Esas No
E. 2024/96
Karar No
K. 2024/559
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO 2024/96 Esas

KARAR NO: 2024/559

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/10/2022

NUMARASI: 2014/216 E. - 2022/713 K.

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Bulvarı No:... Tuzla, İstanbul adresinde bulunan fabrikaya 31/01/2014 tarihinde mesai saatinden sonra kapı ve kilitleri kırarak giren hırsızların, şirket yöneticisi ve firma yetkililerinin odalarında bulunarnı kasaların kilitlerini kırarak, açtıklarını ve içlerinde bulunan müşteri çek ve senetleri ile müvekkli firmanın boş çek yapraklarını, müvekkili şirket yetkilisine ait ruhsatlı silahı ve şirket çalışanlarından ...'nın eşine ait olup da şirket kasasında muhafaza edilen muhtelif altın takıları çaldıklarını, yapılan hırsızlığın emniyet tarafından mahallinde yapılan tespit ve kamera kayıtları ile tutanak altına alındığını, müvekkili şirkete ait fabrikada gerçekleşen hırsızlık esnasında fabrika kasasından çalınan müşteri çekleri ve senetleri için İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/43 Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, gerçekleşen bu hırsızlık olayı ile ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış oldukları şikayetin 2014/20285 hazırlık sayılı soruşturma dosyasında dava açıldığı tarihte derdest olduğunu, davalının İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/43 Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dilekçeler ile belirttiği çeklerin meşru hamili olduğundan bahisle müdahale talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket ... Tic. Ltd. Şti. davaya konu çekleri ticari ilişki çerçevesinde keşideci veya cirantalardan teslim aldığını, bu hususun müvekkili şirkete ait makbuz ve belgelerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, davaya konu çeklerin müvekkili şirketin fabrikasındaki kasasından çalındığı için söz konusu çeklerin hiçbirinin arkasında müvekkli şirketin kaşesi ve yetkilisinin imzası bulunmadığını, müvekkili şirketin ünvanını taşıyan sahte kaşe üzerine sahte imzalar atılmak suretiyle müvekkili şirketin cirosunun sahte olarak yapıldığını, çeklerin arkasındaki imzaların kesinlikle müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, imzaların sahte olması nedeniyle davalının dava konusu çeklerin meşru hamili olmadığını, bu nedenle davalının yaklaşımının iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, beyanla halen davalı elinde bulunan ve davalıların meşru hamili bulunmadığı, ... Bankası, Ümraniye Şubesi'ne ait 24/04/2014 tarihli 8.500 TL bedelli, ... nolu, ... Bankası, Samandağ/Hatay Şubesi'ne ait 30/04/2014 tarihli 2.500 TL bedelli, ... nolu, ... Bankası, Kastamonu Şubesi'ne ait 30/04/2014 tarihli 4.800 TL bedelli, ... nolu, ..., Seydişehir/Konya Şubesi'ne ait 25/05/2014 tarihli 3.500 TL bedelli, ... nolu, çekler hakkında ödeme yasağının kaldırılmamasını ve icra takibi başlatılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten yapılacak yargılama sonucunda davasının kabulü ile davaya konu çeklerin meşru hamil olan davacı müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. Davalı temlik alan ... A.Ş. Vekili 16/05/2018 tarihli temlik beyan dilekçesinde özetle; alacaklı ... A.Ş. tarafından dava konusu alacağın ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiğini,

... A.Ş.'nin ... A.Ş. İle ... A.Ş. çatısı altında birleştiğini beyanla temlik sözleşmesi ve ... A.Ş.'nin ... A.Ş. ünvanlı şirkete devir sureti ile birleştirilmesine ilişkin genel kurur kararının ilanına ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 23/03/2017 tarih, 9290 sayılı 872 nolu sayfa suretini sunmuş olduğu görülmüştür. Temlik alan vekiline 24/10/2018 tarihli duruşma ara kararı ile ekli temlik listesini sunması için süre verilmiş olup temlik alan ... A.Ş. Vekili 14/11/2018 tarihli dilekçesi ekinde mahkememiz dava dosyasına konu alacağın temlikine ilişkin Beyoğlu .... Noterliğinin 13/11/2018 tarih ... yevmiye nolu temliknamesini sunduğu görülmüştür.

Davalı vekilinin 20/10/2020 tarihli mazeret dilekçesi ekinde ... A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifini devralmak suretiyle ... A.Ş. ile birleştiğinin 30/06/2020 tarihinde tescil edildiğine ilişkin İTSM tarafından düzenlenen ... sayılı ve 22/07/2020 tarihli belge sureti sunmuş olduğu görüldü.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamından dava hırsızlık sonucu davacının elinden çıkan çeklerin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan soruşturma dosyası ve mahkememizce grafolog bilirkişiden alınan rapordan davaya konu çeklerin davacıya ait iş yerinden hırsızlık olayı ile çalındığı, davacı adına atfen atılı imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı ve çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığı anlaşılmıştır.

TTK 792. Maddesi gereğince TTK 790. Maddeye göre çeki elinde bulunduran hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde çeki geri verme yükümlülüğü bulunmakta olup, aynı hırsızlık olayı neticesinde elden çıkan çeklerin benzer cirantalar tarafından ciro edilerek, temlik eden davalıya teslim edilmiş olduğu, temlik eden davalı faktöring şirketi olup basiretli bir tacir gibi davranarak 6361 sayılı kanunun 9/2. Maddesi ve Yönetmeliğin 5.1. Maddesi gereğince kendisine yüklenilen gerekli istihbarat çalışmasını ve şirketlerin mali durumlarına ilişkin değerlendirme çalışmalarını yapmayarak ağır kusurlu davranması nedeniyle çekleri iade yükümlülüğü bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulü ile ... A.Ş Ümraniye şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... Ltd. Şti. Olan 24/04/2014 tarihli ve 8.500-TL bedelli, ... A.Ş. Seydişehir Konya şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... olan 25/05/2014 tarihli ve 3.500-TL bedelli, ... Bankası A.Ş. Hatay Samandağ şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... olan 30/04/2014 tarihli ve 2.500-TL bedelli, ... Bankası A.Ş Kastamonu şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... Tic. Olan 30/04/2014 tarihli ve 4.800-TL bedelli çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -ağır kusur tespitinin dava konusu çeklerin keşide tarihleri dikkate alınmadan yapıldığını, çeklerin keşide edildiği tarihte faktoring şirketinin istihbarat çalışması yapma yükümlülüğü olup olmadığına bakılmadan hatalı bir tespit yapıldığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 11. Maddesinde belirtildiği üzere 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu çeklerin keşide, vade, faktöring şirketine ciro ve bankaya ibraz tarihlerinin tamamının işbu yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce olduğunu, dava konusu çekleri teslim aldığı sırada yönetmelikte belirtilen anlamda istihbarat çalışması yapma yükümlülüğü bulunmadığını, -temlik eden iyiniyetli hamil olduğundan, çekler usulüne uygun olarak alındığından, çekteki ciro silsilesi hukuka uygun ve doğru olduğundan ve çekin, temlik eden Tam Faktoring tarafından davacının zararına hareket ederek iktisap edildiği de kanıtlanamadığından faktoring şirketinin ağır kusurlu olduğu söylenemeyeceğini, Tam Faktoring'in keşide edenin mali durumu hakkında %100 bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini, tarihler itibariyle istihbarat çalışması yapma yükümlülüğü olmadığını, TTK m.792'nin mefhumu muhalifi uyarınca davanın reddi gerekeceğini, -adli tıp yerine bilirkişi listesinden bilirkişi seçilmek suretiyle rapor alınmasının hatalı olduğunu, yapılacak incelemenin Yargıtay içtihatları ile açıklığa kavuşturulduğunu, Yargıtay kararlarında belirtilen kriterlere uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığından ve ilgili yönetmelik hükmü geriye doğru yürütülerek karar dayanak yapıldığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı faktoring şirketinin temlik veren şirketlerin tamamının yıllık gelir vergisi mükellefleri olduğu, ... Nakliyat (...)’ın 31.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı 2011 ve 2012 yılları gelir vergisi beyanını incelemeye sunulan vergi levhası kaydı üzerinden şirketin yetersiz mali yapıya sahip olduğunun anlaşıldığı tespit edilmiş olup buna rağmen şirketin mali durumu, itibari ve işlem geçmişleri davalı tarafça dikkate alınmadığını, Davalı faktoring şirket müşterisi Basri Nakliyatın beyanı dışında çekin keşidecisinden borç teyit edilmediğini, şirketin yetersiz mali yapıya sahip olmasına rağmen davalı faktoring şirketince bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını, ayrıca çekin keşidecisinden borç teyiti dahi alınmadığını, istihbarat çalışması yapılmadığının bilirkişi raporunca da tespit edildiğini, davaya konu çeklerin irsaliyeli faturalardaki malların şirketin faaliyet konusu içerisinde satılan mallardan olduğu, ancak faturalar incelendiğinde malı teslim alan kısmının boş, farklı bir ifade ile malın kime teslim edildiği bilgisinin (ad/soyad imza gibi bilgilerin) faturada bulunmadığı, nakliyenin nasıl hesaplandığına dair, hangi mesafe arası (nerden nereye nakliye yapıldığı) gibi bilgilerin faturada bulunmadığının tespit edildiğini, raporun yeterli olduğunu, istinaf başvurusunun tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, istirdat talebine ilişkin olup, uyuşmazlık dava konusu çeklerin çalınmış olması sebebiyle çekler üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı ve davalının meşru hamil olup olmadığı hususlarındadır. İstanbul Anadolu CBS'nin 2014/20285 Sor. Nolu dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup dosyanın incelenmesinde müştekisinin ... olduğu, 31/01/2014 tarihinde Tuzla'da meydana gelen kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan yürütülen soruşturmada yapılan tüm araştırmalara rağmen şüphelilerin tespit edilememesi nedeniyle zaman aşımı tarihine kadar sürekli olarak araştırmaya devam edilmesi için daimi arama kararı verildiği görülmüştür. Davaya konu ... A.Ş. Seydişehir Konya şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... olan 25/05/2014 tarihli ve 3.500 TL bedelli çekin incelenmesinde lehtarı ve ilk cirantasının ... Tic. Ltd. Şti, ikinci cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., üçüncü cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., dördüncü cirantasının davacı ... Tic. Ltd. Şti. beşinci cirantanın ... Tic. Ltd. Şti., altıncı cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., yedinci cirantanın ... olduğu görülmüştür.Davaya konu ... Bank A.Ş Ümraniye şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 24/04/2014 tarihli ve 8.500-TL bedelli çekin incelenmesinde lehtarının ve ilk ciro sahibinin ... Tic. Ltd. Şti., ikici cirantasının .... Tic. Ltd. Şti., üçüncü cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., dördüncü cirantasının ... Ticareti ... ait olduğu görülmüştür. ... Bankası A.Ş. Hatay Samandağ şubesine ait ... seri nolu Keşidecisi ... olan 30/04/2014 tarihli ve 2.500 TL bedelli çekin incelenmesinde lehtarı ve ilk cirantasının .... Tic. Ltd. Şti., ikinci cirantasını .... - ..., üçüncü cirantasının ..., dördüncü cirantasının ..., beşinci cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., altıncı cirantasının ...Tic. Ltd. Şti., yedinci cirantanın .... Ltd. Şti., sekizinci cirantanın ... olduğu görülmüştür. ... Bankası A.Ş. Kastamonu şubesine ait ... seri nolu keşidecisi ... Tic. olan 30/04/2014 tarihli ve 4.800 TL bedelli çekin incelenmesinde lehtarının ve ilk cirantasının ... Tic. Ltd. Şti., ikinci cirantasının .... Tic. Ltd. Şti., üçüncü cirantasının .... Tic. Ltd. Şti., dördüncü cirantasının ... - ... olduğu görülmüştür. Davacının çeklerde bulunan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasında bulunması nedeniyle İTSM'ye müzekkere yazılarak davacı şirket yetkilisinin bildirilmesi istenilmiş olup İTSM'nin 03/10/2014 tarihli cevabi yazısından ... şirketi münferiden temsile yetkilisi olduğu anlaşılmıştır. İmza incelemesine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda özetle, inceleme konusu çeklerdeki imzaların ... eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir.Bilirkişi 07/03/2022 tarihli raporunda özetle, davalı ... A.Ş. tarafından bu şirketlerin resmi mali durumları değerlendirilerek çeklerin alındığına dair bir tespiti ve kanaati oluşmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Dava konusu çekte davacı ... şirketine atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla çek nedeniyle davalı yana borçlu olmadığı, bu nedenle menfi tespit davasının kabulü gerektiği, ancak çekin ciro silsilesiyle davalının eline geçtiği anlaşılmakla, çekin istirdatına yönelik talebe ilişkin olarak Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslara bakılması gerektiği anlaşılmıştır.Dava konusu çeklere ilişkin ödeme yasağı kararının İstanbul Anadolu 13. ATM 2014/43 Esas sayılı dosyası ile 05/02/2024 tarihinde ödeme yasağı kararı alındığı, davalı ... A.Ş. ile dava dışı cirantalar arasındaki 04.02.2014-03.02.2014 tarihinde imzaladığı temlik sözleşmesi ile kendisinden önceki cirantadan çeklerin alındığı, söz konusu çekin davalı faktoring şirketi tarafından teslim alındığı/ iktisap edildiği tarihte muhatap banka nezdinde hırsızlık nedeniyle çek iptali davası bulunduğu ancak tedbirin sözleşme tarihinden sonra konulduğu, Davalının 03/02/2014 tarihli faktoring sözleşmesi uyarınca, ticari ilişkiyi tevsik eden fatura ile birlikte çeki temlik aldığı dosya kapsamı ile sabittir. Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, BDDK tarafından 04/02/2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve Yönetmelik 11. maddeye göre 01/01/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Davalı faktoring şirketi ile diğer davalılar arasında yapılan faktoring sözleşmesi 2014 tarihli olup buna göre sözleşme tarihinden sonra 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinin bu tarihten önce yapılan faktoring sözleşmeleri için geçerli olmadığı anlaşılmıştır. 6361 Sayılı Yasa'nın 9/2. maddesi hükmü faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma, 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü getirmiştir. Sözleşme tarihine göre Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmadığından, (Yargıtay HGK'nun 2017/19-900 esas ve 2019/591 karar sayılı kararı ve Yargıtay 19.HD'nin 2016/10538 esas 2017/4836 karar sayılı ilamı) Faktoring şirketinin temlik aldığı çeklerle ilgili asıl ilişkileri de tetkik etmek yükümlülüğünden söz edilemez. 6361 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle olaya uygulanacak olan Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 22/2. maddesi olup, Faktoring işlemi sırasında henüz yayınlanarak yürürlüğe girmemiş yönetmelik hükümlerinden davalı sorumlu tutulamayacağından, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 22/2. maddesinin faktoring şirketine, mal ve hizmet satışından doğan fatura ve ciro silsilesindeki şekli inceleme dışında başka denetim yükümlüğü getirmediğinden, hükmün konuluş amacının sadece gerçek ticari ilişkilerden kaynaklanan ve belirli özellikleri ispat araçları ile tevsik edilebilen alacakların devir alınmasının sağlamak olduğu, bu sebeple faktoring şirketinin araştırma ve inceleme yükümlülüğünün alacağın dayandığı belgelerin denetlenmesi ile sınırlı tutulması gerektiği, dolayısıyla davacının ileri sürdüğü çekteki ciro silsilesi ve sanık ifadelerinde geçen hususların faktoring şirketine yüklenebilecek ağır bir kusur sayılamayacağı, faktoring şirketinin çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun TTK'nın 790. ve 792. maddeleri kapsamında eldeki delillere göre ispat edilemediği, davanın menfi tespit davası olmadığı, istirdat davası olduğu, davacının imza itirazı mutlak defi olup ileri sürülmesi ve borçtan sorumlu olmadığı sabit ise de, davacının talebinin sadece çek istirdatına yönelik olduğu, menfi tespit talebinin dava konusu edilmediği, istirdat istemi yönünden davalının ağır kusurunun ispatının gerektiği ancak ispatlanamadığı anlaşılmakla istirdat istemi yönünden davanın reddi gerektiği, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/10/2022 tarih, 2014/216 E., 2022/713 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının İstirdat İsteminin REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 329,60 TL'nin mahsubu ile 98,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığna,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 210,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 9290 sayılı 872 nolu sayfa suretini sunmuş olduğu görülmüştür. Temlik alan vekiline 24/10/2018 tarihli duruşma ara kararı ile ekli temlik listesini sunması için süre verilmiş olup temlik alan ... A.Ş. Vekili 14/11/2018 tarihli dilekçesi ekinde mahkememiz dava dosyasına konu alacağın temlikine ilişkin Beyoğlu .... Noterliğinin 13/11/2018 tarih ... yevmiye nolu temliknamesini sunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin 20/10/2020 tarihli mazeret dilekçesi ekinde ... A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifini devralmak suretiyle ... A.Ş. ile birleştiğinin 30/06/2020 tarihinde tescil edildiğine ilişkin İTSM tarafından düzenlenen ... sayılı ve 22/07/2020 tarihli belge sureti sunmuş olduğu görüldü. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamından dava hırsızlık sonucu davacının elinden çıkan çeklerin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan soruşturma dosyası ve mahkememizce grafolog bilirkişiden alınan rapordan davaya konu çeklerin davacıya ait iş yerinden hırsızlık olayı ile çalındığı, davacı adına atfen atılı imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı ve çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığı anlaşılmıştır. TTK 792. Maddesi gereğince TTK 790. Maddeye göre çeki elinde bulunduran hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde çeki geri verme yükümlülüğü bulunmakta olup, aynı hırsızlık olayı neticesinde elden çıkan çeklerin benzer cirantalar tarafından ciro edilerek, temlik eden davalıya teslim edilmiş olduğu, temlik eden davalı faktöring şirketi olup basiretli bir tacir gibi davranarak 6361 sayılı Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının İstirdat İsteminin REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 TTK md.790 K6102 md.790 K6361 md.1 K29257 md.11 K6100 md.2 K492 md.333 K6361 md.9/2 TTK md.792 K9290 md.792 HMK md.362/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog