ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/640 Esas - 2024/135
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf davalı aleyhinde Hendek İcra Dairesinin 2023/672 esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibi davalının itirazı üzerine durmuş, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmış, davacı vekili açmış olduğu bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalı taraf icra takibinin cari hesap ilişkisine dayandırılmasına rağmen dava dilekçesinde takibe dayanak yapılmayan faturalardan bahsedildiğini, davacı tarafa borçlu olmadıklarını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir. Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının işlemiş faizi ile birlikte 3.662,94 Euro alacak talebinde bulunduğu, alacağın TL karşılığını gösterdiği, borcun sebebi olarak "Cari hesap bakiyesinin tahsili talebidir 3.348,59 Euro" ve "Cari hesap bakiyesinin tahsili talebidir 25.022,91 Euro" gösterildiği, takibin dayanağının belge olarak eklenmediği, borcun sebebi olarak başkaca bir dayanak gösterilmediği anlaşılmaktadır. Davacı itirazın iptali dosyasında ise 06/03/2023 tarihli 3.348,59 Euro tutarlı fatura ile 31/10/2022 tarihli 25.022,91 Euro tutarlı faturalar ile sipariş teyit formlarını ve ihtarnameyi delil olarak sunduğu görülmektedir.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı).
Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Kanun’daki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması (İİK md. 60), davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (İİK md. 67). (Yargıtay HKG, T.15.11.2023, E.2022/3-1269, K.2023/1106 ) İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/4. maddesinde; senet, senet yoksa borcun sebebinin, takip talebinde gösterilmesi gerektiği, aynı maddenin 3. fıkrasında da, "alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi ” olduğu hususları hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 60. maddesinde ise; ödeme emrinin, alacaklı veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lâzım gelen kayıtları ihtiva edeceği, 61. maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca da; takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine bağlanacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda itirazın iptali istenen Hendek İcra Müdürlüğünün 2023/672 Esas sayılı takip dosyasının takip talebinde borcun sebebi olarak "Cari hesap bakiyesinin tahsili talebidir 3.348,59 Euro" ve "Cari hesap bakiyesinin tahsili talebidir 25.022,91 Euro" gösterildiği, bu şekilde gösterilen borç sebebinin usulüne uygun olmadığı, takibin dayanağı belgenin ise sunulmadığı, borcun sebebinin takip talebinde açık bir şekilde bildirilmediği gibi aynı şekilde ödeme emrinde de borcun sebebinin geçerli şekilde gösterilmediği, itirazın iptali davasında ise yukarıda belirtilen iki faturanın ve sipariş teyit formları ile ihtarnamenin delil olarak sunulduğu, bu faturalar ile teyit formlarının icra takibinde dayanak olarak gösterilmediği, bu haliyle icra takibinin İİK 58 maddesinde emredici şekilde düzenlenen ve kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen gözetilmesi gereken şekilde yapılmadığı, geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği (aynı yönde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/30841 Esas 2018/3808 Karar sayılı emsal kararı), itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli icra takibi bulunması dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
1.İcra takibinin usulüne uygun olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 879,59-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6.Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)