12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dahil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütmektedir.-----., 23.05.2013 tarihli ve -----sayılı ----- yayımlanarak yürürlüğe giren ----- sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile----- Şirketi unvanıyla, anılan Kanun ve diğer Kanunlarda kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere yeniden teşkilatlandırılmış olup anılan Kanunda yer alan Şirketimizle ilgili hükümler 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 87. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 384 ila 391. maddelerinde yeniden düzenlendiğini, buna ek olarak, müvekkili şirketin 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında ödeme kuruluşu olarak kabul edilmiş olup, 690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyle gelen değişiklikle hizmet sağlayıcısı ve elektronik hizmet kuruluşu olarak hizmet sunabilme yetkisine kavuştuğunu, bu kapsamda, müvekkili şirket ile-----( iflas nedeniyle tasfiye halinde) arasında 21.11.2013 tarihinde, ---- arasında ve yine 21.11.2013 tarihinde -----Posta Taşıma Hizmeti konulu sözleşmeler akdedildiğini, Müvekkili şirketçe 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (VC.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamı anılan Şirkete ödendiği, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak %10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kaldığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, adı geçen yükleniciye yazılan 25.02.2021 tarihli ve 6452 sayılı yazı ile dava konusu edilen Şirketleri alacağın doğumuna sebep olayların açıklanması bakımından önem arz ettiğinden, 3065 Sayılı KDV Kanunu Ve KDV Genel Uygulama tebliğinde yer alan düzenlemeler yönünden konu ele alındığında. Şirketleri; ------( iflas nedeniyle tasfiye halinde ) ile yapmış olduğu sözleşmelere istinaden yükleniciden, 21.11.2013 tarihli ----- ve yine 21.11.2013tarihli ------ arasında Posta Taşıma Hizmeti konulu sözleşmeleri kapsamında hizmet alınmış olup, KDV mevzuatına, şirketimize verilen özelgelere, adli yargıdaki asıl işverenlik hususlarında aleyhe kesinleşmiş kararlara da uygun olarak, sorumlu sıfatıyla alıcıdan kesip vergi dairesine beyan etmesi ve ödemesi gereken KDV tutarlarıyla ilgili gerekli düzeltmeleri yapmış ve KDV'yi vergi dairesine ödediğini, buna müteakip yüklenici ortaklıktan, taraflarından fuzulen ve fazladan tahsil ettiği tutarları şirketimize iade etmesi ve işlemlerini düzeltmesi istenilmiş, ancak ortaklığın haksız şekilde elinde bulundurduğu söz konusu tutar iade edilmediğini; Müvekkili şirket tarafından 3065 Sayılı KDV Kanununun 9. Maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, müflis ----İle imzalanan sözleşmelere istinaden adı geçen müflis şirkete yapılan ödemelerden KDV tutarının %10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edilip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte müflis şirket tarafından faturaların KDV tevkifatsız kesilmesi nedeniyle KDV tutarının tamamı adı geçen şirkete ödendiği, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak %10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371 Maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan edilerek ödenmek durumunda kalınan tutarların, müflis şirkete fuzulen ve fazladan ödenen miktarların ticari avans faiziyle beraber alacağın tahsili gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 27.630,56 TL alacağın 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin----- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verilmiş olup iflas işlemleri ------icra ve İflas Müdürlüğü’nün ------ iflas dosyası ile Adi Tasfiye olarak devam ettiğini, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleştiğini, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacının alacak talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu işlemin olduğu tarihin 2013 yılı olduğunu, davacı yan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, alacakların varlığını kabul etmemekle birlikte tüm talepler için zamanaşımı süresi dolduğunu, KDV tevkifatı hususunda herhangi bir kanıya varabilmek için müflis şirket defterlerinin incelenmesi gerektiğini, defterlerde kayıtlı olmayan alacağa dair KDV tevkifatı yapılmasının yerinde olmayacağını, KDV tevkifatı uygulanan işlemin gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına ait olması gerektiğini, KDV konusu yapılan mal tesliminin veya hizmet ifasının tespitinin gerektiğini, ayrıca hiç kimse kendi kusuru nedeniyle hak iddiasında bulunamayacağını, davacı yanın kendi kusurundan fayda sağlamaya çalıştığını beyanla; Zamanaşımı itirazının kabulü ile tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hukuki mesnetten yoksun, haksız davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında sunulan hizmet gereği ödenmesi gereken KDV'nin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için açılan alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davalı şirketin ticari defterlerinin iflas müdürlüğünde olmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye konu işin Tevkifat uygulamasına tabi olduğu, davacı şirketin dava dilekçesindeki talebinin 27.603,56 TL olduğu görülmüş olup, 24.277,94 TL'lik kısmının Tevkifatta konu olduğu ve 325,62 TL. lik kısmının da cezadan kaynaklı alacak olduğu görülmekte olup, davacının ilgili kanun maddeleri kapsamında alacak talebinin yerinde olduğu asıl alacak dava dilekçesinde ve ödeme belgeleri kapsamında davacının ödediği 03.03.2021 tarihinden itibaren dava tarihine kadar asıl alacağa 6.746,04 TL faiz talebinde bulunabileceği " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle, "Taraflar arasında yapılan sözleşmeye konu işin Tevkifat uygulamasına tabi olduğu, Davalı şirketin düzeltme beyannamesi vermemesinden kaynak davacı şirketin vergi dairesinden alacağı tevkifat iadesini alamamasından kaynaklı 27.277,94 TL tutarından alacaklı olduğu, davacının 03.03.2021 ödeme talebi tebliği tarihinden itibaren dava tarihine kadar asıl alacağa 6.666,47 TL tutarında faiz talebinde bulunabileceği " şeklinde rapor sunulmuştur.
Davalı tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürdüğü görülmüş ise de davacının davaya konu KDV alacağını ilgili kuruma 03/03/2021 tarihinde ödediği, 23/08/2022 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve 01/09/2022 tarihinde eldeki davayı açtığı dava açılışı tarihi itibariyle ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir.Davacı ile davalı arasında 04.11.2013 tarihinde ---- Posta Taşıma Hizmetine Ait Sözleşme ve Şartname” imzalandığı, sözleşmede her iki şirkete ait kaşe/imzanın mevcut olduğu, davalının Müflis sözleşmede yüklenici konumunda olduğu, sözleşme ili ilgili bir ihtilafın bulunmadığı görülmüştür.Ancak dosya kapsamında görülen davalı şirketin davacı şirkete 2015-2016 yılları arasında düzenlediği faturalarda 9/10 tevkifat oranı kullanmamasından ve buna ilişkin düzeltme beyanı vermemesinden dolayı davacı şirketin vergi dairesinden alacağı tevkifat iadesini alamamasından kaynaklı 27.277,94 TL tutarından alacaklı olduğu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE, 27.630,56 TL'nin 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar harcı 1.887,44-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 471,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.415,57-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvurma harcı, 471,87-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 552,57-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4.Davacı tarafından yapılan 59,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.059,25-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.