşıldığından davacının kaza tarihinde asgari ücret seviyesinde geliri olduğu kabul edilmiş olup aksine dair bir belge sunulmamıştır. Sgk tarafından herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı cevabi yazıdan anlaşılmış ve herhangi bir mahsup işlemi yapılmamıştır.
Davalı taraflarca müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş olup kaza tespit tutanaklarında davacının kaskının takılı olmadığının tespit edildiğinden % 20 oranında müterafik indirim sonrasında hesaplanan tazminatın sigorta poliçe sorumluluğunun üzerinde olduğu görülmüş, hatır taşımacılığı indiriminden yolcunun bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve sigortacısı yararlanabileceğinden hatır indirimi yapılmamıştır. Kaza sonrası davacının 18 ay süre ile iyileşme süresi olduğu görülmekle davacının bu süre boyunca belgeli veya belgesiz tedavi masrafları olacağı açık olup talep edilen miktarın uygun olduğu kanaati ile kabulüne karar verilmiş, davacının sürekli bir bakıcı gideri bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi hükme esas alınmış ve trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalıya 22/10/2020 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 03/11/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: %99,97)
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, 44.068,27 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.504,65TL bakıcı gideri, 100,00TL tedavi gideri ve 2.746.384,89TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.798.057,81TL den taleple bağlı kalınarak 417.504,65TL maddî tazminatın ( davalı sigortanın sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden vefat/sakatlık tazminatı için teminat limiti 410.000,00TL den sorumlu olmak ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile tedavi gideri yönünden tedavi /sağlık tazminatı için teminat limiti 410.000,00TL den sorumlu olmak üzere) 03.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 28.519,74-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 59,30TL ve tamamlama harcı olan 1.410,00 TL nin mahsubu ile bakiye kalan 27.050,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafça yatırılan 1.469,30-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan toplam 8.385,80TL yargılama giderinin kabul oranına göre 8.383,28TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 64.450,65TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
9.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin 1.319,60TL sinin davalıdan, 0,40TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair,
HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/02/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.