10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/15177 E. , 2024/15972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Sanıklar Gürkan, Umut ve Yakup'un müdafilerinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanıkların temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olması nedeniyle Dairemizin 22.08.2023 tarihli ve 2022/15177 Esas, 2023/101 Değişik İş Karar No'lu ara kararı ile temyiz isteminden vazgeçme nedeni ile dava dosyasının adı geçen sanıklar yönünden incelenmeksizin iadesine karar verildiği anlaşıldığından temyiz incelemesi sanıklar ... ve Yavuz'un temyiz taleplerine hasren yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 16.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2020/206 Esas, 2020/175 Karar sayılı kararı ile İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/346 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/346 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 16.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2019/346 Esas, 2021/12 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/1297 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul 16.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/2687 Esas, 2022/2003 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma kastının bulunmadığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...
yönünden;
23.Güven alımı yönünden 04.05.2019 tarihinde sanığın temyiz dışı sanık Cuma Ü. ile birlikte gizli soruşturmacıya 50,00 TL karşılığında sentetik kannabinioid maddesini sattığı, görüntüdeki kişinin sanık olduğu, bu hususun savunma ile ikrar edildiği, satmadığına ve diğer hususlara yönelik savunmasının suçtan kurtulma amaçlı olduğu anlaşılmakla atılı suçun sübuta erdiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş. Ayrıca sanığın birleşen Mahkemenin 2020/206 Esas sayılı dosyası kapsamında 24.06.2020 tarihinde evinde yapılan aramada 23,1 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğinden, sanığın hem güven alımına konu olayı hem de ev aramasına konu olay yönünden suçun zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbiki ile hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 04.09.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükme esas alınan 04.05.2019 tarihli 23 nolu güven alımına ve 24.06.2020 tarihinde sanığın evinde yapılan aramaya ilişkin soruşturma evraklarının dosyada bulunmadığı, ancak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan incelemede; 04.05.2019 tarihli 23 numaralı güven alımına ilişkin " Güven alımı ve teslim tesellüm tutanağı", "fiziki takip kimlik tespit ve savcı görüşme tutanağı", "NGS 220 tarafında düzenlenen 04.05.2019 tarihli rapor", "CD deşifre tutanağı", "CD fotoğraflama ve deşifre tutanağı", "olay yeri krokisi ve tespit tutanağı" ve "ele geçirilen maddeye ilişkin uzmanlık raporunun bulunduğu", "24.06.2020 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen maddelere ilişkin uzmanlık raporunun bulunduğu", ancak arama tutanağının ve sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarının bulunmadığı anlaşıldığından, 24.06.2020 tarihinde sanığın ikametinde yapılan arama tutanağı ve sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarına ilişkin evrakların aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunması ve ayrıca birleşen İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2020/206 Esas, 2020/175 Karar sayılı dosyası ile aynı olay nedeniyle diğer sanık Cuma Ü. hakkında tefrik edilen dava dosyası getirtilerek denetime elverişli şekilde dosyaya konulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) başlıklı bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/2687 Esas, 2022/2003 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeniyle tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.