5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2013/2328 E. , 2013/3133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
zimmete neden olmak
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa Mahkemesi'nin, 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince sanık ... hakkında denetim görevini ihmal etmek suretiyle zimmete neden olmak suçundan tayin olunan cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargılama aşamasında bilirkişi incelemesine esas olacak biçimde dosyaya sunulmayan ve hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen harcama belgelerinin sonradan temin edildikleri anlaşıldığından tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. .../... -2- Ancak;
Suç tarihinde... köyü muhtarı olan sanığın, kamu davasına esas olan köy sandığında gelir fazlası olarak bulunduğu anlaşılan 1.946 TL'yi mal edinmesinin yanında, iddianamede anlatılmayan köy sakinleri tarafından kullanılan suya ilişkin kullanım ücretlerini toplamasına rağmen ilgili kurumlara yatırmadığı şeklindeki eylemi de sabit görülerek ayrıca bundan dolayı zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, bu fiil nedeniyle açılmış bir kamu davası bulunmadığı, açılmamış bir davaya ilişkin olarak da hüküm kurulamayacağı nazara alınarak gerek görülmesi halinde bu konuda suç duyurusunda bulunulması, kamu davası açılması durumunda dosyaların birleştirilmesinden sonra sanığın köylülerden su parası toplama şeklinde bir görevi ve toplanan paraların köylülere ait bireysel faturalara ilişkin olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre su kullanımları nedeniyle kendilerinden para tahsil edilen kişilerden sanığa yaptıkları ödemeleri gösterir belgeler temin edilip 2004-2008 yılları arasındaki tahsilat tutarı ile belediye ve su birliğine yapılmış ödemelerin karşılaştırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve zimmet miktarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
Kabule göre de; İddianamede yer alan ve hükme esas alınan 1.946 TL'nin suç tarihi itibariyle değerinin az olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanmaması, Mahkemece bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda zimmet fiilinin birden fazla işlendiği kabul edildiği halde sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün kazanılmış hak saklı kalmak üzere CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.