5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/11401 E. , 2013/9759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : ... hakkında rüşvet alma ve sahtecilik, ... hakkında rüşvet verme suçlarından mahkumiyet, ... hakkında rüşvet ve sahteciliğe yardım etme suçlarından mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ... ve ... hakkında sahtecilik suçlarından beraet, ... hakkında rüşvet verme suçundan ölümü nedeniyle düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 24/05/2012 havale tarihli dilekçe ile temsilcisi tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin katılma talebinin sadece rüşvet alma ve rüşvet verme suçları yönünden KABULÜNE, sanık ... hakkında rüşvet alma ve sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik taleplerin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bu hükümlere yönelik katılan temsilcisinin itirazlarının temyiz kapsamı dışında tutulmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik sanıklar müdafiileri ve katılan temsilcisi, ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ise müdafii tarafından yapılan itirazlarla sınırlı olarak ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından aynı Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında rüşvet suçundan ölümü nedeniyle kurulan düşme hükmü ile sanık ... hakkında sahtecilik ve sanık ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından sahtecilik suçunun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen kamu görevlisi olan ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hüküm ile delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmek, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmak suretiyle kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin alt sınırdan uygulama yapması da dikkate alınarak hüküm fıkrasına "Sanığın suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği anlaşıldığından aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkileri hükmolunan cezanın yarısı olan 1 yıl 8 ay süreyle kullanmasının yasaklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.