3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili şirketin dava dışı ... şirketi lehine Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi düzenlediğini, sigortalının ... firmasından yedek parça sipariş ettiğini, söz konusu yedek parçaların havayoluyla Türkiye’ye sevk edildiğini, sonrasındaki karayolu taşımasının ise davalı şirket tarafından yapıldığını; emtianın 25.06.2021 tarihinde sigortalıya teslimi esnasında bir adet ... marka ön otomobil camının kırılmış olduğunun tespit edildiğini ve durumun derhal tutanak altına alındığını; sigortalının uğramış olduğu zararın müvekkili şirket tarafından poliçe kapsamında 14.07.2021 tarihinde ödeme yapılarak tazmin edildiğini; hasarın davalının karayolu taşıması sırasında oluştuğunun sabit olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı ödeme ile sigortalısına halef olduğunu hasar bedelinin önce davalı şirketten mail yoluyla talep edildiğini, sonra Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya kapsamında aleyhine icra takibi başlatıldığını; ancak takibe itirazı neticesinde takibin durduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile hasarın hava taşıması sırasında meydana geldiğini, dava konusu taşımaya ilişkin evrakların hava taşıyıcı firmadan celbedilmesi gerektiğini, karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olsa dahi müvekkili şirketin sorumluluğunun TTK taşıma hukuku hükümleri gereği sınırlı olduğunu; Davacının hava taşımasına ilişkin hiçbir evrakı sunmamasından dolayı hasarın müvekkili şirket üzerinde göründüğünü, ancak emtiayı hasarlı olarak teslim aldıklarını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 29/05/2023 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı sigorta şirketinin hasar karşılığı dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı davalı taşıyıcı şirketten rücuen tazminini isteyip isteyemeyeceği ve isteyebilecek ise miktarının belirlenmesi ile faiz oran miktarı hususlarında olduğu; Davacının sigortalısına hasar tarihi itibariyle yürürlükte olan bir poliçe kapsamında teminat altında olan bir riskten doğan hasar için ödeme yaptığından dolayı TTK m.1472 gereği davacının sigortalısına halef olarak yapmış olduğu ödeme miktarına (306,77 Euro) kadar rücuen işbu tazminat davasını açabileceğinin değerlendirildiği; Davalı şirketin, havayolu ve karayolu olmak üzere iki farklı ortamda gerçekleştirilen taşımada sadece karayolu taşımasını taahhüt edip ifa etmesi bakımından akdi ve fiili taşıyıcı konumunda olduğundan dolayı işbu davanın davalı şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olduğunun değerlendirildiği; Davalı Ünsped şirketinin sadece ülke içinde karayolu taşımasını üstlenmesine ve ifa etmesine göre kendi taşıma süreci içinde ortaya çıkan hasar bakımından açılan işbu davanın esasına TTK m.850 vd. hükümlerinin uygulanması gerektiği; Dava dosyasında davalı taşıyıcı şirket tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesinin incelenmesine göre davalının eşyayı taşımaya herhangi bir hasar itirazı kaydı olmadan kabul ettiği buna göre emtianın görünüşüne göre hasarsız ve tam teslim aldığının kabul edildiği (TTK m.858/2) ve varma yerinde tahliyesinde hasarlı olduğunun tespit edilmesine göre hasarın davalı taşıyıcının taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği (TTK m.875/1); Taşıma konusu eşyanın birbirinden bağımsız otomobil yedek parçası olmasına göre hasar konusu eşyanın brüt ağırlığının davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının belirlenmesinde esas alınması gerektiği, ancak dava dosyasında brüt ağırlığa ilişkin belge bulunmaması ve emtianın ticari faturasındaki ağırlığa takriben %10 ambalaj ilavesi ile bulunan ağırlığına göre davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının 14,278x8,33)= 118,94 SDR olmaktadır (TTK m.882) olduğu ve bunun Hasar tarihi (25.06.2021 tarihinde Bir SDR 1,42904 USD ve bir Euro 1,1945 USD olduğuna göre) itibariyle Euro cinsinden hesaplama yapıldığında; (118,94x1,42904)= 169,97 USD ve (169,97/1,1954)= 142,19 Euroya karşılık geldiği; Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 306,77 Euro hasar tazminatı ödediği, eşyanın ticari faturasına göre CPT teslim koşullu değerinin ise 139,44 Euro olduğu, davacının sigortalısı alıcının katlandığı ithalat gümrük, depolama ve kara aracına yükleme ve karayolu navlun gibi masraflara göre davacının yapmış olduğu ödemenin yerinde olabileceği, ancak buna ilişkin dava dosyasında bir veri olmamasından dolayı dosyanın halihazırdaki durumuna göre gerçek zararın 139,44 Euro olarak değerlendirildiği; buna karşılık söz konusu masraflara ilişkin belgelerin sunulması halinde davalını sorumluluk sınırı olan 142,19 Euroya kadar davacının davalıya rücu etmesinin mümkün olduğu; Davacının 3095 sayılı Faiz Kanunu 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının bir yıllık Euro Mevduat için verdiği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz istemeye hakkı bulunduğu, ancak fiili ödeme tarihi ile takip tarihi arasında davacı sigorta şirketinin işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmayacağını takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, davacı vekilinin mail yoluyla davalı şirketten rücuen tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmesine rağmen söz konusu mailin dava dosyasında bulunmaması ve TTK m.18/3 koşullarına uygun olup olmadığının denetlenememesine göre davacı şirketin davalı şirketi temerrüde düşürdüğünün tespit edilemediği; ancak Sayın Mahkemenin davacı sigorta şirketinin fiili ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği yönünde takdirde bulunması halinde fiili ödeme tarihi ile takip tarihi arasında davacı şirketin işlemiş faiz alacağının 2,91 Euro olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 16/12/2023 tarihli ek raporda Dava dışı sigortalının zararının davacı ödemesi olan 306,77 Euro tutarında olabileceği, zira CPT teslimle yurda getirilen emtia için taşıma, gümrük, idari ödemeler ve sair ödemeler ile malın kıymetine ek bir çok masraf yapıldığı, Davalının yurtiçi karayolu taşıyıcısı olarak, TTK m.882 gereği sınırlı sorumlu olduğu tazminatın 142,19 EURO olduğu, takip tarihinde 2,97 Euro işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmıştır. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkememizce davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu sigorta bedelinin rücuen tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, dava dışı şirketin gerçek zararının miktarının ne olduğu, davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın icra dosyasında talep edilen miktar ile uyumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup bu kapsamda mahkememizce uzman bilirkişiye dosya tevzi edilmiş düzenlenen kök ve ek raporda TTK m.850 vd. hükümlerinin uygulanması gerektiği; Dava dosyasında davalı taşıyıcı şirket tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesinin incelenmesine göre davalının eşyayı taşımaya herhangi bir hasar itirazı kaydı olmadan kabul ettiği buna göre emtianın görünüşüne göre hasarsız ve tam teslim aldığının kabul edildiği (TTK m.858/2) ve varma yerinde tahliyesinde hasarlı olduğunun tespit edilmesine göre hasarın davalı taşıyıcının taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği (TTK m.875/1); Taşıma konusu eşyanın birbirinden bağımsız otomobil yedek parçası olmasına göre hasar konusu eşyanın brüt ağırlığının davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının belirlenmesinde esas alınması gerektiği, ancak dava dosyasında brüt ağırlığa ilişkin belge bulunmaması ve emtianın ticari faturasındaki ağırlığa takriben %10 ambalaj ilavesi ile bulunan ağırlığına göre davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının 14,278x8,33)= 118,94 SDR olmaktadır (TTK m.882) olduğu ve bunun Hasar tarihi (25.06.2021 tarihinde Bir SDR 1,42904 USD ve bir Euro 1,1945 USD olduğuna göre) itibariyle Euro cinsinden hesaplama yapıldığında; (118,94x1,42904)= 169,97 USD ve (169,97/1,1954)= 142,19 Euroya karşılık geldiğinin tespiti karşısında davacının alacağını 142,19 Euro asıl alacak 2,97 Euro faiz alacağını ispatladığı TTK m.850 vd hükümleri uyarınca alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 142,19-Euro asıl alacak, 2,97-Euro faiz alacağı bakımından bakımından iptaline, alacak bakımından talebi aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (566,99-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1.Davalıların Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 142,19-Euro asıl alacak, 2,97-Euro faiz alacağı bakımından bakımından İPTALİNE, alacak bakımından talebi aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması sureti ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (566,99-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 189,69- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 80,70 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 108,99-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 172,90-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 4.095,50 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.842,97-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 2.252,53-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 2.777 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 3.266 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.404-TL'nin davalıdan, 1.716-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."