Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/108
Karar No
K. 2024/264
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/108 Esas
KARAR NO: 2024/264
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2024
KARAR TARİHİ: 01/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı lehdar ...'e icra takibine konu senedi düzenleyip verdiğini, ödeme günü geldiğinde senet bedelini ödediğini ancak lehdarın senedi kaybettiğinden bahisle senet aslını iade edemediğini ve aralarında ödemeye ilişkin bir belge düzenlediklerini; lehdarın senede ilişkin zayi davası açmasından sonra davalının senedin elinde olduğunu belirttiğini ve takip başlattığını, takibe lehdarın yaptığı itirazda imzanın ona ait olmadığının ortaya çıktığını ve ciro silsilesinin bozulduğunu bu sebeple takibe konu senetten davalıya borçlu olmadıklarını öne sürmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinde takibe konu senedin müvekkiline gelene kadar başka cirantaların elinden geçtiğini, müvekkilinin bu kambiyo senedini iktisap ederken iyi niyetli olduğunu, davacının bunun aksini ispatlar bir belge de sunamadığını, davacı ile dava dışı lehdarın danışıklı hareket ettiklerini, diğer yandan kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesinin geçerli olduğunu ve davacının başkasının imzasının geçersizliğine dayanamayacağını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.

Davaya konu kambiyo senedi için Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında istirdat davası açılmış ve derdest olduğu görülmüştür. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Takdiri ve Gerekçe Eldeki dava ödeme ve ciro silsilesindeki bozukluk nedenine dayalı açılmış menfi tespit davasıdır.

Davacı vekili müvekkilinin senet bedelini lehdara ödediğini, ayrıca takip yapan davalının bozuk ciro silsilesine göre yetkili hamil olmadığını öne sürmüştür.

Kambiyo senetleri tedavül kabiliyeti olan ve her imzanın bağımsız borç doğurduğu kıymetli evraklardandır. TTK m.677'ye göre " Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." Buna öğretide imzaların bağımsızlığı ilkesi denir; buna göre her imza sahibini borç altına sokacak olup bu imzadaki bir bozukluk ancak sahibi lehine sonuç doğurur; diğer imza sahipleri bu bozukluğa dayanamaz ki buna nihai borçlu olan keşideci de dahildir. Yani keşideci de başka bir imza sahibinin imzasının geçerli olmadığı iddiasına dayanamaz. Yine TTK 710/3.maddeye göre " Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur." Buna göre ödeme için kendisine ibraz edilen kambiyo senedi bedelini ödeyerek borçtan kurtulabilmesi için ödemeyi yapanın hile veya ağır kusurunun olmaması gerekir.

Bu açıklamalara göre davacının iddialarını değerlendirmek gerekirse; davacı ciro silsilesindeki kopukluğa dayanmış ancak iddia edilen kopukluk kendi imzasından değil lehdar imzasından kaynaklanmaktadır. Bu iddiaya da ancak imzasında sahtelik bulunan lehdar dayanabilir. Davacı keşideci olmakla TTK 710/3.son cümle gereğince şeklen alacaklı görünene senet bedelini ödemek zorundadır. Bu sebeple keşideci olan davacının ciro silsilesindeki kopukluğa ilişkin iddiası yerinde değildir. Diğer yandan bu iddia ile bağlantılı olarak davacı esasında lehdara ödemeye yaptığını belirtmektedir. Her ne kadar imzaların bağımsızlığı ilkesi geçerli ise de eğer davacı - keşideci usulüne uygun bir ödeme yapmış ise borçtan kurtulacaktır. Davacı ödemeyi senet aslını almadan yaptığını ve buna ilişkin lehdar ile aralarında bir belge düzenlediklerini öne sürmektedir. Öncelikle davacının dayandığı ödeme belgesi adi yazılı olup doğrudan bu çeke atıf yapmadığı gibi ancak taraflarını bağlar niteliktedir. Zira davacı ödemeyi, çekin kaybolmasından ötürü, elden yaptığını öne sürmektedir. Ödeme yapan çek borçlusu buna karşılık olarak senet aslını almak durumundadır. Kambiyo senedi alacaklısının senedi zayi etmiş olması durumunda uygulanacak prosedür TTK m.757 ve devamında belirlenmiştir. Zayi olmuş bir kambiyo senedine ilişkin ödeme ancak bu prosedür tamamlanıp senedin iptali kararı alındıktan sonra mümkündür. Bu usul uygulanmadan yapılan ödeme yukarıda bahsedilen TTK 710/3.madde kapsamında "hile veya ağır kusur bulunmaksızın" yapılan bir ödeme niteliği taşımaz. Yani davacı her ne kadar senedin zayi olduğu kendisine bildirilse de buna ilişkin bir zayi kararını görmeden ödeme yapmamak durumundadır; aksi takdirde kambiyo senedini elinde bulundurup şeklen hak sahibi görünene tekrar ödeme yapmak durumunda kalacaktır. Eğer lehdara yapılmış gerçek bir ödeme var ise bu iki taraf arasındaki ayrı bir davaya konu olacaktır. Bu sebeple davacının usulüne uygun bir ödeme yaparak davaya konu çeke dayalı borçtan kurtulmadığı ve imzaların bağımsızlığı ilkesi çerçevesinde ciro silsilesindeki bozukluğa dayanamayacağı göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.İhtayati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,

3.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 7.514,10 TL harcın mahsubu ile artan 7.086,50 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,

4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

6.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsiline,

7.Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 01/04/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.710/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.