Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/775
Karar No
K. 2024/127
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/775 Esas
KARAR NO: 2024/127
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2019
KARAR TARİHİ: 27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında ... marka ... cihazı ve ... marka ... cihazının satımına ilişkin 25.12.2012 ve 25.02.2010 başlangıç tarihli sözleşme akdedildiği ve ticari ilişkinin tesisi edildiği, davacı şirketin sözleşmesel ve ticari ilişkiye uygun olarak ifada bulunduğunu ancak davalı şirket tarafından 04.09.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin erken feshedildiğini erken fesihten kaynaklanan her iki sözleşmenin de 4.6 numaralı maddesinde yer alan cezai şart bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından; 07.01.2019 tarihli ... numaralı ve 07.01.2019 tarihli ... numaralı faturaların sözleşmede düzenlenen hükümlere uygun olarak davalı şirkete teslim edildiğini, sözleşmede düzenlenen cezai şart bedeli olan 70.681,99-TL'nin ödenmediğini , davalı tarafından ...

11.Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu faturalara itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine ...

2.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verilmiş ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından ...

4.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine takibin İcra Müdürlüğünce durdurulduğu, davacı tarafça Arabuluculuk başvurunda bulunulmuşsa da anlaşmaya varılamadığı, davanın kabulü ile borçlu tarafından ...

4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve davalının itiraz ettiği takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete gönderilmiş olan 07.01.2019 tarihli ... numaralı ve 07.01.2019 tarihli ... numaralı faturalara ve içeriğine ve nedenine itiraz ettiklerini ,bu faturalardan kaynaklı borçlarının olmadığını, taraflar arasında düzenlenen Bakım Onarım Sözleşmesinin 9. Maddesine göre sözleşme süresinin 25.12.2012 - 24.12.2017 arasındaki 5 yıl olduğunu, davaya konu edilen borcun, cezai şarttan kaynaklandığını, sözleşmenin 4.6 maddesinde ; sözleşmenin süresinden önce feshi halinde "3 aylık hizmet bedeli ve 1.000 litre helyum tedarik ve dolum bedeli “ödenir şeklinde belirtildiğini, 5 yıllık sözleşme süresinin 24.12.2017 de bittiğini, müvekkilinin sözleşmeyi fesih tarihinin 04.09.2018 olduğunu, sözleşmenin esas süresinin üzerinden 9 ay geçtiğini, sözleşmenin feshinden dolayı davacının herhangi bir zararının da söz konusu olmadığını, cezai şart konusunun 5 yıllık süre için düşünüldüğünü, bu nedenle faturaların dayanağı olan cezai şarta itiraz ettiklerini, kaldı ki; ülkemizdeki son ekonomik gelişmelerin, döviz cinsinden ödemeyi imkansız hale getirmesinden dolayı döviz cinsinden sözleşmeyi feshettiklerini, alacaklı firmaya da Türk Lirası cinsinden ödeme koşuluyla yeni sözleşme teklifi olması halinde firmaca değerlendireceklerini bildirdiklerini, “ Ülkede yaşana döviz krizi nedeniyle; 13 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile "Türk parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar” eklendiğini .Karar ile ;Türkiye de yerleşik kişilerin aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım, satım taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü kiralama ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak değil, Türk Lirası cinsinden yapılması hükme bağlandığını .Ülke genelinde ,kriz kabul edilmiş olan döviz cinsinden borçlandırmalara sınır konulmuşken, süresi bitmiş bir sözleşmenin döviz cinsinden sürdürülmesinin beklenmesinin hakkaniyete uygun düşmediğini, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise borca ve takibe itirazlarının kabulüyle, takibin iptaline, haksız takip nedeniyle davacı aleyhine inkar tazminatına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında ... marka ... cihazı ve ... marka ... Somatom cihazının satımına ilişkin iki adet sözleşme akdedildiği ve ticari ilişkinin tesis edildiği, davalı şirket tarafından 04.09.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin erken feshedildiğini erken fesihten kaynaklanan her iki sözleşmenin de 4.6 numaralı maddesinde yer alan cezai şart bedeli davalı tarafından ödenmediği gerekçesi ile ...

4.İcra Dairesinin ... dosya numarası ile 15.03.2019 tarihinde 70.381,99-TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için 70 .381,99 .-TL üzerinden iş bu davanın açıldığı görülmüştür.

Dava konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda öncelikle davalı şirketin defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi için, ... Talimat Mahkemesine müzekkere yazıldığı ve talimat cevabı ile davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan 08/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ve davacı firmanın arasında hizmet alım sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin olduğu, öngörülen düzenlemeler çerçevesinde, ibraz edilen ve incelenen davacı şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesinde yer alan şartları sağladığı delil olarak değerlendirebileceği, dava konusu faturanın ticari defterlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine usulüne uygun olarak kaydedildiği, davalı tarafından ...

11.Noterliğin ... tarihli ... yevmiye no ile davacı şirkete döviz cinsinde yapılan sözleşmenin döviz kurunun çok yükselmesinden uygun olmaya fiyat artışlarından dolayı 2 adet sözleşmeyi esas sözleşmenin bitiminden 9 ay sonra fesih ihbarnamesini bildirdiklerini, davacının düzenlediği fatura ve münderecatına davalı tarafından ...

11.Noterliğin ... tarihli ... yevmiye no ile ihtarname ile itiraz edildiği, işbu itiraz üzerine davacı tarafından ...

2.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmedeki cezai şart bedelleri olan, 25.02.2010 başlangıç tarihli sözleşme için ; "MÜŞTERİ FİRMA sözleşme başlangıcından fesih tarihine kadar geçen süre için yıllık 1430-EUR *KDV üzerinden hesaplanmış bedeli nakden ve defaten ödemeyi taahhüt eder” ve 25.12.2012 başlangıç tarihli sözleşme için; "MÜŞTERİ FİRMA "ya 3(üç) aylık sözleşme bedelini ve 1000 İt. helium tedarik ve dolum bedelini nakden ve defaten ödemeyi taahhüt eder." İş bu sözleşemeye uygun olarak da 07.01.2019 tarihli 36.395,64-TL bedelli ve 07.01.2019 tarihli 34.286,35-TL bedelli faturaların düzenlendiği şeklinde cevap verildiğini, davalının dava konusu olan, iş bu 2 adet faturaları iade faturası düzenleyerek muhasebe kayıtlarına geçirdiği ve iade faturalarını Gelir İdare Başkanlığına bildirimleri yaptığının görüldüğünü, davalı tarafından düzenlenen 2 adet iade faturalarına davacının dosya kapsamında itirazda bulunmadığının görüldüğünü, döviz cinsinden yapılan sözleşmeler üzerinden düzenlenen cezai şart faturalarının o dönemdeki döviz kurlarının yükselmesinden dolayı davalı şirketin ekonomik mahvıma sebep olacağı kanaatine varıldığını, 13 Eylül 2018 Tarihli Resmi Gazete" de yayınlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı gereği döviz cinsinden yapılan sözleşmenin Türk Lirası cinsine çevrilmediğinin de görüldüğünü, takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacağın bulunmadığı hususunda görüş bildirmiştir.

Davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre bilirkişi ... tarafından sunulan 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın davalıdan ticari alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile ...

4.İcra Dairesinin ... dosya numarası ile 15.03.2019 tarihinde 70.381,99-TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için 70.381,99.-TL üzerinden huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, davacının İbraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüştür. mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai kararın sayın mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen toplam tutarı 70.681,99.-TL olan iki adet ceza-i şart faturasının davalı tarafından herhangi bir itiraz olmadan kabul edildiği ve ticari deftere kayıt edildiği, daha sonra davalı tarafından davacı adına tanzim edilen toplam tutarı 70.681,99.-TL olan iki adet ceza-i şart iade faturasının davacı tarafından herhangi bir itiraz olmadan kabul edildiği ve ticari deftere kayıt edildiği, davacının ibraz edilen ticari defterine göre davalından takip tarihi itibariyle borcu ve alacağı olmadığı ticari defterler üzerinde tespit edildiği, davalının ibraz edilen ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle borcu ve alacağı olmadığı ticari defterler üzerinde tespit edildiği, ibraz edilen bilgi ve belgelere göre ; davacının davalı aleyhine ...

4.İcra Dairesinin ... dosya numarası ile yaptığı icra takip tutarının davacı tarafından ispata muhtaç olduğu görüşünü bildirmiştir.

Mahkememizce alınan denetime elverişli 08/07/2021 ve 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere, takip tarihi itibari ile tarafların birbirlerinden borcu ve alacağı olmadığı, takibe mesnet alacak iddiasının taraflar arasında akdedilen iki adet sözleşmenin, davalı tarafından feshedilmesi sureti ile davacının davalı tarafa cezai şart bedeli içeren 07/01/2019 tarihli 70.681,99 TL tutarındaki iki adet faturadan kaynaklandığı görülmektedir.

Yukarıdaki tespitler sonucunda davacı tarafından davalı adına tanzim edilen toplam tutarı 70.681,99.-TL olan iki adet ceza-i şart faturası davalı tarafından herhagi bir itiraz olmadan kabul edildiği ve ticari deftere kayıt edildiği, daha sonra davalı tarafından davacı adına tanzim edilen toplam tutarı 70.681,99.-TL olan iki adet ceza-i şart iade faturası davacı tarafından herhangi bir itiraz olmadan kabul edildiği ve ticari deftere kayıt edildiği görülmektedir. Taraflar tacir olup toplam tutarı 70.681,99.-TL olan iki adet ceza-i şart faturaları yönünden, faturaların kabul edilmemesi halinde TTK md. 18/2 uyarınca basiretli tacir olarak hareket edip öncelikle ticari defterlerine faturaları kayıt etmemeleri, itiraz etmeleri halinde de kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak iade koşullarını gerçekleştirmiş olmaları gerekmektedir. Bilindiği üzere ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

Davalı taraf davacı tarafından tanzim edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi davacı tarafta davalı tarafından kendisine tanzim edilen iade faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği açıktır. Şu halde taraflar kendileri adına tanzim edilen faturaları karşı taraftan tebliğ aldıkları ticari defterlerine kayıt ettikleri ve yasal süresi içinde itiraz etmediklerine göre fatura içeriklerini kabul ettikleri açıktır.

Tüm dosya kapsamı, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, BA BS formları, takip dosyası ve alınmış olan bilirkişi raporları dikkate alındığında; taraflar arasında düzenlenen Bakım Onarım Sözleşmelerinin 9. Maddesine göre sözleşme süresinin 25.12.2012 - 24.12.2017 arasındaki 5 yıl olduğu, sözleşmelerin döviz cinsinden belirlendiği, 13/09/2018 Tarihli Resmi Gazete' de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararında, "Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarında menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.” Bu Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendinin yürünüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, davalı şirket tarafından bu gerekçe ile davacı şirkete ...

11.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi gönderildiği ancak sözleşmenin buna göre yeniden tadil edilmediği, davalı şirketin dava konusu olan 2 adet faturayı iade faturası düzenleyerek Gelir İdaresi Başkanlığına bildirdiği, davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı dolayısı ile tüm bu açıklanan gerekçelerle davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine, davacının takip başlatmasında kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın REDDİNE,

2.İspatlanamayan KÖTÜ NİYET TAZMİNATI TALEBİNİN REDDİNE,

3.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60-TL olduğundan peşin alınan 853,67-TL'den mahsubu ile bakiye 426,07 TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6.Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. . 27/02/2024

Katip

Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.