5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2013/1231 E. , 2013/3136 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ...,... 'ın zimmet eylemlerinin katılan kurum zararına ancak birbirinden bağımsız nitelikte oldukları ve iştirak halinde işlenmediği, yine sanık ... tarafından hükümden önce gerçekleştirilen ödemenin 4.903 TL tutarında olup bilirkişi raporunda sanık ...'in zimmetinde olduğu belirtilen 8.628 TL'yi karşılamadığı ve ...'in yaptığı bir ödemenin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in ... tarafından yapılmış zarar tazmininden yararlandırılarak hakkında TCK'nın 248/1. maddesinin uygulanması ile sanık ...'ın yaptığı tazmine yönelik kabul ve rızası sorularak sonucuna göre aynı Kanunun 248/2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği yönünde tebliğnamede yer alan görüşlere iştirak edilmemiştir. Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 43/1, 248/1. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61/4-5. maddesine aykırı davranılması ile bu şekilde ulaşılacak sonuç ceza 2 Yıl 13 Ay 15 Gün olduğu halde 3 Yıl 1 Ay 15 Gün olarak hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayini, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak ve .../... -2- yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilirken hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, sanığa ait hüküm fıkrasında sonuç ceza olarak belirlenen “3 Yıl 1 Ay 15 Gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “2 Yıl 13 Ay 15 Gün” yazılmak, “Sanığın kamu görevlisi olmanın kendisine sağladığı hak ve yetkileri kötüye kullanması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 53/5 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 1 yıl 6 ay 22 gün süreyle kamu görevinin sağladığı hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine "Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın, aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezasının infazından sonra başlamak üzere TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 1 Yıl 6 Ay 22 Gün süreyle yasaklanmasına" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2 ve 43/1. maddelerinin uygulanması suretiyle ulaşılacak sonuç ceza 8 Yıl 16 Ay 15 Gün olduğu halde 9 Yıl 4 Ay 15 Gün olarak hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak ve yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilirken hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
İlk bozma ilamında yer almakla birlikte, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre, mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin sanık yönünden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek .../... -3-
CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetler yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında sonuç ceza olarak belirlenen “9 Yıl 4 Ay 15 Gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “8 Yıl 16 Ay 15 Gün” yazılmak, “Sanığın kamu görevlisi olmanın kendisine sağladığı hak ve yetkileri kötüye kullanması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 53/5 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 4 yıl 8 ay 7 gün süreyle kamu görevinin sağladığı hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine "Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın, aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezasının infazından sonra başlamak üzere TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 4 Yıl 8 Ay 7 Gün süreyle yasaklanmasına" yazılmak, “Sanık zimmetine geçirdiği miktarı ödemediğinden TCK'nın 55. maddesi gereğince, sanığın suçun işlenmesiyle elde edip zimmetine geçirdiği 8.628.50 TL'nin müsaderesine” ibaresinin ise tümüyle çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten kurulan hükmün incelenmesinde, Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 39, 43/1, 248/2, 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61/4-5 maddesine aykırı davranılması ile bu şekilde ulaşılacak sonuç ceza 2 Yıl 7 Ay 8 Gün olduğu halde 2 Yıl 7 Ay 7 Gün olarak hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Sanık müdafiinin temyiziyle bozulan ilk hükümden sonra bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, zimmete yardım eden sıfatıyla iştirak suçundan cezalandırılan sanık hakkında kazanılmış hak teşkil eden ilk hükümden daha ağır cezaya hükmolunmak suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, sanığa ait hüküm fıkrasında sonuç ceza olarak belirlenen “2 Yıl 7 Ay 7 Gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “2 Yıl 7 Ay 8 Gün” yazılmak ve ardından “İlk hükmün aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle oluşan kazanılmış hakkı gözetilerek infazı gereken cezanın 1 yıl 11 ay 10 gün olarak belirlenmesine” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
.../... -4- Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten kurulan hükmün incelenmesinde,
TCK'nın 247/1, 247/2, 39 ve 43/1. maddelerine göre 3 Yıl 20 Ay 7 Gün hapis cezası yerine 4 Yıl 8 Ay 7 Gün hapis cezasına hükmedilmesi takdiri indirim sonrasında bulunan sonuç ceza doğru olduğundan sonuca etkili görülmemiş, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık ...'nın, zararı soruşturma başlamadan önce tamamen gideren sanık ...'ın zimmet eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiği gözetilmeksizin zararı tam olarak ödemediği biçiminde yasal olmayan gerekçeyle hakkında TCK'nın 248/1. maddesi uygulanmayarak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanık müdafiinin temyiziyle bozulan ilk hükümden sonra bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, zimmete yardım eden sıfatıyla iştirak suçundan cezalandırılan sanık hakkında kazanılmış hak teşkil eden ilk hükümden daha ağır cezaya hükmolunmak suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...