4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/16868 E. , 2024/2242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitler halinde 8.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davada ise Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın hakaret suçunu işlemediğine, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat kararı yönünden ise sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür. III. GEREKÇE
A. 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine dair temyiz sebebine istinaden yapılan incelemede; sanık hakkında aynı dosya kapsamında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş olması nedeniyle sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, beraat hükmü yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, karar tarihi dikkate alınarak 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştiği belirlenmiştir. IV. KARAR
A.6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.